
ABD İran operasyonları için mühimmat stoku yetersiz
Washington Post’a göre ABD’nin İran’a karşı uzun süreli savaş için füze ve mühimmat stoku yetersiz kalıyor.
ABD ile İran arasındaki gerilim Washington yönetiminin askerî kapasitesini tartışmaya açtı. Washington Post’a konuşan bir ABD’li yetkili, Amerikan ordusunun İran’a karşı uzun süreli veya geniş çaplı bir savaşı sürdürecek düzeyde füze ve mühimmat bulundurmadığını söyledi. Yetkili özellikle hava savunma sistemlerinde kullanılan önleme füzeleri ile uzun menzilli hassas güdümlü mühimmat stoklarının hızla azaldığını belirtti.
Yetkili “Operasyonları güvenli şekilde sürdürebilecek yeterli kaynağımız yok ve sanırım Beyaz Saray bunun farkında değil” dedi. Bu açıklama, Trump yönetiminin İran’a karşı daha geniş askerî operasyon seçeneklerini değerlendirdiği dönemde yapıldı.
Pentagon içinde son haftalarda yapılan değerlendirmelerde yalnızca İran operasyonlarının değil, küresel askerî taahhütlerin de stoklar üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı. Bazı savunma yetkilileri mevcut stokların uzun süreli yüksek yoğunluklu çatışmayı destekleyemeyeceğini ifade etti.
Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, ABD’nin İran savaşı nedeniyle silah ve mühimmat stoklarında ciddi erime yaşadığını söyledi. Başbuğ, ABD’nin İsrail’e sağladığı destek kapsamında milyarlarca dolarlık mühimmatı savaş stoklarından kullandığını belirtti. Füze stokları konusunda baskının arttığını, bazı bölge ülkelerindeki stoklardan sevkiyat yapıldığı iddialarının gündeme geldiğini aktardı.
Başbuğ, ülkelerin savaş hazırlıkları için tuttuğu kritik stok seviyelerinin ABD tarafından kullanıldığını, bunun alışılmış savunma planlamalarının dışına çıktığını ifade etti.
Coşkun Başbuğ, benzer sorunun Avrupa ülkelerinde de görüldüğünü söyledi. Ukrayna’ya verilen destek nedeniyle Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini sorguladığını, özellikle Almanya’da rahatsızlıkların arttığını belirtti. Rusya’nın üretim kapasitesini artırdığını, Avrupa’nın ise eski seviyelere dönmesinin 8-10 yıl sürebileceğini kaydetti.
Trump yönetimi Orta Doğu’daki askerî varlığını artırıyor. New York Times’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Avrupa’daki üslerden ilave savaş uçakları bölgeye gönderiliyor. Almanya’dan F-16’lar, İngiltere’den F-35’ler ve havadan yakıt ikmal uçakları sevk edildi. Bu hazırlıkların büyük bölümü İran’ın Ürdün’deki ABD üssüne saldırısından önce planlanmıştı.
Trump yönetiminin İran’daki köprüler, enerji altyapıları ve stratejik askerî tesisleri hedef alabilecek daha geniş operasyon seçeneklerini değerlendirdiği de belirtildi.
Coşkun Başbuğ, ABD’nin tamamen geri çekilmesinin beklenmediğini, sınırlı adımlar atacağını, caydırıcılık mesajları vermeye devam edeceğini ancak stratejik hedefler doğrultusunda süreci sürdürme isteğinin de olacağını söyledi.
İran, ABD saldırılarına yeni füze ve insansız hava aracı operasyonlarıyla karşılık veriyor. İran Devrim Muhafızları Bahreyn ve Ürdün’deki hedeflere saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Bahreyn yönetimi, ülkenin hava seyrüsefer sistemlerinin hedef alındığını duyurdu.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yeniden tam ölçekli savaş içinde olduklarını belirterek Washington’ın sonuçlarını üstlenmesi gerektiğini söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, arabulucular üzerinden yeni öneriler aldıklarını ve diplomasi çabalarından kaçınmayacaklarını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile müzakereye açık olduklarını ifade etti.
ABD’nin son hava saldırılarının gerekçesi, geçen hafta Ürdün’deki Amerikan üssüne düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden askerler oldu. Pentagon, Hawaii’nin Ewa Beach kentinden 25 yaşındaki Teğmen Tyler James Feehan ile Texas’ın Carrollton kentinden 19 yaşındaki Er Isabella Gonzales’in öldüğünü açıkladı.
Wall Street Journal’a göre İran’a ait üç füze, üssün hava savunma sistemlerini aşarak prefabrik yaşam alanlarını, spor salonunu ve boş bir uçak hangarını vurdu. Füzelerin savunmayı aşması Pentagon içinde sorgulanıyor.
İran Araştırmaları Merkezi araştırmacısı Dr. Çağatay Balcı, İran’ın Ürdün’e yönelik saldırılarının doğrudan ABD’ye sembolik mesaj olmadığını, çatışmaların büyümesi durumunda savaşı bölgeselleştirme stratejisini ilan ettiğini söyledi.
ABD’nin İran içinde kara operasyonu düzenleyip düzenlemeyeceği de tartışılıyor. Trump kara harekâtı ihtimalini dışlamazken, Pentagon kaynakları böyle bir operasyonun kapsamlı hazırlık gerektireceğini belirtti. Uzmanlar ABD’nin hava operasyonlarında güçlü olduğunu, ancak kara operasyonunun büyük maliyetleri olacağını vurguladı.
Dr. Çağatay Balcı, ilerleyen süreçte Hürmüz-Basra Körfezi merkezli bir amfibi harekât beklentisi içinde olduğunu söyledi. Huzistan’dan Çabahar kıyılarına kadar geniş alanda adaları da kapsayacak bir amfibi harekât olabileceğini, bunun ABD açısından çok maliyetli ve başarı olasılığının muğlak olduğunu ifade etti. ABD’nin Hürmüz krizini kalıcı çözmek istiyorsa abluka ve hava saldırılarıyla yetinmeyeceğinin bilincinde olduğunu belirtti.
ABD’nin mevcut mühimmat stoklarıyla hem İran operasyonlarını hem de diğer bölgelerdeki yükümlülüklerini sürdürüp sürdüremeyeceği sorusu da devam ediyor.



