Altana CEO'su Evan Smith: Tarifeler imalat istihdamını artırmadı
Altana Kurucusu ve CEO'su Evan Smith, gümrük tarifelerinin ABD'ye imalat istihdamı getirmediğini, tedarik zincirlerinin ise yapay zeka ve jeopolitik krizlerle birlikte dönüştüğünü belirtti.
Altana'nın kurucusu ve CEO'su Evan Smith, şirketin küresel tedarik zinciri ağlarını yönetmek için geliştirdiği yazılım araçları ve küresel ticaretin son durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Küresel ticaretin ve iş dünyasının her zamankinden daha kaotik bir dönemden geçtiğini belirten Smith, yapay zeka alanındaki gelişmelerin hem Altana'nın operasyonlarını hem de müşteri ilişkilerini değiştirdiğini ifade etti.
Dünya genelinde ticaret politikalarının hızla değiştiğini, özellikle ABD'de Trump yönetiminin tarife politikaları ve İran'daki savaş nedeniyle mevcut kurallara ayak uydurmanın zorlaştığını vurgulayan Smith, Altana'nın küresel veriler sayesinde ticaret akışına dair üst düzey bir görüş sağladığını kaydetti. Tarifelerin ABD'ye imalat işlerini geri getirmesi beklendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirten Smith, dünya genelinde tedarik zincirlerine güvenin sürdüğünü fakat Hürmüz Boğazı gibi ekonomik geçiş noktaları üzerindeki baskının arttığını dile getirdi.
Şirketin kuruluş felsefesine de değinen Smith, "küreselleşme 1.0" olarak adlandırdıkları dönemin sona erdiğini ve dünyanın karmaşıklaşan yapısını çözmek için yazılıma ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Şirketin yatırımcıları tarafından küresel dengesizliklere karşı bir endeks bahsi olarak tanımlandığını aktaran Smith, ticaretin insan hayatının her alanına dokunduğunu ve misyonlarının küreselleşmeyi daha güvenli, güvenilir ve adil hale getirmek olduğunu söyledi. Lojistik sağlayıcılar, devlet kurumları ve ithalatçılarla birlikte çalıştıklarını belirten Smith, tıbbi cihazların hastanelere ulaşması, akaryakıt ve gıda fiyatları gibi hayati konuların doğrudan günlük yaşamı etkilediğini vurguladı.
Cervo AI adlı şirketin satın alındığını ve bu hamlenin gümrük müşavirliği süreçlerini yapay zeka ile çözmeyi amaçladığını belirten Smith, sınır duvarlarının yükseldiği ve evrak işlerinin arttığı bu dönemde yapay zeka tabanlı ajanların önem kazandığını ifade etti. ABD, Avrupa, Batı ve Çin'in yeni bir jeopolitik güvenlik hesabı yaptığını belirten Altana CEO'su, hipergüçlerin dünyayı denetleyemediği bir dengesizlik ortamında ekonomik güvenliğe daha fazla ağırlık verileceğini kaydetti.
Şirket yapısına ilişkin bilgi veren Smith, Altana'nın 300'e yakın çalışanı bulunduğunu, dokuz farklı ülke hükümetiyle çalıştıklarını ve genişleyen ürün yelpazesi nedeniyle iletişim ve koordinasyon süreçlerini genişletilmiş bir liderlik ekibiyle yürüttüklerini aktardı. Ürün geliştirme süreçlerinde yapay zeka ve ajan tabanlı kodlama yöntemlerini benimsediklerini belirten Smith, geleneksel ürün tasarımı ile derin alan uzmanlığının bir araya getirilmesi sayesinde çok daha hızlı kararlar alabildiklerini ifade etti.
ABD'nin Çin'e olan imalat bağımlılığını azaltma hedefleri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Smith, verilere göre ABD'nin Çin'den yaptığı ithalat oranının azaldığını, ancak Vietnam, Meksika, Kanada ve Malezya gibi üçüncü ülkeler üzerinden gelen Çin menşeli girdilerin arttığını belirtti. Çin mallarının üçüncü ülkeler üzerinden yön değiştirerek aynı son pazara daha yüksek maliyetle ulaştığını ifade eden Smith, ABD'de imalat çıktısının arttığını ancak imalat istihdamının net bazda düşmeye devam ettiğini, aradaki bu farkın endüstriyel otomasyondan kaynaklandığını söyledi.
Otonom sistemler ve dronlar konusunda endüstriyel politikanın sonuç vermeye başladığını belirten Smith, Çin'in otonom sistem bileşenlerinin yüzde 90'ını kontrol ettiğini, ABD'nin ise FCC kısıtlamaları ve Savunma Bakanlığı'nın milyarlarca dolarlık "Drone Dominance" programı gibi adımlarla yerli tedarik zincirini desteklediğini ifade etti. Kritik mineraller ve mıknatıslar için ulusal stok oluşturma sürecinde olduklarını ekleyen Smith, ekonomik güvenliğin kritik minerallerin kontrolüyle mümkün olduğunu vurguladı.
Kanada ile yaşanan ticaret ilişkilerine de değinen Smith, ABD'nin 338. Madde kapsamında Kanada'ya yönelik uyguladığı yeni tarifelerin güçlü bir yasal temele sahip olabileceğini, ancak asıl amacın Kanada'yı USMCA (Amerika-Meksika-Kanada Anlaşması) müzakerelerine dahil etmek olduğunu belirtti. Küresel ölçekte Çin ve Avrupa'nın da ihracat lisanslama ve gümrük otoriteleri aracılığıyla benzer tedbirler aldığını ifade eden Smith, jeopolitikanın artık jeoekonomi ile iç içe geçtiğini ve ticaret politikalarının ekonomik güvenlik çerçevesinde şekillendiğini kaydetti.
Strait of Hormuz (Hürmüz Boğazı) bölgesindeki çatışmaların ekonomik geçiş noktalarının çatışmalara yol açabileceğini gösterdiğini belirten Smith, nadir toprak elementleri ve kritik mineraller gibi asimetrik bağımlılıkların kriz anlarında nasıl silah haline getirilebileceğinin görüldüğünü ifade etti. Tedarik zincirindeki kırılganlıkları önceden tespit etmenin ve simüle etmenin önemine dikkat çeken Altana CEO'su, şirketlerin ve politikacıların bu tür senaryoları uzun vadeli ağ mimarisiyle yönetebileceğini belirtti.
Son olarak veri paylaşımı ve federasyon modeline değinen Smith, Altana'nın müşterilerin hassas verilerini tek bir havuzda toplamak yerine, yazılımı verilerin bulunduğu yere götüren hub-and-spoke (merkez-uç) mimarisiyle çalıştığını açıkladı. Birleşik Krallık hükümetinin Küresel Tedarik Zincirleri İstihbarat Programı'na altyapı sağladıklarını belirten Smith, önceden eğitilmiş modeller ve ağ görünürlüğü sayesinde gizlilikten ödün vermeden tedarik zinciri güvenliğinin sağlandığını ifade etti. Zorluklara ve flashpoint'lere rağmen tarihin yayınının ekonomik ve fiziksel güvenliğe doğru hareket ettiğini belirten Smith, geleceğe dair iyimser olduğunu sözlerine ekledi.



