24 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi

BM Genel Sekreter adayları canlı yayında soruları yanıtladı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için yarışan altı aday, New York'taki canlı yayında önemli konuları ele aldı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için aday olan altı kişi, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen bir canlı yayın programında soruları yanıtladı. Bu programda, Gazze, ABD-İsrail-İran savaşı, Hürmüz Boğazı krizi ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi konular üzerine görüşler öne çıktı. Adaylar, Güvenlik Konseyi'nin karar alamadığı durumlar için Genel Sekreter'in geri adım atmaması gerektiğini savunarak, arabuluculuk, doğrudan temas ve bölgesel işbirlikleri gibi yöntemlerin önemine dikkat çekti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in görev süresinin dolmasıyla birlikte yeni Genel Sekreterlik için düzenlenen bu programda, Şili'nin eski Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet, Ekvador'un eski Dışişleri Bakanı Maria Fernanda Espinosa, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, Kosta Rikalı eski Bakan Rebeca Grynspan, Guyana'nın BM Daimi Temsilcisi Carolyn Rodrigues-Birkett ve Senegal'in eski Cumhurbaşkanı Macky Sall yer aldı. Yaklaşık 90 dakika süren bu etkinlikte, diplomatlar, BM çalışanları ve sivil toplum temsilcilerinden gelen sorular yanıtlandı. Tartışmaların önemli bölümü, Gazze ve İran'daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, Rusya-Ukrayna savaşı ve BM'nin uluslararası kriz çözümündeki rolü üzerine yoğunlaştı.

Adaylar, ABD ve İsrail'in İran'la yaşadığı çatışmayı, Birleşmiş Milletler sisteminin işlerliğini etkileyen bir kriz olarak değerlendirdi. Gazze ve İran çatışmaları, BM'nin barış ve güvenlik sağlama kapasitesini sorgulatan başlıca sorunlar olarak öne çıktı. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin, küresel enerji piyasaları ve uluslararası ticaret üzerindeki etkileri vurgulandı. Adaylara, ABD, İsrail ve İran'ın askeri tutumları hakkında doğrudan sorular yöneltilmedi. Ancak, verdikleri yanıtlarda, savaşın taraflarıyla doğrudan iletişim sağlanması ve İran ile diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği ifade edildi. Altı aday, Güvenlik Konseyi'ndeki anlaşmazlıkların Genel Sekreter'in hareketsiz kalmasını haklı çıkaramayacağı konusunda hemfikir oldu.

Programın ilk bölümünde, Hürmüz Boğazı ile ilişkili krizlerin küresel enerji piyasaları üzerindeki tehditleri ele alındı. Adaylar, Güvenlik Konseyi'nin ortak karar almadığı durumlarda, Genel Sekreter'in geri çekilmesinin kabul edilemez olduğunu savundular. Guyanalı aday Carolyn Rodrigues-Birkett, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin sona ermesi için alternatif diplomatik yollar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Rodrigues-Birkett, "Genel Sekreter'in yapamayacağı tek şey denememektir" diyerek, jeopolitik zorluklara rağmen diplomatik çabaların sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, krizler karşısında yeni öneriler geliştirip Güvenlik Konseyi'ne sunma gerekliliğine değindi.

Senegal'in eski Cumhurbaşkanı Macky Sall, BM'nin İran savaşı ve Hürmüz Boğazı ile ilgili müzakerelerin merkezinde olmadığını belirtti. Sall, Güvenlik Konseyi'nin etkili bir şekilde çalışması gerektiğini, aksinin ise krizlerin çözümsüz kalmasına neden olduğunu söyledi. Genel Sekreter'in önemli katkısının tüm taraflarla konuşmak ve diyalog kanallarını açık tutmak olacağına dikkat çekti.

Kosta Rikalı aday Rebeca Grynspan, Güvenlik Konseyi'ndeki tıkanıklığın Genel Sekreter'in görev süresinin sona erdiği değil, başladığı an olduğunu ifade etti. Grynspan, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında yürütülen Karadeniz Tahıl Girişimi'ni örnek göstererek, Hürmüz Boğazı'nda benzer diplomatik modellerin uygulanabileceğini dile getirdi.

Michelle Bachelet ise, Genel Sekreter'in olası krizleri öngörmesi ve büyümeden önlemeye çalışması gerektiğini belirtti. Her krizin tamamen önlenemeyeceğini kabul eden Bachelet, bu durumda BM'nin sunduğu diplomatik araçların devreye sokulması gerektiğini ifade etti. Bachelet, savaş mağdurlarına insani yardım ulaştırma ihtiyacını da vurguladı.

UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, tarafsızlığın kayıtsızlık anlamına gelmediğini söyledi. Tarafsız bir Genel Sekreter'in, güvenilir bir muhatap olarak görev alması gerektiğini belirtti. Grossi, savaşın nedenlerinin incelenmesi gerektiğini, iki tarafı dinlemenin önemli olduğunu vurguladı.

Ekvadorlu aday Maria Fernanda Espinosa, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizinin küresel ekonomik etkilerini artırabileceği konusunda uyarıda bulundu. BM'nin tüm kurumsal kapasitesini bu durumları incelemek ve zarar gören ülkelere destek sağlamak için harekete geçirmesi gerektiğini savundu.

Gazze konusundaki etkisizliği Bachelet'e yöneltilen bir soru üzerine, Bachelet, ahlaki otoriteyi kaybetmenin mümkün olmadığını fakat bunun tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. BM'nin gerektiğinde sahaya inerek diplomatik süreçlerde yer alması gerektiğini belirtti.

Bachelet, Gazze'de Güvenlik Konseyi'nin çıkmaza girmesi halinde, Genel Kurul'un daha etkin bir rol üstlenebileceğini dile getirdi. "Barış için birlik" mekanizmasının kullanılabileceğine dikkat çekti.

Tartışmada Rusya-Ukrayna savaşı, Grossi'ye yöneltilen bir soru ile gündeme geldi. Grossi, Genel Sekreter'in müdahale etmesi gereken durumlarda, güç kullanımına başvuran ülkenin durumu ne olursa olsun, müdahale etmesi gerektiğini vurguladı. Bu süreçte güvenilir bir muhatap olmanın önemine değindi.

Grossi, Zaporijya Nükleer Güç Santrali'nde olası bir nükleer kazayı önlemek amacıyla yapılan müzakereleri örnek gösterdi. Altı ayrı ateşkes müzakeresinin başarılı olması için güven sağlamak gerektiğini, bu tür çözüm önerilerinin uygulanabilir olması gerektiğini ifade etti.

Grynspan, Rusya-Ukrayna savaşında Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını sürdürmek için yürütülen müzakereleri hatırlattı ve Genel Sekreter'in görevlerinin yalnızca siyasi çözümler aramak olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve insani sonuçları azaltacak sınırlı anlaşmalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bachelet, büyük güçlerin baskıları altında bağımsızlıklarını korumanın önemini vurguladı. Altı aday, BM'nin etkinliğinin artırılması gerektiği konusunda hemfikir oldu. Her biri, BM'nin daha etkili, hesap verebilir ve verimli hale gelmesi gerektiğini belirtirken, reformların kaçınılmaz olduğuna değindi.

BM Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesi, 30 Temmuz'da adaylara ilişkin tercihlerini anonim olarak açıklayacak. İlk yoklama sonrasında, gerekli dokuz oyu alan aday belirlenene kadar yeni oylamalar yapılması bekleniyor. Seçilecek yeni Genel Sekreter, 1 Ocak 2027 tarihinde göreve başlayacak.

Kaynak: Haberler.com

İlgili Haberler