
Garanti BBVA ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı
Garanti BBVA, 30 Haziran 2026 tarihli finansal tablolarına göre yılın ilk yarısında 64,4 milyar TL net kâr elde etti.
Garanti Bankası, 30 Haziran tarihli finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk altı aylık dönemindeki net kârı 64,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde aktif büyüklüğü 5,2 trilyon TL seviyesine ulaşırken, nakdi ve gayri nakdi krediler yoluyla ekonomiye sağlanan toplam destek ise 3,9 trilyon TL oldu.
Türkiye Garanti Bankası A.Ş. tarafından açıklanan 30 Haziran 2026 tarihli verilere göre, fonlama tabanı dinamik bir yapıyla yönetildi. Bankanın fonlama kaynakları içindeki en büyük payı yüzde 66,2 oranla müşteri mevduatları oluşturmayı sürdürdü. Müşteri mevduat tabanı yılın ilk yarısında yüzde 9,8 oranında büyüyerek 3,5 trilyon TL seviyesine çıktı. Güçlü sermaye yapısını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 15,9, özkaynak kârlılığı yüzde 28,1 ve aktif kârlılığı yüzde 2,7 olarak kaydedildi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, yılın ikinci çeyreğinde küresel ekonomide jeopolitik kaynaklı yüksek belirsizliklerin devam ettiğini belirtti. Yurt içinde ise sıkı para politikası ve makro ihtiyati çerçevenin bankacılık sektörünün faaliyet ortamını şekillendiren temel unsurlar olmaya devam ettiğini ifade etti.
Mahmut Akten, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bankanın bu ortamda nasıl farklılaştığını şu sözlerle aktardı: Sıkı para politikasının yarattığı yüksek fonlama maliyetleri ile artan kredi riski maliyetleri, ikinci çeyrekte bankacılık sektörünün sermaye getirileri üzerinde baskı yarattı. Garanti BBVA olarak güçlü ve çeşitlendirilmiş gelir yapısı, etkin bilanço yönetimi ve sağlam sermaye tabanı sayesinde bu etkinin sonuçlara yansımasını sınırlı tutabildiklerini vurgulayan Akten, komisyon gelirleri ile finansal iştiraklerin katkısının performansı desteklediğini ve sermaye getirisinin enflasyonun sınırlı altında, yüzde 28 seviyesinde korunduğunu kaydetti.
Finansal dayanıklılığın temelinde müşteri odaklı ve kredi öncelikli büyüme stratejisinin yer aldığını belirten Akten, genişleyen müşteri tabanı ile kurulan uzun vadeli ilişkilerin sürdürülebilir büyümenin en önemli dayanaklarını oluşturduğunu ifade etti. İkinci çeyrekte ihtiyaç kredileri, kredi kartları ve KOBİ kredilerinde elde edilen güçlü pazar paylarıyla Türk lirası kredilerdeki liderliğin sürdürüldüğünü ve ekonomiye ile müşterilerin finansman ihtiyaçlarına kesintisiz destek verilmeye devam edildiğini aktardı.
Bankanın dış borçlanma alanındaki çalışmalarına da değinen Mahmut Akten, uluslararası piyasalardan sağlanan adil geçiş temalı sendikasyon kredisiyle ilk tematik sendikasyon anlaşmasının başarıyla tamamlandığını belirtti. Yurt dışı borçlanma programı kapsamında sürdürülebilir finansman alanında üç farklı temada tahvil ihracı gerçekleştirildiğini söyleyen Akten, ilk olarak sürdürülebilir tarımda iklim değişikliğine adaptasyon ve dayanıklılığı desteklemek amacıyla 30 milyon euro tutarında yeşil tahvil ihraç edildiğini kaydetti. Ardından Temmuz ayında, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların ekonomik güçlenmesini destekleyen faaliyetlerin finansmanına yönelik, Orange Bond Principles ilkelerini uygulayan 30 milyon dolar tutarında sürdürülebilir tahvil ihracı yapıldı. Son olarak ise iklim değişikliğine adaptasyon ve dayanıklılık odaklı projelere kaynak sağlamak amacıyla 30 milyon dolar tutarında bir sürdürülebilir tahvil daha ihraç edildi. Uluslararası piyasalardan temin edilen bu kaynakların bankanın güçlü finansal yapısına ve uluslararası yatırımcıların güvenine işaret ettiğini belirten Akten, düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyen yatırımların yanı sıra sosyal kapsayıcılığı, istihdamı ve ekonomik fırsatlara erişimi güçlendiren projelerin finansmanına katkı sağlanmasının amaçlandığını dile getirdi.
Bankanın 80'inci kuruluş yılını değerlendiren Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: Kurumun 80'inci yılının kutlandığı bu çeyrekte yalnızca köklü geçmişe değil; güçlü finansal yapıya, teknolojideki öncü konuma, yetkin insan kaynağına ve müşterilerle yıllar içinde inşa edilen güvende gururla bakıldığını belirtti. Değişen ekonomik koşullara uyum sağlayarak büyüyen bir yapı olarak bugün ulaşılan ölçeğin, finansal dayanıklılığın ve güçlü yetkinliklerin geleceğe duyulan güvenin en somut göstergelerini oluşturduğunu vurgulayan Akten, 80 yıllık birikimden alınan güçle önümüzdeki dönemde de müşteriler, paydaşlar ve ülke için sürdürülebilir değer oluşturmaya kararlılıkla devam edileceğini ifade etti.
Hesap dönemine ait faaliyet sonuçlarına ilişkin açıklanan özet finansal bilgiler ise şu şekilde sıralandı:
- Ortalama aktif kârlılığı yüzde 2,7 oldu.
- Ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 28,1 seviyesinde gerçekleşti.
- Ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağlanan destek 3,9 trilyon TL oldu.
- Toplam canlı krediler, TL krediler ve YP krediler pazar payları sırasıyla yüzde 11,1, yüzde 12,5 ve yüzde 8,4 seviyelerinde gerçekleşti.
- Yılbaşından bu yana toplam müşteri mevduatları yüzde 9,8 büyüdü ve pazar payı yüzde 10,9 seviyesine ulaştı.
- Vadesiz müşteri mevduatlarının toplam müşteri mevduatları içindeki payı yüzde 38 olarak kaydedildi.
- Sermaye yeterlilik oranı yüzde 12,16 olan yasal limitlerin üzerinde, yüzde 15,9 seviyesinde gerçekleşti.
- Donuk alacak oranı yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşti.



