28 Temmuz 2026 Salı
Gundemnabzi

Mülteci Sözleşmesi'nin 75. yılında koruma çağrısı yapıldı

Mülteci Sözleşmesi'nin 75. yıl dönümünde, dünyada 120 milyondan fazla insanın yerinden edildiği hatırlatılarak uluslararası koruma çağrısında bulunuldu.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

On yıl önce, hayatta kalma umuduyla aşırı kalabalık bir şişme botla Ege Denizi'ni geçtiğini belirten yazar, Suriye'yi farklı bir yaşam istediği için değil, bildiği hayat ortadan kalktığı için terk ettiğini ifade etti. Savaşın evini alarak eğitimini yarıda bıraktığını ve her türlü kesinliği korku, kayıp ve belirsizlikle değiştirdiğini, milyonlarca insan gibi kendisinin de aniden mülteci konumuna geldiğini kaydetti.

Bu yıl, zulümden kaçmak zorunda kalan kişilerin bir daha korumasız bırakılmamasını sağlamak amacıyla tarihin en karanlık dönemlerinin ardından oluşturulan 1951 Mülteci Sözleşmesi'nin 75. yıl dönümü olduğu hatırlatıldı. Sözleşmenin kendisi için koruma, umut ve yeni bir başlangıç anlamına geldiğini, sığınma hakkı olmasaydı Almanya'da hayatını yeniden kurma, iki Olimpiyat Oyunları'nda yarışma ve UNHCR İyi Niyet Elçisi olarak sesini duyurma fırsatına sahip olamayacağını belirtti. Sözleşmenin kendisine başarı değil, sadece bir şans verdiğini ve bu ayrımın önemli olduğunu vurguladı.

Bugün dünya genelinde çatışma, şiddet ve zulüm nedeniyle 120 milyondan fazla insanın evlerinden edildiğine dikkat çeken yazar, kimsenin yerinden edilme durumunu bir istatistik olarak yaşamadığını belirtti. Her sayının bir kişiyi, yani okulda olması gereken bir çocuğu, ailesini bir arada tutmaya çalışan bir ebeveyni ya da geleceği inşa etme şansı olup olmayacağını düşünen bir genci temsil ettiğini ifade etti. Buna karşın mültecilerin çok sık bir şekilde yalnızca sayılar, siyasi sorunlar veya güvenlik tehditleri olarak ele alındığını, meslekleri, yetenekleri, tutkuları ve hayalleri olan birer insan olarak nadiren tanındığını kaydetti.

Mülteci olduğunda yüzücü olmaktan vazgeçmediğini, kız kardeş ya da evlat kimliğini kaybetmediğini belirten yazar, mülteci olmanın kimliğini değil koşullarını değiştirdiğini ifade etti. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile yaptığı çalışmalar sayesinde umuttan başka neredeyse her şeyini kaybetmiş ailelerle, çatışmalar arasında büyümesine rağmen hâlâ hayal kuran çocuklarla ve şartlar ne olursa olsun geleceğinden vazgeçmeyen genç sporcularla defalarca bir araya geldiğini aktardı. Bunların ortak noktasının olağanüstü dayanıklılık değil, yarının bugünden daha iyi olabileceğine inanmaya devam etme kararlılığı olduğunu vurguladı.

Ancak umudun tek başına yeterli olmadığı ve korumanın büyük önem taşıdığı belirtildi. Uluslararası mülteci sisteminin devasa bir baskı altında olduğu, çatışmaların uzadığı ve yeni krizlerin ortaya çıktığı kaydedildi. En çok mülteciye ev sahipliği yapan pek çok ülkenin, uluslararası toplum tarafından daha adil paylaşılması gereken sorumlulukları taşıdığı, güvenlik arayan pek çok kişinin ise kapanan sınırlar, tehlikeli yolculuklar ve artan düşmanlıkla karşılaştığı ifade edildi. Hiç kimsenin tehlikeye geri dönmeye zorlanmaması, herkesin güven arama fırsatına ve onura sahip olması gerektiği, bunların siyasi idealler değil dünyanın verdiği sözler olduğu vurgulandı.

2025 yılının başlarında on yıl sonra ilk kez Suriye'ye döndüğünü belirten yazar, yıllardır görmediği aile bireylerine sarılmanın, çocukluğunu şekillendiren yerlerde yürümenin ve savaşın bıraktığı derin izleri görmenin son derece duygusal olduğunu ifade etti. Bu yolculuğun, eve dönmenin asla sadece bir sınır geçmek olmadığını hatırlattığını belirtti. İnsanların güvenliğe, işleyen okullara ve hastanelere, evlere, iş imkanlarına ve bir daha kaçmaya zorlanmayacakları güvenine ihtiyaç duyduğunu aktardı.

Dünyadaki pek çok mülteci için bu koşulların hâlâ var olmadığını ve Mülteci Sözleşmesi'nin bu yüzden önemini koruduğunu belirten yazar, korumanın yalnızca yolculukta hayatta kalmak olmadığını, insanlara sonrasında hayatlarını yeniden kurma fırsatı vermek olduğunu kaydetti. Kendi hikayesinin Ege Denizi'nde bitebileceğini ancak koruma sayesinde yüzmeye devam edebildiğini, Mülteci Olimpiyat Takımı'nı temsil edebildiğini ve aynı fırsatı bekleyenler için savunuculuk yapabildiğini ifade etti.

Milyonlarca mültecinin aynı kararlılığa, yeteneğe ve potansiyele sahip olduğu, ihtiyaç duydukları şeyin kendisine verilen şans olduğu belirtildi. 75 yıl önce dünyanın kaçmak zorunda kalanların terk edilmeyeceğine dair bir söz verdiği ve bugün bu sözün korunmasının her zamankinden daha önemli olduğu vurgulandı.

Kaynak: Al Jazeera English

İlgili Haberler