28 Temmuz 2026 Salı
Gundemnabzi

Osman Erbil: Basın tarihsel rolünden uzaklaştı

Haber Merkeziİlk yayın:

Teori Dergisi'nde 24 Temmuz tarihinde yayımlanan söyleşide Erbil'e, basının geçmişteki gibi entelektüel dünyayı besleyip besleyemediği soruldu. Erbil, basının geçmişteki işlevini şu sözlerle açıkladı:

“Eskiden gazete çıkartmak, sadece bir haber aktarımı değil; bir toplumu baştan aşağı dönüştürme, ilerletme eylemiydi. Basın çalışması tarihin tekerleğini hızlandıran faaliyetti. Gazeteci de dönüşümün hem fikir babası hem de cephedeki neferiydi.”

Bu kişilerin çalışmalarının halkın zihninde anayasal düzen fikrini oluşturduğunu ve Meşrutiyet'in zeminini hazırladığını belirtti.

Milli Mücadele ve Cumhuriyet süreçlerinde gazetelerin halkı harekete geçirmedeki ve devrimleri aktarmadaki rolüne değinen Erbil, Atatürk'ün Milli Mücadele'ye önderlik ederken ilk işlerden biri olarak Hakimiyet-i Milliye gazetesini çıkardığını vurguladı. Falih Rıfkı Atay ve Yunus Nadi gibi isimlerin devrimci aydınlanmanın temel aktörleri olduğunu belirten Erbil, Harf Devrimi'nde gazetelerin halka yeni alfabeyi öğreten okullara dönüştüğünü, gazetecinin ise modern cumhuriyetin inşasında öncü bir mimar olduğunu dile getirdi.

Teori Dergisi'nin 1980'li yıllardan sonra yaşanan değişimin basına etkisini sorması üzerine Erbil, Cumhuriyet'in aydınlanmacı gazetecilik modelinin 12 Eylül Amerikancı Darbesi ve neoliberal sistemle zedelendiğini söyledi. Bu sistemin toplumu bireyciliğe ve pasifliğe itmeyi amaçladığını belirten Erbil, toplumsal değerlerin küçümsendiğini ve bedel ödeme fikrinin ahmaklık olarak pazarlandığını ifade etti.

Basındaki liberalleşmenin holdingleşmeyi getirdiğini ve bunun çürümeyi hızlandırdığını belirten Erbil, Babıali'de bedel ödeyen gazetecinin yerini, ilkelerini holding kapılarında bırakıp dolgun maaşlarla lüks köşelere yerleşen yeni bir medyacı tipinin aldığını söyledi. Erbil, hakikat yerine haz ve ihale çıkarlarının ön plana çıktığı 80'lerin bu liberalleşme projesinin mesleğin saygınlığına büyük darbe vurduğunu kaydetti.

Dijitalleşmenin gazeteciliği nasıl etkilediği konusunda ise Erbil, 1980'lerdeki yozlaşmanın bugün dijital içerik üretimi mühendisliğine evrildiğini belirtti. Haber merkezlerinde Google algoritmaları ve anlık trafik verileriyle bir yarış yürütüldüğünü söyleyen Erbil, derinlemesine analizlerin magazin içerikli haberlerin trafiği karşısında ezildiğini aktardı.

Basının popüler kültürün tüketildiği bir vitrine dönüştürüldüğünü belirten Erbil, bugünkü yozlaşmaya rağmen ilkelerini koruyan bağımsız kurumlar yaşadığı sürece gazeteciliğin namusunun da korunacağını vurguladı.

Dosyada görüş bildiren diğer isimlerden gazeteci Nuray Başaran, günümüzde gazeteciliğin entelektüel yaşamı beslediğini ancak bunun Tanzimat ve Cumhuriyet dönemindeki merkezi rolle karşılaştırılamayacağını belirtti. Hızlı haber anlayışının doğruluğun önüne geçmesinin gerçekle ilişkiyi kıvrılgan hale getirdiğini ifade etti.

Sözcü Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk ise kulis haberciliğini eleştirerek, bu haberlerin büyük kısmının yalan olduğunu, haberin net olması ve yazılmadan önce doğrulanması gerektiğini söyledi.

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aybike Serttaş, niceliğin niteliğin önüne geçmesinin ekonomik bir tercih olduğunu belirterek, yapay zekanın veri düzenleyebileceğini ancak insan deneyiminin etik ağırlığını ve toplumsal anlamını kavrayamayacağını kaydetti.

Teori Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Kuntay Gücüm ise gazeteciliğin sadece vakaların aktarılması olmadığını, gerçeğe ulaşma çabasıyla tarih bilinci edinmeyi gerektirdiğini belirterek basın sorununun bölüşüm ilişkileriyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Kaynak: OdaTV

İlgili Haberler