27 Temmuz 2026 Pazartesi
Gundemnabzi

Seyed Saber Emami doğa fotoğrafçılığını anlattı

Seyed Saber Emami, 'Simaye Royesh' adlı sergisinin açılması nedeniyle doğa fotoğrafçılığındaki yöntemlerini ve karşılaştığı zorlukları anlattı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Seyed Saber Emami uzun yıllardır doğada serbest fotoğrafçı olarak çalışıyor. Geçen yıl 'Lalai Laleha' adlı sergiyle lale fotoğraflarını paylaşan Emami, şimdi 'Simaye Royesh' adlı sergisiyle İran'ın zorlu dağlık doğasını ve kayalardan çıkan bitkileri konu alıyor. Sergi 8 Ağustos'a kadar Ngarhaneh Melal'de açık.

Emami, doğada özel bir ışık veya açı yakalamanın şanstan çok sabır ve gözleme dayandığını söyledi. Genellikle süjenin çevresinde uzun süre kalıyor, farklı saatlerde ışığı inceliyor ve çeşitli açılardan bakıyor. Birkaç santimetrelik açı değişimi veya bir bulutun geçmesini birkaç dakika beklemek sıradan bir çiçeği dikkat çekici hale getirebiliyor.

Fikirlerin genellikle doğayı gözlemlerken doğduğunu belirten Emami, bir ışık huzmesi, sabah sisi veya bir yaprağın özel formunun projeye ilham verdiğini anlattı. Daha sonra mekan, zaman, hava koşulları ve ekipmanı planlayarak zihindeki görüntüyü gerçeğe yakınlaştırmaya çalıştığını söyledi. Doğa fotoğrafçılığının öngörülemezliğinin de güzelliğin bir parçası olduğunu ekledi.

Çiçeklerin geometrik düzeni ile çevrenin doğal karmaşası arasındaki zıtlığın kompozisyonunu nasıl etkilediğini anlatan Emami, bu zıtlığı fotoğrafa derinlik katmak için kullandığını belirtti. Çiçeklerin düzenli çizgi ve formlarını odak noktası yaparken arka plan karmaşasını dikkat dağıtmayacak şekilde kontrol etmeye özen gösterdiğini söyledi.

Emami, doğa fotoğrafında salt gerçeği mi yoksa kişisel duyguyu mu aktarmak istediği sorusuna, gerçeğin başlangıç noktası olduğunu, asıl amacının o anki duygusunu yansıtmak olduğunu anlattı. Aynı manzarayı iki fotoğrafçının farklı şekilde yorumlayabileceğini, kendisinin de gerçekle birlikte kişisel bakışını yansıtmaya çalıştığını ifade etti.

Bir doğa fotoğrafını belgesel fotoğraftan sanatsal esere dönüştüren unsurun fotoğrafçının bakışı olduğunu söyleyen Emami, belgesel fotoğrafta gerçekliğin ön planda olduğunu, sanatsal eserde ise duygu, anlatı, ışık, kompozisyon ve anın bilinçli seçimi de yer aldığını belirtti. Fotoğraf izleyicide düşünce veya duygu uyandırdığında salt kayıt düzeyini aştığını kaydetti.

Doğadaki ışık zorluklarıyla başa çıkmak için sabah erken saatler ve gün batımına yakın zamanları tercih ettiğini anlatan Emami, zorunlu hallerde reflektör, difüzör ve polarize filtre kullandığını, gerektiğinde bracketing tekniğiyle parlak ve karanlık detayları koruduğunu söyledi.

Sergideki fotoğrafların çoğu makro olduğu için makro çekimde alan derinliği ve netlik dengesini sorduğunda Emami, genellikle f/8 veya f/11 diyafram seçtiğini, tam netlik gerektiğinde odak istifleme tekniği kullandığını açıkladı.

En zor hava koşulu sorusuna Emami, şiddetli rüzgar, yağmur ve aşırı soğukta çekim yaptığını anlattı. Bu koşullarda sağlam tripod, su geçirmez kılıf ve uygun deklanşör hızı kullandığını, daha fazla zaman harcayarak uygun anı seçtiğini belirtti. Bu zor şartların normal havada elde edilemeyen özgün fotoğraflar yarattığını söyledi.

Kaynak: Mehr News (EN)

İlgili Haberler