
ABD-Iran çatışmaları petrol fiyatlarını yükseltti
Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların azalması nedeniyle 100 doları geçti.
Dünya genelindeki piyasalarda petrol fiyatlarına yoğun bir ilgi oluştu. ABD ile İran arasındaki gerilimlerin artması, Hürmüz Boğazı'ndan petrol taşımacılığının yavaşlaması ve Kızıldeniz güzergahında yaşanan güvenlik sorunları, enerji fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi. Londra'da eylül vadeli Brent petrolün varil fiyatı, hafta içerisinde 100 dolar seviyesine kadar yükseldi. Aynı zamanda, Çin'in haziran ayında rafine bakır ithalatının dokuz ayın en yüksek seviyesine çıkması, ithalat priminin artması ve Şanghay'daki stokların Şubat 2024'ten bu yana en düşük seviyeye inmesi fiyatları destekleyen faktörler arasında yer aldı. Emtia piyasalarındaki belirsizlikler, Orta Doğu'daki artan jeopolitik riskler, ABD'nin ticaret politikaları ve Fed'in para politikası ile ilgili değişen beklentiler, fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. Bununla birlikte, petrol fiyatlarının yükselmesi enflasyonu yeniden hızlandırabileceği endişelerini de beraberinde getirdi ve Fed'in faiz artırımlarına başlayabileceğine dair beklentileri güçlendirdi.
FED'İN FAİZ ARTIRMA İHTİMALİ
Para piyasalarında Fed'in Temmuz toplantısında faiz artırma olasılığı yüzde 35,8, Eylül ayında ise yüzde 70,8 olarak belirlendi. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi haftayı yaklaşık 16 baz puan artışla yüzde 4,35, 10 yıllık tahvil faizi ise yaklaşık 15 baz puan yükselişle yüzde 4,69 seviyesinde tamamladı. Dolar endeksi de haftalık bazda yüzde 0,7 artarak 101,5 seviyesine ulaştı. Ayrıca, ABD yönetiminin 60 ticaret ortağına yüzde 10 veya yüzde 12,5 gümrük vergisi uygulayacağını açıklaması, küresel ticaret ve enflasyon görünümüne dair endişeleri artırdı.
CHRİSTİNE LAGARDE'IN AÇIKLAMALARI
Avrupa Merkez Bankası (ECB), üç ana politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tuttu. ECB Başkanı Christine Lagarde, Orta Doğu'daki enerji şokunun enflasyona etkilerinin henüz tam olarak ortaya çıkmadığı yönündeki açıklamaları, faizlerin yüksek seviyelerde kalabileceği beklentilerini destekledi.
DEĞERLİ METALLERDE KARIŞIK SEYİR
Değerli metallerde, yükselen ABD tahvil faizleri ve güçlenen dolar endeksi, satış baskısı oluşturdu. Ancak önceki haftalarda yaşanan kayıpların ardından gelen tepki alımları ve kısa pozisyonların kapatılması fiyatları destekledi. Petrol fiyatlarındaki artışın, enflasyonu artırarak ABD Merkez Bankası'nı daha sıkı para politikasına yönlendirebileceği beklentisi, altındaki yükselişi sınırladı. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi amacıyla altın talebinin devam etmesi ise fiyatlar üzerinde yapısal destek sağladı. Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre, merkez bankaları mayıs ayında net 41 ton altın alırken, bu alanda 18 tonla Polonya ve 10 tonla Çin öne çıktı. Özbekistan, Kazakistan ve Singapur da bu dönemde rezervlerine altın ekledi. Konseyin 2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması'na katılan merkez bankası yetkililerinin yüzde 89'u, küresel altın rezervlerinin gelecek 12 ayda artmasını beklerken, kendi kurumlarının rezervlerini artıracağını belirtenlerin oranı yüzde 45 ile araştırma tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Gümüşte ise değerli metallerdeki tepki alımları ve kısa pozisyonların kapatılması fiyatları destekledi. Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar, gümüşte yüzde 4,1 ve altında yüzde 0,9 artarken, paladyumda yüzde 0,4 ve platinde yüzde 0,2 geriledi.
BAZ METALLERDE KARIŞIK SEYİR İZLENDİ
Baz metallerde, Çin kaynaklı arz ve talep gelişmeleri ile dolar endeksinin güçlenmesi fiyatlamalarda etkili oldu. Çin'in haziran ayında rafine bakır ithalatının 9 ayın en yüksek seviyesine çıkması, ithalat priminin yükselmesi ve Şanghay stoklarının Şubat 2024'ten bu yana en düşük seviyeye gerilemesi fiyatları destekledi. Alüminyumda, Körfez Bölgesi'ndeki bazı tesislerde yeniden devreye alma çalışmalarının ilerlemesi, Çin'in artan ihracatı ve Endonezya'nın yükselen üretimi fiyatları baskıladı. Ancak fiziki piyasa primlerinin yüksek kalması düşüşü sınırladı. Kurşunda, Londra Metal Borsası stoklarının ay ortasında 1970'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşması arz fazlası görüntüsü yaratarak satış baskısını artırdı. Buna karşılık, 22 Temmuz itibarıyla 65 bin 225 tonluk kurşuna ilişkin varantların iptal edilmesi, düşüşün sınırlı kalmasına katkıda bulundu. Baz metallerde tezgah üstü piyasada geçen hafta libre bazında fiyatlar, bakırda yüzde 1,3, çinkoda yüzde 1,8, nikelde yüzde 1,8 ve kurşunda yüzde 0,6 geriledi. Alüminyum fiyatı ise yatay seyretti.
BRENT PETROLÜN FİYATI JEOPOLİTİK RİSKLERLE YÜKSELDİ
Brent petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki çatışmaların artması, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının azalması ve Kızıldeniz güzergahında güvenlik risklerinin artması neticesinde yükselişe geçti. Husilerin Suudi Arabistan'a ait tankerlere yönelik saldırıları, çatışmaların bölgedeki diğer enerji güzergahlarına yayılabileceği endişelerini artırdı. Basra Körfezi'ndeki petrol yükleme faaliyetleri gerileyerek önceki dönem ortalamasının altında kaldı. Bazı fiziki ham petrol türlerinin varil fiyatlarının 110 dolara yaklaşması, arz sıkışıklığının fiziki piyasaya yansıdığını gösterdi. ABD'de ticari ham petrol stoklarının 2 milyon varil, benzin stoklarının ise 800 bin varil artması yükselişi sınırladı. OPEC+ ülkelerinin Eylül ayı için üretim hedefini günlük yaklaşık 188 bin varil artırabileceğine ilişkin haberler arz endişelerini kısmen hafifletti. Doğal gazda, ABD'deki sıcak hava tahminlerinin elektrik üretimi kaynaklı talebi artırması fiyatları destekledi. Ancak stoklara 32 milyar fit küp gaz eklenmesi ve toplam stokların 3 trilyon 56 milyar fit küple 5 yıllık ortalamanın üzerinde kalması yükselişi sınırladı. Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,3, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı ise yüzde 1 arttı.
TARIM EMTİALARI KARIŞIK SEYİRDE
Tarım emtialarında, Karadeniz'deki sevkiyat riskleri, ABD ve Avrupa'daki hava koşulları, ürün durumuna ilişkin veriler ve hasat faaliyetleri fiyatlamalarda belirleyici oldu. Rusya'nın Ukrayna limanlarına yönelik saldırıları ve bazı armatörlerin Ukrayna'nın Karadeniz limanlarına seferlerini durdurması, buğday ve mısır sevkiyatlarında aksama olabileceği endişelerini artırdı. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, mısırın iyi veya mükemmel durumdaki payı 1 puan, ilkbahar buğdayında ise bu oranın 5 puan geriledi. Avrupa'daki sıcak hava dalgasının buğday ve mısır üretiminde kayba yol açacağı tahminleri alımları artırdı. Soya fasulyesinde sıcak ve kurak hava riski, ABD'nin açıkladığı yeni ihracat satışı ve yüksek petrol fiyatlarının biyoyakıt talebini desteklemesi etkili oldu. Ürün koşullarındaki 1 puanlık iyileşme ise yükselişi sınırladı. Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsasında kile başına fiyatlar, mısırda yüzde 4,1, soya fasulyesinde yüzde 3,5 ve buğdayda yüzde 2,7 artarken, pirinçte ise yüzde 0,3 geriledi.
YUMUŞAK EMTİALARDA SATIŞ BASKISI ÖNE ÇIKTI
Kahve piyasasında, Brezilya'nın hasadının ilerlemesi ve piyasaya ulaşan ürün miktarının artması, önceki yükselişlerin ardından kar satışlarını beraberinde getirdi. Şekerde ise Brezilya ve Hindistan'daki kuru hava, hasat faaliyetlerini hızlandırarak küresel üretim görünümünü güçlendirdi ve satış baskısı oluşturdu. Yüksek petrol fiyatlarının etanol üretimini daha cazip hale getirmesi ise düşüşü sınırladı. Kakaoda, Batı Afrika'dan piyasaya ulaşan ürün miktarındaki artış, olumlu hava koşulları ve zayıf fiziki talep fiyatları baskıladı. ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar, pamukta yüzde 1,6, kahvede yüzde 1,9 ve şekerde yüzde 0,5 gerilerken, kakaonun ton başına fiyatı yüzde 3,7 düştü.



