31 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi
Ahmed Ebu'l-Kasimi'den Mahfil-i Sitareha ve Kur'an açıklaması

Ahmed Ebu'l-Kasimi'den Mahfil-i Sitareha ve Kur'an açıklaması

Kur'an hakimi Ahmed Ebu'l-Kasimi, Mahfil-i Sitareha programı ve ülke gündemine dair değerlendirmelerde bulundu.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Televizyonda yayınlanan Mahfil-i Sitareha programının jüri üyesi Ahmed Ebu'l-Kasimi, savaş sonrası dönemde yayınlanan bu yapım hakkında açıklamalarda bulundu. Ebu'l-Kasimi, Mahfil ve Mahfil-i Sitareha'nın temel görevlerinden birinin halkı Kur'an ve ruhuyla buluşturmak olduğunu belirtti. Kur'an'ın yaklaşık 12 yıl Mekke'de ve bir kısmının da Medine'de nazil olduğunu ifade eden Ebu'l-Kasimi, Medeni ayetlerin küçük bir bölümünün hükümlere ayrıldığını, büyük kısmının ise münafıklar ile çeşitli savaşları ele aldığını ve bunların halka anlatılması gerektiğini kaydetti.

Ebu'l-Kasimi, Mahfil-i Sitareha'nın çocuklara yönelik bir program formatında bile ahlaki konular ile milli ve vatanseverlik temalarını işlemeye çalıştığını dile getirdi. Örnek olarak "Hubbu'l-vatan mine'l-iman" hadisinin önemine dikkat çeken Ebu'l-Kasimi, bu tür kavramların ayetler ve rivayetler aracılığıyla çocuklara aktarılabileceğini söyledi.

Kur'an kariyesi olan Ebu'l-Kasimi, Mahfil'in İslam inkılabı yolunda ilerleme sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Neredeyse gecelerin yüzde doksanından fazlasında meydanlarda bulunduğunu, bazı geceler üç dört farklı meydana gittiğini ve çok sayıda izleyicinin soru ve görüşlerini paylaştığını aktaran Ebu'l-Kasimi, meydanlarda okudukları direniş ayetlerinin halk için yeni olduğunu ve Kur'an'ın direniş ile sebat edildiğinde zafer kazanılacağına dair öğrettiklerinin büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Bu tür ayetlerin umudu artırdığını ve zaferin zeminini hazırladığını ekledi.

Ebu'l-Kasimi, konuşmasının devamında İran İslam İnkılabı'nın ideolojik bir inkılap olduğunu ve sonrasında ülkeye dayatılan savaşların da aynı eksen üzerinde gerçekleştiğini belirtti. Düşmanların bakış açısına göre ülkenin temel meselesinin ekonomi olmadığını dile getiren Ebu'l-Kasimi, ekonomik sıkıntılar bulunsa da asıl meselenin inançlar ve kanaatler olduğunu kaydetti.

Halkın uzun yıllar boyunca şehadet kültürüyle yetiştiğini belirten Ebu'l-Kasimi, bu topluluğun şehadeti başarı ve kurtuluş olarak gördüğünü, tehditler karşısında ise 'Öldürecekseniz öldürün, ister ölelim ister öldürelim, biz galibiz' tutumunu benimsediğini ifade etti.

Ebu'l-Kasimi, böyle bir kültürle mücadele etmenin imkansız olduğunu, düşmanların bunu defalarca denediğini ve karşılığında yenilgiye uğradığını belirtti. Bu durumun vatansever, dini koruyan ve Allah'ın sözünün arkasında duran bir halkın gücünü gösterdiğini vurgulayan Ebu'l-Kasimi, 1341 yılından inkılabın zaferine ve sonrasına kadar baskı altında kaldıklarını, bu zorluklara göğüs gerdiklerini ve inşallah bundan sonra da katlanmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: Mehr News (EN)

İlgili Haberler