
Trump'a 14 günlük İran planı sunuldu: Masada iki seçenek var
ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper, Başkan Donald Trump'a İran'ın füze kapasitesini hedef alan 14 günlük hava harekâtı planı sundu. Washington'da geniş çaplı operasyon ile sınırlı misilleme seçenekleri değerlendiriliyor.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, İran'ın füze kapasitesini hedef alacak 10 ila 14 gün sürebilecek geniş çaplı bir hava harekâtı planını ABD Başkanı Donald Trump'a sundu. Trump, kapsamlı bir askeri operasyon ile daha sınırlı bir misilleme arasında karar aşamasında bulunuyor. ABD'nin İran bağlantılı hedeflere yönelik saldırılar düzenlediği, ancak hava savunma mühimmatı stoklarının azalmasının ve yeni bir savaş riskinin Washington'da endişe yarattığı aktarıldı.
Wall Street Journal'ın aktardığı bilgilere göre, Amiral Cooper'ın sunduğu plan İran'ın füze kapasitesini önemli ölçüde zayıflatmayı amaçlayan yoğun hava saldırılarını kapsıyor. Trump'ın önündeki ikinci temel seçenek ise diplomatik çözüm arayışını sürdürürken daha sınırlı bir askeri operasyonla misillemede bulunmak. Hava savunma mühimmat stoklarının azaldığı yönündeki uyarılara rağmen geniş çaplı operasyon seçeneğinin masada olduğu belirtiliyor.
Çarşamba gecesi Amiral Cooper'ın komutasındaki ABD güçleri, İran'ın Salı günü Ürdün'deki Amerikan kuvvetlerine yönelik füze saldırılarına karşılık olarak hava saldırıları düzenledi. Bu operasyonda İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı çok sayıda hedef vuruldu. Komuta merkezleri, füze tesisleri ve insansız hava aracı altyapısı saldırıların hedefleri arasında yer aldı. Önümüzdeki günlerde daha uzun süreli bir hava harekâtı başlatılıp başlatılmayacağı konusunda henüz kesin bir karar alınmadığı ifade edildi.
Kongre'deki bazı eleştirmenler, yeni ve kapsamlı bir hava harekâtının ABD'yi kazanılması zor yeni bir savaşın içine sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Amiral Cooper ise askeri müdahalenin etkili olabilmesi için İran'ın füze kapasitesini ciddi ölçüde azaltacak yoğun hava saldırılarının gerekli olduğunu savunuyor. Büyük çaplı operasyon planının, İran'ın saldırı kapasitesini düşürerek ABD'nin savunma amaçlı füze kullanımını da azaltabileceği değerlendiriliyor.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ise Beyaz Saray'a askeri seçeneklerin ikinci ve üçüncü dereceden sonuçları konusunda sık sık uyarılarda bulunuyor. Caine, özellikle ABD'nin hava savunma füzesi stoklarının azalmasından endişe duyuyor. Bu mühimmatın yalnızca İran tehdidine karşı değil, dünyanın farklı bölgelerindeki ABD üsleri ve müttefiklerinin korunması açısından da kritik önem taşıdığı ifade ediliyor. Düşük stok seviyelerinin İran'a yönelik geniş çaplı operasyonları tamamen engellemeyeceği, ancak riskleri önemli ölçüde artıracağı kaydediliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Donald Trump ile yaptığı görüşmenin ardından ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile de bir araya geldi. Yetkililer, Trump yönetiminin kapsamlı askeri operasyon kararı alması halinde İsrail güçlerinin olası büyük ölçekli ABD saldırısına dahil edilebileceğini belirtti.
Amiral Cooper'ın uzun süredir bürokratik dezavantajlarla karşı karşıya olduğu ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine kadar Oval Ofis'e doğrudan erişim sağlayamadığı kaydedildi. Trump'a savaşla ilgili brifinglerin büyük bölümünün Caine ve Savunma Bakanı Hegseth tarafından sunulduğu, Cooper'ın savaşın başlamasından bu yana başkanı yalnızca birkaç kez yüz yüze bilgilendirdiği ifade edildi. Trump ile Cooper'ın son yüz yüze görüşmesinin geçen hafta Air Force One uçağında gerçekleştiği aktarıldı.
Amiral Cooper, yalnızca hava gücünün tek başına savaş kazandırmayacağı yönündeki değerlendirmelere rağmen yeterli süre verilmesi halinde İran'a ağır darbe indirilebileceğine inanıyor. Trump'ın şubat ayında askeri operasyonu değerlendirdiği dönemde Cooper, harekâtın tamamlanabilmesi için en az altı haftaya ihtiyaç duyduğunu hesaplamıştı, ancak bu süre kendisine verilmedi.
Cooper, 31 Mart itibarıyla operasyonun tamamlanabilmesi için yaklaşık 20 günlük ek süre gerektiğini değerlendirdi. Ancak 3 Nisan'da ABD'ye ait bir F-15E savaş uçağının İran'ın güneybatısında düşmesi ve ardından gerçekleştirilen yüksek riskli kurtarma operasyonu süreci değiştirdi. Her iki pilotun sağ olarak kurtarılmasına rağmen, bu olayın Trump'ın birkaç gün sonra ateşkes anlaşmasını imzalamasında etkili faktörlerden biri olduğu öne sürüldü.

