AIPAC, seçimlerde 'İsrail' kelimesini yasakladı
AIPAC, halk tepkisinden dolayı reklamlarında 'İsrail' kelimesini kullanmaktan kaçınmaya başladı. Seçim harcamaları sonuç vermedi.

Kongre ara seçimlerine kısa bir süre kala, İsrail yanlısı lobi grubu AIPAC, Amerikan siyasetinde önemli bir sınavdan geçiyor. Kasım ayında yapılacak seçimlerde AIPAC'ın desteklediği adayların performansı, tartışmalara yol açtı. Milyonlarca dolarlık harcamalara rağmen, bazı kritik yarışlarda beklenen sonuçlar alınamadı.
'OpenSecrets' verilerine göre, AIPAC bağlantılı gruplar, İsrail yanlısı adaylar için 100 milyon dolardan fazla harcama yapmış olmasına rağmen, önemli yarışlarda rakiplerinin gerisinde kaldı. AIPAC, 2022'den bu yana Kongre seçimlerinde harcadığı bütçeyi iki katına çıkararak 70 milyon doları aştı.
Ancak, lobi grubunun seçim başarısının, artan halk tepkisi nedeniyle yüzde 98'lerden yüzde 60-70 seviyesine düştüğü ifade ediliyor. Michigan eyaletinde, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını soykırım olarak nitelendiren Abdul El-Sayed'e karşı AIPAC, 30 milyon dolardan fazla harcama yaptı.
Ancak El-Sayed, 5 Ağustos'ta yapılan ön seçimleri kazandı. Benzer bir durum California'da da yaşandı; AIPAC destekli Melissa Hernandez, Afgan kökenli Aisha Wahab'a karşı yenildi. AIPAC, Amerikan halkının İsrail politikalarına yönelik desteğinin en düşük seviyelerde olduğunu gözlemleyerek, seçim reklamlarında 'İsrail' kelimesini doğrudan kullanmaktan kaçınmaya başladı.
Quinnipiac Üniversitesi'nin haziran ayında yaptığı bir ankete göre, halkın yüzde 48'i Washington'un İsrail'i 'çok fazla desteklediğini' düşünüyor. 2022 ile 2026 yılları arasında fonlanan 109 televizyon ve dijital reklamın sadece 6'sında İsrail adı geçerken, diğer reklamlarda ekonomiye ve kürtaj haklarına daha fazla yer verildi.
AIPAC, İsrail hükümetinin hedeflerini savunmasına rağmen, Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) kapsamında Adalet Bakanlığına kayıt olmayı reddediyor. Bu durum, Washington'da artan tepkilere yol açtı. Eleştirmenler, lobi faaliyetlerinin doğrudan Tel Aviv'in çıkarlarına hizmet ettiğini belirtiyor. AIPAC, yönetiminde yabancı yetkili bulunmadığını ve yalnızca ABD'li bağışçılar tarafından finanse edildiğini iddia ederek bu zorunluluğa karşı çıkıyor.
1938 yılında Nazi ve Sovyet etkisine karşı çıkarılan FARA yasası, yabancı devletlerin çıkarları doğrultusunda faaliyet gösteren yapıların şeffaf bir şekilde denetlenmesini öngörüyor.







