
Antalya kıyılarındaki mikroplastik kirliliği artıyor
Mikroplastikler, deniz canlılarının ölümüne yol açabiliyor.
Antalya kıyılarında son günlerde mikroplastik yoğunluğunda artış gözlemlendi. Akdeniz Üniversitesi'nden (AÜ) Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Akdeniz havzasındaki yoğun nüfus ve yaz sezonunda artan insan hareketliliğinin, nehirler ve gemilerden kaynaklanan atıkların yanı sıra kıyılara bırakılan çöplerin mikroplastik kirliliğini artırdığını ifade etti. Meltem rüzgarlarının etkisiyle kıyıya taşınan mikroplastiklerin deniz canlıları tarafından tüketildiği ve insan sağlığını tehdit ettiği vurgulandı. Ayrıca, plastik atıkların deniz ekosisteminde görsel kirliliğe neden olduğu ve kuşlar, balıklar ve deniz kaplumbağaları için ciddi riskler oluşturduğu belirtildi.
Prof. Dr. Gökoğlu, ekibiyle gerçekleştirdiği dalışlarda insan kaynaklı atıkların varlığını tespit ettiklerini ve bu konuda toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğinin altını çizdi. Akdeniz havzasında sadece Türkiye değil, Mısır, Suriye, Lübnan ve İsrail gibi diğer ülkelerin de bulunduğunu belirten Gökoğlu, yaz mevsimiyle artan insan hareketliliğinin denize atık girişiyle orantılı olarak arttığını söyledi. Güneş ışınlarının etkisiyle plastiklerin zamanla parçalanarak mikroplastiklere dönüştüğünü kaydetti.
Prof. Dr. Gökoğlu, ırmaklar ve derelerden gelen plastik atıkların da denize karıştığını ifade etti. Meltem rüzgarlarının etkisiyle kıyılara sürüklenen mikroplastiklerin, su yüzeyinde toz gibi, renkli bir tabaka halinde görünür hale geldiğini vurguladı. Mikroplastiklerin, balıklar ve diğer deniz canlıları tarafından yutulduğu ve bünyelerinde biriktiği, bu durumun da insan sağlığına olumsuz etkileri olabileceği belirtildi. Özellikle çocukların, mikroplastiklerle temas ettiğinde veya bunları farkında olmadan yuttuklarında, çeşitli mikroorganizmaları vücutlarına alabileceği uyarısında bulundu.
Gemilerden kaynaklanan atıkların da önemli bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Gökoğlu, insanların kıyıya geldiklerinde yedikleri içeceklerin ambalajlarını ve atıklarını bırakmalarının bu kirliliğin artmasına neden olduğunu ifade etti. Özellikle tek kullanımlık plastik bardaklar ve ambalajların denize ulaşmasında rüzgarın etkili olduğunu söyleyen Gökoğlu, bu durumun toplumsal duyarsızlıktan kaynaklandığını vurguladı. Ayrıca, Antalya'nın önemli bir seracılık merkezi olduğunu ve seralarda kullanılan plastik örtülerin de çevreye karıştığına dikkat çekti.
Prof. Dr. Gökoğlu, mikroplastiklerin deniz ekosistemine zarar verdiğini, kanserojen etkileri olduğunu belirten bilimsel çalışmaların bulunduğunu aktardı. Mikroplastiklerin en küçük planktonlardan başlayarak besin zinciri boyunca daha büyük canlılara aktarıldığını, üzerlerinde taşıdıkları mikroorganizmaların hastalık etkenlerini yayabileceğini vurguladı. Özellikle deniz kaplumbağalarının plastik poşetleri denizanası zannederek tüketebildiğini, balıkların da mikroplastikleri yuttuğunu ve bu durumun sindirim sistemlerini tıkayarak canlıların ölümüne kadar varan sonuçlar doğurabileceğini anlattı. Besin zincirinin piramit şeklinde olduğunu ve en üst basamakta memeliler ile insanların bulunduğunu, dolayısıyla mikroplastiklerin sonunda insanlara kadar ulaşabileceğini ifade etti.







