6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Avrupa'da aşırı sıcaklar nehirleri kuruttu, enerji üretimi tehlikede

Avrupa kıtasında yaşanan şiddetli kuraklık Ren, Tuna ve Po nehirlerinde su seviyesini rekor düzeyde düşürdü. Nükleer santraller kapanırken ulaşım aksadı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:
Avrupa'da aşırı sıcaklar nehirleri kuruttu, enerji üretimi tehlikede

Bu yaz yaşanan şiddetli sıcak hava dalgaları ile uzun süren kuraklıklar, birçok Avrupa nehir yatağını çorak kumlu alanlara dönüştürdü. Ren, Tuna ve Po nehirleri dahil olmak üzere kıta genelindeki ana damarlar rekor düzeyde düşük seviyelerde seyrediyor.

Bu durum yük taşımacılığını aksatıyor, nükleer santralleri reaktör kapatmaya zorluyor ve tarımsal verimliliği düşürüyor. Avrupa kıtası kuraklıkla boğuşuyor. Nehirler, barajlar ve göllerde su seviyesi önemli ölçüde düştü.

Bu durum, meteorolojik kuraklığın hidrolojik kuraklığa dönüştüğünü gösteriyor. Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Macaristan, Romanya, Polonya, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti kuraklıktan etkilendi. - AVRUPA'DA SICAKLIK ARTIŞI - Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, "Avrupa genelinde sıcaklık artışları yaz aylarında rekor bir düzeye ulaştı.

Öyle ki, uzun yıllar haziran ve temmuz ayı sıcaklık ortalamaları baz alındığında, Avrupa genelinde 2026 yılı için 2.79°C’lik bir sıcaklık artışı söz konusu. Avrupa Birliği yer gözlem programı Copernicus çerçevesinde sağlanan uydu verileri incelendiğinde, sıcaklık artışının Avrupa’ya yayıldığını açık bir şekilde görebiliyoruz" dedi.

Özçelik, "Almanya’yı merkez alan bir boylamda Avrupa’yı iki kısma ayırdığımızda, batıda kalan bölgelerde 1991-2020 referans dönemine göre gözlenen sıcaklık artışlarını 'çok sıcak' ya da 'aşırı sıcak' olarak adlandırabiliriz. Doğu’da kalan kısımda ise 'sıcak' ya da 'çok sıcak' olarak değerlendirebileceğimiz sıcaklık artışları gerçekleşiyor.

Avrupa’da sıcaklık artışlarını sadece yağış eksikliği olarak değerlendirmemek gerekir" ifadelerini kullandı. Özçelik sözlerini şöyle sürdürdü: "Sıcak hava koşulları, bir yandan sıcak hava dalgaları, orman yangınları gibi afetleri tetiklerken, diğer yandan da baraj, göl ve akarsulardaki su seviyesindeki düşüşlerden kaynaklı sosyo-ekonomik problemleri de beraberinde getiriyor.

Değişen hava koşullarının önümüzdeki dönemde, Avrupa genelinde kısa süreli şiddetli sağanaklara, taşkınlara ve hortumlara yol açması da olası." - TUNA NEHRİ'NDE TARİHİ DÜŞÜŞ - Ceyhun Özçelik, Avrupa’daki hidrolojik kuraklığın en belirgin etkilerinin nehirlerde yaşandığının altını çizdi.

Özçelik, "Avrupa’nın en büyük nehirlerinden Tuna Nehri'nde, Ren Nehri'nde, Po Nehri'nde, Loire Nehri'nde ve Garonne Nehri'nde su seviyesi hiç görülmediği kadar azaldı. Tuna Nehri Almanya, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Moldova ve Ukrayna’dan geçerek Karadeniz’e dökülüyor ve tüm bu ülkelere hayat veriyor.

Rusya’dan geçerek Hazar’a dökülen Volga Nehri'ni saymazsak, yaklaşık 2.900 km ile Avrupa’nın en uzun nehri. Maalesef, yakın tarihin en düşük su seviyelerinde" dedi. Budapeşte civarındaki ölçümlere göre Tuna Nehri son 70 yılın en düşük seviyesinde ölçüldü.

Akmayan Tuna Nehri, yüzyıllardır gizli kalan birçok kalıntıyı gün yüzüne çıkardı. Özçelik bu konuda şu bilgileri aktardı: "Roma İmparatorluğu dönemine ait liman yapıları, Sovyet ordusunun ilerleyişini engellemek için 1944 yılında batırılan savaş gemileri, aynı döneme ait mayın tarama gemileri, batıklar ve yüzlerce kiloluk patlamamış mühimmat bunlardan bazıları.

Tuna’nın çekilen suları altında buzul çağına ait mamut fosillerinin ortaya çıkması ve kıtlık dönemlerini izleyebilmek için 15 ila 19. yüzyıllarda nehir kenarlarına yontulmuş 'kuraklık taşları'nın (hunger stones) görünür hale gelmesi kuraklığın şiddetinin anlaşılması açısından oldukça önemlidir." - NÜKLEER SANTRALLER TEHLİKEDE - Tuna Nehri'ndeki su seviyeleri, Romanya'nın tek nükleer santralı için gerekli olan soğutma suyunu sağlayamayacak kadar düştü.

Romanya'nın elektrik ihtiyacının beşte birini karşılayan Cernavodă santralı, ordunun patlayıcılar kullanarak santrale su yönlendirme girişimlerinin sonuç vermemesinin ardından ağustos ortasında kapandı. Macaristan'ın elektriğinin yüzde 40'ını üreten Paks Nükleer Santrali’nde ise su kıtlığı tesisi kapanma noktasına getirdi.

Batı Avrupa'nın ekonomik arteri Ren Nehri'nde koşullar, gemileri normal kapasitelerinin yüzde 20'si kadar yük taşımaya zorladı. Su seviyesi, Almanya'nın Kaub kentindeki nakliye darboğazında 25 santimetreye, hatta yer yer 8 santimetrenin altına indi. Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, Köln ve Düsseldorf’ta nehrin çekildiğini, insanların nehir yatağında yürüdüğünü ve Kaub yakınlarındaki tarihi Pfalzgrafenstein Kalesi’ne yürünerek ulaşılabildiğini söyledi.

Hollanda’da ise botlar marinalarda mahsur kaldı. - TARIM VE ÜRETİM DARbe ALDI - İtalya'nın en uzun nehri Po, tarlaların sulanması için hayati önem taşıyor. Nehrin çekilmesi, yatağı Adriyatik Denizi'nden gelecek tuzlu su işgaline karşı savunmasız bıraktı.

Fransa’nın nehirleri Loire ve Garonne da kuraklıktan ağır darbe aldı. Özçelik, "Loire Nehri’nin kurumasıyla Fransa’nın tarımsal üretimde son yılların en düşük seviyelerine gerildiği rapor ediliyor. Avrupa'nın diğer önemli su yollarından Ron, Elbe, Tisza ve Oder gibi nehirlerde de su seviyesi azalmasına bağlı enerji üretimi, ulaşım, tarım ve kirlilik kaynaklı sorunlar baş gösteriyor" diye konuştu.

Kuraklık ve sıcak hava dalgaları İngiltere’yi de etkiledi. Avon, Thames ve Ouse gibi akarsularda su seviyesi normal düzeyin altına indi.

Ülkede içme ve kullanma suyu kullanım kısıtlamaları uygulanıyor. - TÜRKİYE ETKİLENİR Mİ? - Ceyhun Özçelik, Türkiye'deki hava sıcaklıklarının geçmiş yılların aksine normale yakın seyrettiğini belirtti. Ancak Özçelik, hava ve deniz suyu sıcaklıklarındaki küresel rekor artışların bölgesel iklimleri etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Özçelik, "Büyük ölçekteki iklimsel değişimlerin bölgesel ve yerel ölçekteki etkilerinin, yakın zamanlı tahminler veya istatistiksel davranışların tespiti dışında konumsal ve zamansal olarak yüksek doğrulukta kestirilmesi kolay değildir.

Bu nedenle, ülkemiz genelinde bölgesel ve yerel ölçekte bilimsel çalışmaların sürdürülmesi, bulgular ışığında gereken adaptasyon ve mücadele stratejilerinin geliştirilmesi ve altyapı iyileştirme hazırlıklarının yürütülmesi büyük önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Dış Haberler Servisi

#Avrupa · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler