9 Eylül 2026 ÇarşambaUSD48,46EUR56,28
Gündem Nabzı

bakır fiyatları rekor kırdı, son 1 yıllık yükseliş %47 oldu

Londra Metal Borsasında ton başına 14 bin 779 dolara kadar yükselen bakır, son 12 ayda altının primini ikiye katladı. Uzmanlar artışın sebeplerini ve 15 bin dolar beklentisini değerlendirdi.

Ekonomi Servisiİlk yayın: Güncelleme:
bakır fiyatları rekor kırdı, son 1 yıllık yükseliş %47 oldu

Yapay zekâ veri merkezleri, yenilenebilir enerji ve şebekelerden gelen talep, bakır fiyatlarını Londra Metal Borsasında rekora taşıdı. ABD'nin bu ürüne gümrük vergisi uygulayabileceği riski de fiyatları yukarı çekti. Bakırda 12 aylık prim %47'ye ulaştı. Bu prim aynı dönemde ons altında gerçekleşen %21'lik yükselişi ikiye katladı. Küresel piyasalarda bakır fiyatlarında dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Londra Metal Borsasında bakır fiyatları ton başına 14 bin 779 dolara kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü ve ardından 14 bin 628 dolar seviyesine geriledi. Fiyatların 15 bin dolar seviyesine yaklaşmasıyla piyasada bakırın bu hafta içerisinde 15 bin doları test edebileceği beklentisi öne çıkıyor. Böylece bakırda son 12 aydaki artış %47 olarak gerçekleşti. Bu prim, son 1 yıllık dönemde ons altın fiyatında gerçekleşen %21'lik yükselişi de ikiye katladı. - BAKIR NEDEN YÜKSELİYOR? - Bakır fiyatlarındaki artışın yapay zekâ veri merkezleri, yenilenebilir enerji, elektrik altyapısı, savunma sektörü ve şebekelerden gelen taleple ivmelendiği belirtiliyor. Çin'de konut piyasasındaki zayıflık sürmesine rağmen bakır talebinin toparlandığı ve enerji dönüşümünün bu talebi desteklediği ifade ediliyor. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın rafine bakır ithalatına da tarife getirebileceği beklentileri, ABD'de Comex borsasındaki fiyatları küresel fiyatların üzerine çıkardı. Küresel stokların yaklaşık %70'inin ABD'de yoğunlaştığı, bu durumun daha önce görülmemiş bir piyasa dengesizliği yarattığı ve tedarik sıkıntısı riskinin öne çıkabileceği ifade ediliyor. Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, arzdaki gerilemeye dikkat çekti. Hansen, "Uluslararası Bakır Çalışma Grubu verileri, üretimin yılın ilk yarısında %1,1 düştüğünü ve büyük üreticiler Codelco ve Freeport-McMoRan Inc.'in çift haneli düşüşler kaydettiğini gösteriyor. Madencilik arzının talebi karşılamakta zorlanması, cevher kalitelerindeki düşüş, artan üretim maliyetleri ve yeni maden yatırımlarının uzun yıllar alması arz baskısını artırıyor. Buna ek olarak Afrika genelindeki hükümetler mineral zenginlikleri üzerinde daha fazla kontrol sağlamaya çalışıyorlar; bu da arz ve fiyatları potansiyel olarak etkiliyor" diye konuştu. - GÜMRÜK VERGİSİ ENDİŞESİ - Muhtemel bir gümrük vergisi duyurusu öncesinde ABD'ye gerçekleşen büyük miktarda rafine bakır akışına da dikkat çeken Hansen uyarılarda bulundu. Hansen, "Bu sevkiyatlar küresel stokları azaltmasa da bakırı, küresel talebin %10'undan daha azını oluşturan bir pazarda fiilen mahsur bırakıyor. Diğer bölgelerdeki tüketiciler için erişilebilirliğini zorlaştırıyor. Talebin büyük çoğunluğunun yoğunlaştığı bölgelerde fiziksel piyasayı daraltıyor" dedi. Bakırın son 12 ayda %47 oranında değer kazandığını hatırlatan Hansen değerlendirmelerini sürdürdü. Hansen, "Bu artış sadece kısa vadeli aksaklıklardan değil, aynı zamanda kısıtlı maden arzı büyümesi ile birlikte veri merkezleri ve enerji altyapısından kaynaklanan talep arasındaki uzun vadeli uyumsuzluktan kaynaklanıyor. Bakır ayrıca, elektrik şebekelerinde, elektrikli araçlarda, yenilenebilir enerji üretiminde ve enerji depolamada oynadığı merkezi rol nedeniyle giderek daha önemli bir geçiş metali haline geliyor" ifadelerini kullandı. - RİSKLER VE GELECEK BEKLENTİLERİ - Diğer bazı malzemelerin aksine bakırın büyük ölçekte ikame edilmesinin kolay olmadığını dile getiren Hansen, "Elektrifikasyon hızlandıkça bakır talebi dirençli kalabilir. Yeni madenlerin geliştirilmesindeki uzun hazırlık süreleri ve teknik zorluklar, piyasanın artan tüketime hızlı cevap verme yeteneğini sınırlayabilir" görüşünü paylaştı. Hansen, bakır ve altın arasındaki farka ilişkin olarak bakırdaki yükselişin fiziksel metal arzındaki kıtlıktan, altındaki yükselişin ise yatırımcıların alternatif varlıklara yönelik talebinden kaynaklandığını ifade etti. Hansen, bakırın yüksek fiyatların talebi olumsuz etkilemesi nedeniyle belirli bir sınırla karşılaşabileceğini, altının ise aynı şekilde tüketilmediği için farklı bir dinamiğe sahip olduğunu belirtti; ayrıca beş yıllık bir yatırım perspektifinde tek bir metal seçmesi gerekirse altını tercih edeceğini, üç yıllık perspektifte ise altın, platin ve bakırı seçeceğini kaydetti. Fiyatlardaki yükselişin risksiz olmadığını da vurgulayan Hansen şu değerlendirmeyi yaptı: "ABD'nin tarife politikasında yaşanabilecek değişiklikler, biriken bakırın yeniden küresel piyasalara dönmesine yol açabilir. Uzun süreli spekülatif pozisyonlanma, özellikle beklenen ABD gümrük vergilerinin uygulanmaması ve son ithalat akışlarının tersine dönmesi durumunda, fiyatları keskin bir düzeltmeye karşı savunmasız bırakabilir. Enflasyonu dizginlemeyi amaçlayan yüksek faiz oranları da inşaat, imalat ve yatırımları olumsuz etkileyebilir. Buna ek olarak yapay zekâ yatırımlarında beklenmedik bir yavaşlama talebi zayıflatabilir ve mevcut olumlu havayı baltalayabilir."

Kaynak: Ekonomi Servisi

#Altın · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler