BM, ABD'den denizdeki yasadışı cinayetlere son vermesini istedi
BM raportörleri, ABD'nin Karayip Denizi ve Pasifik Okyanusu'ndaki hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 223'e ulaştığını açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri, ABD'nin Karayip Denizi ve Pasifik Okyanusu'ndaki hava saldırılarında son bir yılda en az 223 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi ve bu yasa dışı cinayetlere son verilmesi çağrısında bulundu. BM raportörleri, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, 'ABD'nin Karayip Denizi ve Pasifik Okyanusu'ndaki hava saldırılarında son bir yılda 223 kişi denizde hayatını kaybetti. ABD'nin yasa dışı cinayetlerine son verilmesini talep ediyoruz. Bu sistematik cinayetler, yaşam hakkına saygı gösterme temel yükümlülüğünü ciddi şekilde ihlal ediyor.
Uluslararası hukuk, hükümetlerin denizde sözde suçluları öldürmesine izin vermez' denildi. Açıklamada, ABD hükümetinin saldırıları haklı çıkaran yasal iddialarının reddedildiği hatırlatıldı. Uyuşturucu kartellerinin ve çetelerinin ABD'ye karşı silahlı saldırılar düzenlemediğine ve bu nedenle BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkı bulunmadığına dikkat çekildi.
'Uyuşturucu kaçakçılığı, güç kullanımıyla ilgili uluslararası insan hakları hukukuna tabi bir kolluk kuvveti meselesidir. Buna savaş demek, onu savaş yapmaz.' ifadelerine yer verildi. ABD ordusunun 2 Eylül 2025'ten bu yana uluslararası sularda en az 68 gemiye saldırdığı ve çoğu durumda gemideki kişilerin öldüğü belirtildi.
Bazı saldırılarda ise bazı kişilerin kaybolduğu aktarıldı. Açıklamada, 'Bu saldırılar, gemilerin ABD yasalarına göre terör örgütü olarak tanımlanan gruplar adına uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle gerçekleştirildi. Uluslararası insancıl hukuk uyarınca ABD ile silahlı bir çatışma mevcut değil çünkü iki taraf arasında askeri bir çatışma yok.
ABD, herhangi bir yasal dayanak olmaksızın bireyleri öldürüyor. İddia edilen uyuşturucu kaçakçıları savaşçı değildir. Bu öldürmeler yargısız ve hukuka aykırıdır.' değerlendirmesine yer verildi.
Uluslararası deniz hukukunun askeri müdahale yerine kolluk kuvvetlerinin müdahalesini gerektirdiğine vurgulandı. Uyuşturucuyla mücadele anlaşmaları veya uluslararası terörle mücadele hukuku kapsamında gemilerin ve mürettebatın askeri olarak hedef alınması için hiçbir dayanağın olmadığı kaydedildi. 'Saldırılar ayrıca deniz güvenliğine karşı suç teşkil edebilir, diğer ülkelerin soruşturma ve kovuşturma yetkisine sahip olmasını sağlayabilir.' denildi. BM özel raportörleri, 'İnsan Hakları Konseyinin özel mekanizmaları' sürecinin bir parçası olarak biliniyor.
BM İnsan Hakları Sistemi'ndeki bağımsız özel mekanizmalar, Konseyin belirli bir ülkenin durumunu veya dünyanın herhangi bir yerindeki tematik sorunları ele alan bağımsız bilgi toplama ve izleme mekanizmaları olarak öne çıkıyor. Bu mekanizmaların uzmanları, gönüllülük esasına göre ve bağımsız şekilde çalışmalarını yürütüyor.







