Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Döviz korumalı mevduatlar sıfır seviyesine indi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, döviz korumalı mevduatların sıfır seviyesine indiğini açıkladı. Yılmaz, Türk lirası mevduatların iki katına çıktığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde "Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması" kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yılmaz, Orta Vadeli Program'ın (OVP) kalkınma planlarıyla uyumlu olduğunu belirtti.
OVP, makroekonomik, mali ve yapısal politikaları yönlendiren temel çerçeveyi oluşturuyor. Yılmaz, programın kamu gelirleri, harcamaları ve borçlanmasına dair çerçeve belirlediğini ifade etti. Türkiye'nin küresel ekonominin bir parçası olduğunu vurgulayan Yılmaz, küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin ekonomik öngörüleri etkilediğini aktardı.
Dünya genelindeki üretimin, beklenen seviyelerin altında kalacağını belirten Yılmaz, kırsal ve sanayi sektöründeki büyümenin Türkiye için kritik olduğunu söyledi. Dış talebin ihracat üzerindeki etkisini vurguladı. Geçen yıl Orta Vadeli Program hazırlanırken, ticaret ortaklarının büyüme oranına ilişkin uluslararası öngörünün yüzde 2,4 olduğu, bunun bugün yüzde 1,6'ya gerilediği bildirildi.
Sanayi üretimindeki yavaşlama hakkında bilgi veren Yılmaz, geçen yıl için yüzde 3,4'lük büyüme öngörülürken, bu yıl yüzde 0,5'lik bir daralma beklediklerini aktardı. Yılmaz, bu durumu bölgedeki savaşın etkisiyle ilişkilendirdi. Brent petrol fiyatlarının varil başına 64,3 dolar olmasının öngörüldüğünü, ancak bugün ortalama fiyatın 89,3 dolara çıktığını belirtti.
Enerji dışı emtia fiyatlarının da yükseldiğini ifade etti. OVP'de büyüme oranının yüzde 3,8 olarak öngörüldüğünü, bunun revize edildiğini belirten Yılmaz, şu anda yüzde 3,3'lük bir büyüme öngörüldüğünü söyledi. TÜFE tahmininin de yüzde 16'dan yüzde 28,4'e revize edildiğini kaydetti.
Dış ticaret açığı hakkında bilgi veren Yılmaz, daha önce 96 milyar dolar olarak öngörülen dış ticaret açığının 105 milyar dolara çıktığını, bunun enerji faturasındaki artıştan kaynaklandığını belirtti. Turizm gelirleri beklentisinde ise 68 milyar dolardan 65 milyar dolara düşüş yaşandığını ifade etti.
2025 yılı için küresel ticaretin yüzde 5, küresel büyümenin ise yüzde 3,5 oranında gerçekleşmesinin beklendiğini aktaran Yılmaz, dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 3, dünya ticaretinin ise yüzde 3,5 oranında büyümesinin öngörüldüğünü belirtti. Yılmaz, savaşın etkisiyle emtia fiyatlarında önemli artışlar yaşandığını, Türkiye'deki toplam yatırımın toplam tüketimden daha hızlı büyüdüğüne dikkat çekti.
Bu durumun Türkiye'nin büyüme kalitesi açısından önemli olduğu vurgulandı. Yılmaz, Türk lirası mevduatlarının neredeyse iki katına çıktığını, döviz mevduatlarının ise yüzde 40'ın altına düştüğünü söyledi. Döviz korumalı mevduatların sıfır seviyesine indiğini ve bunun finansal piyasalara zarar vermeden gerçekleştiğini belirtti.
Son aylarda altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen toplam rezervlerin önemli ölçüde arttığını aktardı. Mayıs 2023’te 98,5 milyar ABD doları olan brüt rezervlerin, 28 Ağustos 2026 itibarıyla 188,2 milyar dolara çıktığını ifade etti. Yılmaz, risk göstergesi olan CDS'nin Mayıs 2023'te 700 puanın üzerindeyken şu anda 220'nin altında olduğunu belirtti.
Kamu borcunun GSYİH'ye oranının yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu ve Türkiye’nin bu alanda avantajlı olduğunu kaydetti. Cari işlemler açığının yüzde 2'nin altında olduğunu bildiren Yılmaz, bu yıl cari açığın geçici bir artış gösterdiğini ancak bunun yapısal bir bozulma olmadığını ifade etti.
Genel enflasyonla mücadelede ilerleme kaydettiklerini belirten Yılmaz, enflasyonun 2024'te yüzde 21'e düşmesini beklediklerini aktardı. Yılmaz, gıda, yakıt, doğal gaz ve ulaşım hizmetlerine dair fiyat artışlarının etkili olduğunu belirtti. Savaşın etkisinden kaynaklanan ek fiyat baskılarının genel enflasyondaki düşüşü etkilemediğini söyledi.
Bütçe açıklarına dair bilgi veren Yılmaz, deprem harcamalarının bütçe açığında önemli rol oynadığını, ancak zamanla bu harcamaların payının azalacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güçlü liderliğiyle yürütülen programın başarılarına dikkat çekti. 2026 yılı sonunda milli gelirin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başına düşen milli gelirin 20 bin ABD doları seviyesine ulaşacağını öngördüklerini belirtti. Temel hedefin enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek olduğunu vurguladı.
Yılmaz, iş gücü piyasası reformları ve aktif iş gücü politikalarını hayata geçireceklerini belirtti. Genç nüfusun istihdama katılımı için uygun ortam hazırladıklarını, mesleki eğitim ve beceri kazandırmaya ağırlık vereceklerini aktardı.
Enflasyonun düşürülmesinin sürdürülebilir büyüme açısından önemli olduğunu belirten Yılmaz, risk algısının düştüğünü ve dış tamponların daha güçlü olduğunu ifade etti. Yeni OVP ile makroekonomik istikrarı sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.







