Elektrik Mühendisleri ile makina mühendisleri odası, termik santrallere ihtiyaç olmadığını belirtti
Elektrik Mühendisleri Odası ve Makina Mühendisleri Odası, Muğla'daki santrallerin elektrik arzına etkisinin düşük olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi, elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve Makina Mühendisleri Odası (MMO), Muğla'daki Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santrallerinin elektrik üretimi üzerindeki etkilerini değerlendiren bir rapor açıkladı. Rapora göre, Türkiye'de elektrik arz sorunu bulunmamakta ve santrallerin toplam gücü 1.768 MW, teorik yıllık üretimi ise 10,9 milyar kWh'dir.
PAYLARI ÇOK DÜŞÜK Rapor, bu santrallerin Türkiye'nin kurulu gücü ve yıllık üretim kapasitesi içinde oldukça düşük paylara sahip olduğunu ortaya koydu. Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin devre dışı bırakılmasının Türkiye'nin elektrik sistemine etkisi olmayacağı, mevcut kullanılmayan kapasite ile eksikliklerin rahatlıkla karşılanabileceği ifade edildi.
Ayrıca, Ege Bölgesi'nin kendi ihtiyacının yaklaşık %24,8 oranında fazlasını ürettiği belirtilerek, bu santraller kapatıldığında bölgedeki elektrik talebinin mevcut santrallarla karşılanabileceği kaydedildi. DİĞER SANTRALLER AÇIĞI KAPATIR Rapora göre, 2025 yılında bu santrallerde 10.402,05 GWh ile rekor üretim bekleniyor.
Ancak açıkların diğer santrallerden kapatılabileceği vurgulandı. Sadece lisanslı 50 MW ve üzeri santralların üretimi bile bölge tüketimini piyasa koşullarında karşılamaktadır. Bu santralların toplam gücü 10.772 MW ve piyasa koşullarında üretimi 48.942,2 GWh seviyesindedir.
Ayrıca, bölgede 4.259,23 MW lisanslı 50 MW’dan küçük santral ile 4.390 MW lisansız santral bulunmakta ve bu santrallar toplamda yaklaşık 18.265 GWh üretim yapmaktadır. ‘EKSİLEN KAPASİTE KARŞILANIR’ Bu üç santralin üretim yapmaması durumunda, mevcut kullanılmayan kapasitenin devreye alınması ile eksikliklerin kolayca karşılanabileceği kaydedildi.
Ege Bölgesi’nde son yıllarda inşa edilen 106 elektrik üretim tesisinin 3.811 MW gücündeki projesinin 2.321,3 MW’lık kısmı tamamlanmış, bin 358,3 MW’lık kısmı ise inşaat aşamasındadır. Bu yeni tesislerin büyüklüğü, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin iki katına yakın bir kapasiteye sahiptir. ‘KARBON SALINIMI ENGELLENİR’ Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin devre dışı kalması halinde yılda 10,8 ton karbon salınımının önlenmiş olacağı, bu miktarın Türkiye'nin yıllık karbon salınımının yaklaşık %2'sini oluşturduğu kaydedildi. ‘KAMU YARARI SAĞLANIR’ 2025 yılında EÜAŞ, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinden 75 dolar/MWh fiyatla toplam 1.766.636 MWh elektrik almış ve bu işlemler sonucunda 132.497,700 dolar ödeme yapmıştır.
Santrallerin devre dışı kalması ile kamu, bu yüksek fiyatlı elektriği almak zorunda kalmayacak ve bu durum kamu yararına olacaktır. Yeni yapılan yenilenebilir kaynaklı tesislerin elektrik satış fiyatı, mevcut fiyatların çok altında olacağından, ilerleyen dönemlerde elektriğin daha uygun fiyatlarla halka ulaşması mümkün olacaktır.
Raporda, TEİAŞ’ın santrallere “kapasite ödemeleri” adı altında elektrik satmadıkları zamanlarda devreye girebilme primi verdiği, bu ödemelerin önemli miktarlara ulaştığı belirtildi. Yeniköy ve Kemerköy santrallerine 2018-2025 yılları arasında 192 milyon dolar, Yatağan santralına ise 82 milyon dolar ödeme yapıldığı vurgulandı. ÇALIŞANLAR NE OLACAK?
Raporda, santralların devre dışı kalması ile işsiz kalacak çalışanların rehabilitasyonu ve santralların söküm sürecinin 5-10 yıl süreceği ifade edildi. İşini kaybedecek çalışanların bu süreçlerde görevlendirilmesinin, sorunun çözümüne katkı sağlayacağı belirtildi.
Bu işlemlerin kamu öncülüğünde ve planlı bir şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulandı. ‘MADENCİLİK YAPILAMAZ’ Bölgedeki turizm alanları, zeytinlikler, doğal ve arkeolojik sit alanları nedeniyle sürdürülebilir madenciliğin yapılmasının neredeyse imkansız olduğu kaydedildi. Rezervlerin tükenmesi durumunda açık maden işletmelerinin geride büyük çukurlar bırakacağı belirtildi.
Raporun sonuç bölümünde, 40 yıldan fazla süredir devrede olan ve ekonomik verimliliğini yitirmiş bu santrallerin tamamen devre dışı kalmasının Türkiye'nin arz güvenliğine ve Ege Bölgesi arz güvenliğine olumsuz etkisi olmayacağı ifade edildi.
KÖYLÜLER ANKARA’YA GELİYOR Akbelen köylüleri, doğanın ve zeytinliklerin korunması için 16 Eylül Çarşamba günü Ankara’ya gelerek Danıştay önünde ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü önünde açıklama yapacaklarını duyurdu.
Açıklamada, “Köyümüz, topraklarımız, geleceğimiz için; kamu yararı şirketlerin değil bizlerin demek için; Akbelen’de ve ülkenin her yerinde talana dur demek için; köylülerin dayanışması ve kardeşliği için, 16 Eylül’de Ankara’da olacağız” denildi.







