6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Emekliye tek seferlik dev zam planı hazırlanıyor

Artan enflasyon ve ekonomik zorluklar nedeniyle emeklilere tek seferlik yüksek maaş zammı yapılacağı belirtildi.

Ekonomi Servisiİlk yayın:
Emekliye tek seferlik dev zam planı hazırlanıyor

Dördüncü yılına giren enflasyonla mücadele programında beklenen başarı sağlanamadı. Bu durum KOBİ’lerin yanı sıra birçok işletmeyi zor durumda bıraktı. İflaslar ve konkordatolar artarken, batık kredilerin sayısında da hızlı bir yükseliş gözlemleniyor.

Enflasyonla mücadeledeki başarısızlık, kredi faizlerinin normal seviyelere inememesine neden oldu. Bu sebeple, genel faiz oranlarını düşüremeyen hükümet, kamu kaynakları ile işletmelere sübvansiyonlu krediler sunma dönemini yeniden başlattı. Yıl ortasında başlatılan nefes kredileri uygulaması giderek yaygınlaşmaya devam ediyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sanayiye 250 milyar TL’lik yeni kredi verileceğini ve orta vadeli programda desteklere ilişkin yeni maddelerin ekleneceğini duyurdu. Ayrıca, Merkez Bankası kaynaklı YTAK kredilerinin kullandırılma koşulları gevşetilerek limitin 750 milyar TL’ye çıkarılacağı ifade edildi.

BAĞ-KUR prim borcu bulunan esnafa da bu kredilerden yararlanma imkanı sağlandı. Esnaf, borçlarına karşılık 36 ay vadeli yeni ek krediler alabilecek. Bu tür uygulamalar, genellikle olağanüstü ekonomik durumlarda devreye giriyor.

Örneğin, 2001 krizi ve Kovid döneminde devlete borcu olanlara yeni kredi imkanları sunulmuştu. Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek, yaşanan baskılara dayanamayarak bu kuralları esnetmek durumunda kaldı. Kamu bankaları, geçtiğimiz hafta Diyarbakır’da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantıda, kamu bankalarının genel müdürleri, Merkez Bankası’nın fonlama faizini politika faizi olan 37’ye indirdiğini ve bu nedenle kredi faiz oranlarında önemli düşüşler beklediklerini açıkladı. Geçen hafta kredi faiz indirimlerinin başladığını, önümüzdeki hafta daha fazla indirim yapılacağını belirttiler.

Kredileri geri ödemekte güçlük çeken işletmelere, kredilerin yeniden yapılandırılması konusunda da destek vereceklerini söylediler. Özetle, hem yeni kredilerin faizlerinde hem de mevcut ödenmeyen kredilerde önemli kolaylıkların sağlandığı ifade ediliyor. Bu uygulama, olağanüstü ekonomik koşullarda devreye sokulan ve normalde uygulanmaması gereken bir önlem olarak kaydediliyor.

Zira uzun yıllar boyunca kamu bankaları ve Merkez Bankası’nın verdikleri sübvansiyonlu krediler, genellikle zarar yazdı. Bu tür uygulamaların, yaşanan ekonomik krizlerde büyük bir yük oluşturduğu biliniyor. Merkez Bankası’nın Eximbank’a artırdığı destek ve 750 milyar TL’lik YTAK kredisi vermesi, özel sektöre para basılarak yüklü sermaye transferi anlamına geliyor.

Bu uygulamaların, bütçenin yükünü artırdığı ve enflasyonu yeniden tetikleyici bir rol üstlendiği daha önce defalarca kanıtlandı. Dolayısıyla, giderek büyüyen kamu desteklerinin, seçim sonrasında yüksek enflasyonla mücadele için getirilecek acı ilaçlara neden olabileceği öngörülüyor. Bu verilen destekler yalnızca özel sektöre ve seçilmiş işletmelere yarayacak.

Bu paranın Hazine’den, yani halkın cebinden çıktığı akıldan çıkarılmamalı. Dar ve sabit gelirli emeklilere bir destek yapılacak mı sorusuna gelince, bu yalnızca seçim öncesinde gerçekleştirilecek yüksek maaş zamları şeklinde olacak. Özel sektöre destekler, seçim dönemine kadar artarak devam edecek.

Seçim tarihi belirlendiğinde ise, 5-6 ay öncesinde çalışan ve emeklilere bir kez yüksek zam yapılacak. Mevcut iktidarın, sürekli sermayeye transfer yapıldığını gören ve bu süreçte iyice yoksullaştığını fark eden halkın, tek seferlik yüksek zammın ardından kendisine oy vereceğini düşündüğü anlaşılıyor.

Geçtiğimiz hafta nas politikaları sonucunda zorunlu olarak devreye sokulan KKM uygulaması sona erdi. Ekonomiye en az 60 milyar dolar zarar veren bu uygulama, iktidarın çağdışı ekonomi politikalarının bir yansıması olarak kabul ediliyor. Yaşanan bu süreçte, neredeyse tüm fatura dar ve sabit gelirli kesime yüklendi.

Şimdi, çıkardıkları faturayı gördükleri için eski nas uygulamasını başlatamıyorlar. Ancak bu sefer de kamu desteği ile düşüremedikleri enflasyonun faturasını kamu bankaları ve Merkez Bankası’na yükleyecekler.

Farklı bir yol izleniyor gibi görünse de sonuç yine aynı: Hazine’nin açığı büyüyecek ve bu açığın yükü halkın ödediği dolaylı vergilerle ve yaratılan enflasyonla karşılanacak. Sonuç olarak, bu faturanın yine dar ve sabit gelirli yoksul halka çıkacağı kesin.

Kaynak: Ekonomi Servisi

#Emekli · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler