Ezgi Memişoğlu, şehir hayatını geride bırakıp köyde hayvancılığa başladı
İstanbul'daki hayatını terk eden Ezgi Memişoğlu, ailesiyle köyde hayvancılıkla uğraşıyor. 50 hayvana ulaştı, ancak gelirleri giderlerini karşılamıyor.

Ezgi Memişoğlu, İstanbul'da bildiği yaşamı geride bırakarak köyde yeni bir hayat kurdu. Eşi Erhan ve 2 yaşındaki oğlu Güneş ile birlikte hayvancılığa yöneldi. Şehir hayatındaki düzenini bırakıp doğanın içinde daha sakin bir yaşam seçti.
Eşinin köyde yaşaması kendisine güven verdi. Düşünce aşamasında şehir hayatının temposunun cazibesinin azaldığını fark etti. Ezgi, köy hayatına geçiş sürecinin zorluklarını da paylaştı.
Alışkanlıklarının değişmesinin zorlayıcı olduğunu, şehirde her şeyin daha hızlı ve kolay olduğunu belirtti. Köyde her şeyin emek istediğini ve bu tempoya alışmanın zaman aldığını söyledi. Zamanla bu duruma alıştığını ve köy yaşamının sorumluluklarının farkına vardığını ifade etti.
Çiftlik kurma fikri, köyde yaşamaya alışma sürecinde ortaya çıktı. Başlangıçta home office çalışmasına devam etti, ama çiftlik açma kararı aldı. Tecrübesizlik nedeniyle sütün işlenmesi gibi konularda zorlandığını belirten Ezgi, zamanla bu alanda bilgi sahibi olduğunu ve gelir elde etmeye başladıklarını açıkladı.
Ahırlarını kendi imkanlarıyla kurduklarını ve arabalarını satarak yatırım yaptıklarını söyledi. Zor zamanlar geçirmiş olsalar da vazgeçmediler. 50 hayvana ulaşmanın kendileri için önemli bir dönüm noktası olduğunu, bu sayede daha düzenli bir sistem kurduklarını belirtti.
Ezgi, hayvancılığın kârlı olabileceğini, ancak sabır gerektirdiğini vurguladı. Şu an giderlerinin gelirlerinden fazla olduğunu, ancak bunun normal olduğunu düşündüklerini ifade etti. Kendi doğal süt ürünlerini üretmeye başladıklarını ve çevrelerine ulaştırmaya çalıştıklarını söyledi.
Günlük rutinine sabah erken saatlerde başladığını anlatan Ezgi, süt işlerine öncelik verdiğini, ardından ahıra giderek hayvanlarla ilgilendiğini aktardı. Özellikle doğum dönemlerinde yoğunluk arttığını ve her hayvana özel ilgi gösterdiklerini dile getirdi. Ezgi, oğlu Güneş’in bu hayatın içinde büyümesinin kendisini mutlu ettiğini belirtip, onun sorumluluk sahibi, hayvansever ve çevresine duyarlı bir çocuk olarak yetiştiğini ifade etti.
Bu yaşam tarzının kendisini gereksiz tüketim alışkanlıklarından uzaklaştırdığını ve daha sade bir yaşam benimsediğini söyledi. Kendi işinin işçisi olduğunu, henüz patron olamadığını ama bu durumun hayatına değer kattığını sözlerine ekledi.







