
Filistinli hak örgütü raporladı: Awdah Hathaleen'i öldüren yerleşimci cezasız kaldı
Al-Haq örgütünün hazırladığı rapor, Oscar ödüllü belgeselde de emeği geçen Awdah Hathaleen'in öldürülmesinde İsrailli yerleşimci Yinon Levi'nin sorumluluğunu gözler önüne serdi.
Filistinli hak örgütü Al-Haq, İsrailli bir yerleşimcinin Awdah Hathaleen'i öldürmesine rağmen nasıl cezasız kaldığını gözler önüne giren kapsamlı bir soruşturma yayımladı. Olay, 28 Temmuz 2025 tarihinde işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yer alan Masafer Yatta bölgesindeki Umm al-Khair köyünde meydana geldi. Üç çocuk babası 31 numaralı Filistinli aktivist Awdah Hathaleen, Oscar ödüllü "No Other Land" belgeselinin yapımına da katkı sağlamıştı. Silahlı bir yerleşimcinin köye baskın düzenlemesi üzerine cep telefonunu çıkararak çekim yapmaya başlayan Hathaleen, bilmeden son anlarını kaydediyordu.
Al-Haq bünyesindeki araştırmacılar, olay yerinden elde edilen onlarca video ve fotoğrafı inceledi, yasal ifadeleri çapraz sorguya tabi tuttu ve yaşananları yeniden yapılandırmak için coyo-uzamsal ile açık kaynak analizleri gerçekleştirdi. Hathaleen'in öldürülüşünün birinci yıl dönümünde kamuoyuna duyurulan soruşturma, ölümcül kurşunun İsrailli yerleşimci Yinon Levi tarafından ateşlendiğini ortaya koydu. Ancak Levi hâlâ adaletten kaçmaya devam ediyor.
İsrail mahkemesinde yaptığı savunmada sıktığı kurşun ile Awdah'ın ölümü arasında bir bağ olmadığını öne süren Levi'nin iddiası, Al-Haq raporunun otopsi raporu ile taşıdığı ateşli silahı karşılaştırmasıyla çürütüldü. Otopsi sonucunda göğsüne isabet eden tek bir kurşunun ölümcül kanamaya yol açtığı tespit edildi. Göğüs bölgesindeki bir santimetrelik yara izinin, Levi'nin kullandığı dokuz milimetrelik tabancayla tam uyum gösterdiği belirlendi. Silahın, İsrailli yerleşimciler tarafından sıklıkla tercih edilen ve İsrail'de üretilmiş bir ateşli silah olduğu saptandı.
Meşru müdafaa yaptığını öne süren Levi'nin bu iddiasının aksine, Al-Haq kanıtları herhangi bir yakın tehdidin bulunmadığını kanıtladı. Raporda, olay yerindeki hiçbir Filistinlinin silahlı olmadığı ve tetik çekildiğinde Hathaleen'in en ufak bir tehlike arz etmediği vurgulandı. Saldırının gerçekleştiği gün Levi, yeni bir yasa dışı yerleşim karakolu kurmak amacıyla arazi düzleme çalışmaları yürüten ekskavatörlü diğer İsraillilerle birlikte bölgedeydi. Ancak işçiler öngörülen güzergahın dışına çıkarak Umm al-Khair sakimlerine ait özel mülkiyete girdi.
Olaydan dakikalar önce gerginliğin tırmandığı anlarda, ikinci yerleşimci Rony Avraham'ın kullandığı ekskavatörün hidrolik çekiçi, Awdah'ın kuzeni Ahmad Hathaleen'in başına çarptı. Tanıkların müfettişlere aktardığına göre Levi, silahını doğrultmadan önce aralarında iki kadının da bulunduğu bölge sakinlerinden birkaç kişiyi bizzat darp etti.
Ancak Levi olay yerinde gözaltına alınmadı. Aksine, İsrail güçleriyle birlikte durduğu ve daha sonra tutuklanan Filistinlileri ile uluslararası aktivistleri güvenlik güçlerine işaret ettiği kameralara yansıdı. Uluslararası kamuoyundan yükselen tepkilerin ardından gözaltına alınsa dahi, bir İsrail mahkemesi Levi'nin serbest bırakılmasına karar vererek sadece üç günlük ev hapsi cezası verdi. Rapora göre bu detay, yerleşimcilerin eylemleriyle operasyonel bir uyumun varlığına işaret ediyor; bu durum suçlu şüphelisi olarak muamele görmeyen yerleşimcilere koruma sağlanması ve kolluk tedbirlerinin uygulanmamasıyla kendini gösteriyor.
Soruşturmayı yürütenler, Hathaleen'in hayatını kurtarmak için hızla ilerleyen ambulansın bile engellendiğini, İsrailli yerleşimcilerin arazi yolunu kapattığı sırada İsrail askerleri ile polislerinin olayı izlemekle yetindiğini belirledi. Yaşamını yitiren Hathaleen'in naaşı, defnedilmesi amacıyla 10 gün boyunca ailesine teslim edilmedi. Köydeki kadınlar, Awdah'ın cenazesinin defin için geri verilmesi talebiyle açlık grevine başladı.
Saldırının öncesinde ve sonrasında da Masafer Yatta sakinlerini taciz ettiği bilinen Levi, rapor tarafından güney Batı Şeria'daki "kilit bir yerleşimci aktör" olarak tanımlandı. Eylemlerinin, bölgedeki Filistinli toplulukların yerinden edilmesiyle doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi. Güney Hebron Tepeleri'nde Meitarim Farm adlı yasa dışı yerleşim karakolunu yöneten Levi'nin, bu gibi karakollara gönüllü akışı sağlayan Hashomer Yosh isimli İsrailli gruptan insan gücü aldığı ve Batı Şeria genelindeki yerleşim büyümesini destekleyen daha geniş mekanizmanın bir parçasını oluşturduğu kaydedildi.
"Awdah Hathaleen'in Öldürülmesi: Bir Yerleşimci Suçunun Ötesinde" adını taşıyan rapor, İsrail yerleşimci şiddetinin yinelenen şiddet ve suç eylemlerinden oluşan daha geniş bir modelin parçası olduğunu aktarıyor. Al-Haq, cinayetin münferit bir olay olmadığını, aksine kasıtlı devlet destekli şiddetin bir örneğini teşkil ettiğini vurguluyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre son yıllarda İsrailli yerleşimci saldırılarında artış yaşanıyor. Yerleşimci şiddeti, zamanla Filistinlileri topraklarından eden ve yerlerine yasa dışı İsrail yerleşimlerini getiren düşmanca bir ortamın yaratılmasına zemin hazırlıyor. Bölgedeki Filistinliler için cep telefonları, başlarına gelenleri belgelemenin ve bugüne kadar ulaşılamayan adaleti aramanın ellerindeki yegane araçlardan biri olmayı sürdürüyor.



