6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Gaziler Hak mücadelesini anlattı: Beni Morga almışlar

Van Başkale’de 1992’de yaralanan gazi Üstüner Midiliç, 7 ay yoğun bakımda kaldı ve morga götürüldüğünü söyledi. Diyarbakır’da 1996’da yaralanan Musa Keçeci 26 gün komada kaldı. Mardin’de 1993’te yaralanan Orhan Gün 65 gün hastanede yattı. Kuzey Irak operasyonunda yaralanan Mehmet Terzi ve Hakkâri’de mayınla yaralanan Erkan Dağ da maaşlarının yetmediğini, hak arayışlarının sürdüğünü belirtti.

Haber Merkeziİlk yayın:
Gaziler Hak mücadelesini anlattı: Beni Morga almışlar

Ankara’da yaşayan gaziler haklarını aramaya devam ediyor. Gazi Üstüner Midiliç 1992’de Van Başkale’de PKK ile çatışmada yaralandı. Yanındaki üç asker şehit düştü.

Kendisi karın ve kolundan çok sayıda mermiyle yaralandı. Çatışma üç saat sürdü. Bir buçuk saat yaralı halde bekledi. Destek kuvvet geldi. Hastaneye kaldırıldı. Yedi ay yoğun bakımda kaldı.

Hastanelerde ve GATA’da ölüm odası bulunur. Umutsuz hastalar oraya alınır. Kendisi de ölüm odasına alındı. Nabzı durdu. Morga götürüldü. Görevli parmağının oynadığını görünce haber verdi.

Morgdan çıkarıp odaya geri gönderdiler. On beş ayrı ameliyat oldu. Yedi ay sonra taburcu edildi. Eski güreşçiydi. Ağabeyi grekoromende dünya şampiyonu oldu. Askerlik öncesi oto tamircisiydi.

Yüzde 71,5 engelli raporu nedeniyle çalışamadı. Üç çocuğu var. 55 bin lira gazi maaşı alıyor. Ankara’da yaşıyor. Yıllar önce konut kredisi aldı. Taksitleri maaşla ödedi.

Şimdi maaş hiçbir şeye yetmiyor. Araba bile alamıyor. Taksitleri ödeyemiyor. Yıllardır eşitlik ve adalet istiyor. Haklarını almadan vazgeçmeyecek. Gazi Musa Keçeci 1996’da Diyarbakır’da askerlik yaparken çatışmada yaralandı.

Keskin nişancı tüfeği Kanas ile vuruldu. Mermi kafasının sağından girip solundan çıktı. Bugün mucize eseri hayatta. Mermi 1,5 milim kaymış olsaydı gözüne isabet edecekti. Gözleri 1,5 milimle kurtuldu. Askeri hastanede dört gün kaldı.

Sonra Ankara GATA’ya sevk edildi. 26 gün komada kaldı. Kurşunun girdiği yeri gösteriyor. Başındaki ameliyat izlerini şeref madalyası olarak görüyor. Amasya Merzifon’da yaşıyor. İnşaat işçisiydi.

Polis olma hayali vardı. Eşi ev hanımı. Üç kızından ikisi üniversitede okuyor. Ekonomik olarak zorlanıyorlar. Kızları çok üzülüyor. 1997’de emekli olduğunda polis ve öğretmenden daha fazla maaş alıyordu.

Şimdi toplum duyarsız. Ciddi korku var. Kızının nişanına gitti geldi. Gece gündüz haklarını alana kadar mücadeleye devam edecek. Gazi Orhan Gün 1993’te Mardin Savur’da PKK ile çatışmada yaralandı. Roket saldırısı ve kurşun yağmuru altında kaldı. Mermiler iç organlarını ve kalça kemiğini parçaladı. Bacağına da isabet etti. Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 65 gün tedavi gördü. Sonra Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde yattı. Vücudunda küçük şarapnel parçaları var. İzmir DSİ’de işe girdi. Emekli oldu. 54 yaşında. Babadan kalma evi var. 56 bin lira gazi maaşı alıyor. İlk zamanlar maaş yetiyordu. Bugün enflasyon karşısında eridi. Temel ihtiyaçlara yetmiyor. Hayatının dönüm noktasını dövme yaptırdı. Merdiven hayatın akışını ve giden anları tasvir ediyor. Merdivenleri çıkan çocuk kendisi. Merdivenin başında 15 Haziran 1972 yazıyor. Merdiveni çıkarken saat var. Saat 20.15’te duruyor. O saat vurulma anı. Saatin altında 11 Ağustos 1993 yazıyor. Gazi Mehmet Terzi 50 yaşında. 1996’da Kuzey Irak operasyonuna katıldı. Dönüşte intihar saldırısına uğradı. Mermiler sol bacağını, böbreğini ve dalağını parçaladı. Diyarbakır Askeri Hastanesi’ne ve sonra İstanbul’a gönderildi. Zor günler geçirdi. Hâlâ tam iyileşmedi. Gelecek endişesi taşıyor. Eşi ev hanımı. Tokat Niksar’da yaşıyor. Üç çocuğu var. Her gün “Gel” diye arıyorlar. İstanbul’da değişik sektörlerde çalıştı. 56 bin lira maaş alıyor. Hacı Yakışıklı adlı gazeteci olduğu iddia edilen kişi televizyonda 250 bin lira maaş aldıklarını söyledi. Maaşı 56 bin lira. 194 bin lira göndersin de 250 bin lirayı bir arada görsün. Çok üzücü ifadelerle rencide ediyorlar. 250 bin lira maaşı kaç kişi alıyor. Gazi maaşı belli. Gizli değil. Üzerinde kaç haciz var. Kaç bankaya borcu var. Gaziler bunlarla boğuşuyor. Parkta oturup yatıyorlar. Seslerini duymak istemiyorlar. Dışladılar. Çığlıklarını duymuyorlar. Bıçak kemiğe dayandı. Haklarını almadan gitmeyecekler. Gazi Erkan Dağ 1995’te Hakkâri’de mayın bastı. Sağ kolundan ve sağ bacağından yaralandı. Hakkâri, Diyarbakır ve Ankara’da hastanelerde aylar süren tedavi gördü. Hem kolu hem bacağı protez. Askerlik öncesi Denizli’de profesyonel futbolcuydu. Futbol oynayıp hayallerine yürüyecekti. Hepsi geride kaldı. Protez beş yılda bir değişiyor. Bir sıkıntı olsa dahi daha önce değiştiremiyorlar. Mutlaka Ankara’ya gelmeleri gerekiyor. Bulundukları illerde değiştirmiyorlar. Oysa bu olanak var. İmkanlar daraldı. Tek adrese indi. Yeni protezi almak için aylarca beklemek gerekiyor. Eşi ev hanımı. İki kızı var. Bu konuları onlarla konuşmuyor. Psikolojileri bozulabilir. Bankalara üç kredi borcu var. Altı yıl önce maaş yetiyordu. Şimdi hiçbir şeye yetmiyor. Bu haliyle her şeyi düşünmek zorunda. Gelecek kaygısı olmadan rahat yaşamaları lazım. Alışveriş bile yapamıyor. Mutlaka araca ihtiyacı var. Taksiye binmesi lazım. Bu bile sıkıntı. Yarın: ABD’deki bir AVM’de adı anons edilen ve alkışlanan kahraman gazinin hikayesi.

Kaynak: Haber Merkezi

#PKK · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler