Hamedan'ın operasyondaki kayıpları açıklandı: 123 şehit
Hamadan, operasyonda kritik bir direniş noktası oldu.
Hamadan, sekiz yıllık savaşın son günlerinde yalnızca cephelerin arkasında durmakla kalmadı; aynı zamanda operasyonun en önemli direniş odaklarından birine dönüştü. Bölge birlikleri, düşmanın son hamlesini durdurmada kritik bir sorumluluk üstlendi. Bu hamle, Irak rejimi tarafından desteklenmiş ve dördüncü boğazda ağır bir yenilgiyle sonuçlanmıştı.
Ülkenin, yaz aylarındaki ağır olayların ve ateşkes kararının etkisinden henüz kurtulamadığı o dönemde, bir grup örgüt yanlış bir değerlendirme yaparak hızla merkeze ilerleyebileceğini sandı. Irak ordusunun doğrudan desteğiyle başlatılan bu hareket, batı sınırlarından içeri girmeyi hedefliyordu.
Sınırı geçtikten sonra ilerleyen gruplar, güzergah boyunca sivillere yönelik saldırılar düzenledi ve hastanedeki yaralıları hedef aldı. Amaçları, ülkenin batısını hızla aşarak iç kesimlere ulaşmaktı.
Ancak bu hesap, halkın ve savunma güçlerinin direnciyle karşılaştı. İlk saatlerden itibaren bölgedeki birimler hareketliliği yavaşlattı ve dördüncü boğaz ana direnç noktası haline geldi. Buradaki birlikler, ağır baskı altında dahi saldırgan sütunların yolunu kesti.
Hamadan'ın bu süreçteki konumu sadece bir askeri birimin varlığıyla sınırlı kalmadı. Bölge, karargahlar ve hazırlıklı birlikler sayesinde sevkiyat merkezi haline geldi. Hızlı ilerlemeye çalışan güçler, buradaki deneyimli ve kararlı savunmacılar yüzünden tutunma fırsatı bulamadı.
İlk anda sahneye çıkan komutanlar arasında kıdemli isimler de yer alıyordu. Bölgeyi ve mevcut imkanları yakından tanıyan bu komutanlar, savunmanın koordinasyonunda etkin rol oynadı. Gönüllülerin silahlandırılması ve kritik tepelerin tutulması için çalışmalar hızla yürütüldü.
Bu isimler arasında sağlık durumuna rağmen aktif görev yapan komutanlar da bulunuyordu. Bu katılım, yalnızca askerî bir hamle değil, son ana kadar direnme iradesinin de göstergesiydi.
Söz konusu boğaz, saldırganların Kirmanşah'a, ardından diğer büyük şehirlere ulaşma hayalini sonlandıran yer oldu. Ele geçirilen belgeler, ilerleme güzergahının önceden planlandığını ve Hamadan'ın bu planda merkezi bir rol oynadığını ortaya koydu.
Saldırı altındaki birlikler geri adım atmadı; bu kararlılık, diğer birliklerin ulaşması için zaman kazandırdı. Ardından katılan diğer tümen ve tugaylarla birlikte çember daraltıldı ve operasyon şekillendi.
Bu süreci unutulmaz kılan unsur, sadece askerî başarı değil, karşı tarafın yanılgısının yüzüne çarpılmasıydı. Hamadan güçleri, bu yanılgıyı boşa çıkaran ilk unsurlar arasında yer aldı.
Bu direnişin bedeli ağır ancak gurur verici oldu; bölgedeki birliklerden çok sayıda personel hayatını kaybetti. Kaybedilen isimler arasında tabur komutanları ve operasyon yöneticileri de yer alıyordu.
Süreç, saldırgan güçlerin ve ekipmanların büyük oranda imha edilmesiyle sınır hattına kadar geri püskürtülmesiyle tamamlandı. Bu durum, örgüt içindeki kırılmaları artırdı ve liderlerin hesap hatalarını gün yüzüne çıkardı.
Bir askeri yetkili, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, bu mücadelenin ulusal iradenin bir göstergesi olduğunu belirtti. Hava savunmasının geçmişteki tecrübelerle bugün de sınırları korumaya devam ettiğini vurguladı.
Batı bölgesinin stratejik önemine dikkat çekilerek, bu tür saldırıların her zaman en sert karşılığı bulacağı ifade edildi. Geçmişte verilen kayıpların gelecek nesiller için bir direnç örneği olduğu kaydedildi.
Yetkili, savunma alanındaki yerli imkanlara değinerek, havada ve karada her türlü tehdide karşı en üst düzeyde hazırlık durumunda olduklarını dile getirdi. Dışarıdan gelebilecek her türlü hayale karşı uyanık olduklarını vurguladı.
Halkın desteğinin en büyük güç kaynağı olduğunu belirten yetkili, bu bağın düşmanları korkuttuğunu sözlerine ekledi.
Yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında, o günlerin hatırasından bu bölgeyi ayrı düşünmek mümkün değildir. Hamadan, hem komuta kademesinde hem de ön saflarda bu mücadelenin en belirleyici ortaklarından biri olmuştur.


