
İran ABD'nin kurtarma şamandıralarına saldırısını kınadı
İran İnsan Hakları Karargahı, ABD'nin Naji-15 ve Naji-16 adlı arama kurtarma gemilerine yönelik saldırısını uluslararası hukukun ağır ihlali olarak nitelendirdi.
İran İnsan Hakları Karargahı yayımladığı bildiride ABD'nin İran'a ait deniz arama ve kurtarma gemilerine yönelik kasıtlı saldırılarını kınadı. Bildiride bu gemilerin görevinin yalnızca denizde tehlike altında olan kişileri aramak, yardım etmek ve kurtarmak olduğu, askeri operasyonlarla hiçbir bağlantısının bulunmadığı belirtildi. Saldırıların uluslararası insani hukuk kurallarını ve kurtarma operasyonlarını koruyan ilkeleri ihlal ettiği ifade edildi.
Bildirinin tam metni şöyle: İran İslam Cumhuriyeti İnsan Hakları Karargahı, ABD'nin İran'a ait arama kurtarma gemilerine ve ilgili insani ekipmanlara yönelik kasıtlı saldırılarını şiddetle kınadı. Bu eylemi insan hakları, uluslararası insani hukuk ve deniz hukuku kurallarının açık ihlali olarak değerlendirdi. Saldırının ABD'nin İran'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik saldırgan eylemlerinin devamı niteliğinde olduğu kaydedildi.
5 Temmuz 2026 Perşembe sabahı erken saatlerde ABD kuvvetleri, İran karasularında insani görevlerini yerine getiren Naji-15 ve Naji-16 adlı iki arama kurtarma gemisini hedef aldı.
Arama kurtarma gemilerinin tamamen insani niteliği nedeniyle uluslararası insani hukuk kapsamında özel koruma altında olduğu vurgulandı. Bu gemilerin görevi yalnızca denizde mahsur kalan kişileri aramak ve kurtarmak olup askeri operasyonlara katılmadıkları belirtildi. Bu nedenle kasıtlı hedef alınmalarının savaş suçu oluşturduğu ifade edildi.
1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi'nin ikinci maddesi kıyı kurtarma gemilerinin korunmasını öngörmektedir. Naji-15 ve Naji-16 gemilerinin saldırı sırasında yalnızca arama kurtarma görevi yürüttüğü, askeri faaliyette bulunmadığı kaydedildi.
Saldırının hem kurtarma personelinin can güvenliğini tehlikeye attığı hem de denizde yardım bekleyen tüm kişilerin güvenliğini tehdit ettiği belirtildi. Eylemin tek bir olayla sınırlı olmadığı, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları başladığından bu yana benzer saldırıların tekrarlandığı ifade edildi.
Bildiride insani ekipmanlara yönelik saldırıların uluslararası hukuka göre sorumluluk doğuracağı ve fail devlet ile bireysel faillerin cezai sorumluluğunun doğacağı vurgulandı.
Saldırıların insan hakları açısından da sonuçları ele alındı. Arama kurtarma gemilerinin hedef alınmasının temel insan hakkı olan yaşama hakkını doğrudan etkilediği, denizde tehlike altındaki kişilerin yardım alma imkanını azalttığı belirtildi.
Arama kurtarma operasyonlarının deniz kazaları, olumsuz hava koşulları veya diğer acil durumlarda can kurtarmayla doğrudan bağlantılı olduğu, herhangi bir saldırının bu kapasiteyi zayıflattığı kaydedildi.
İran İslam Cumhuriyeti'nin uluslararası yükümlülüklerine bağlı kaldığını ve arama kurtarma hizmetlerini tüm kişilere ayrım gözetmeksizin sunmaya devam edeceği açıklandı.
Bildirinin sonunda Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve ilgili BM mekanizmalarından saldırıları incelemeleri, sorumluları hesap vermeye çağırmaları ve benzer saldırıların önlenmesi için gerekli adımları atmaları talep edildi.


