26 Temmuz 2026 Pazar
Gundemnabzi
İran medeniyetinde Arapça ve Farsça uyumu

İran medeniyetinde Arapça ve Farsça uyumu

İranlı bilim insanları ilk İslami yüzyıllarda bilimsel eserlerini Arapça kaleme alarak İslam dünyasına aktardı; Farsça da bu süreçte Arapça ile birlikte varlığını sürdürdü.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Tarihsel bakımdan İran medeniyetinin dinamik yapısına bakıldığında ilk İslami yüzyıllardaki İranlı bilginler Arapçayı bilim dili olarak kullanarak kendi birikimlerini İslam coğrafyasına ve ötesine ulaştırdı. Aynı dönemde Farsça Derya dilinin yeniden canlanması ve Arapçayla tarihsel bir arada yaşamı, bugün Farsçanın bilim dili konumunu anlamak için önemli bir örnek oluşturuyor.

İslam’ın ilk yüzyıllarında geniş İslam coğrafyası düşünce alışverişi, deneysel bulguların kaydı ve bilgi dolaşımı için etkili bir araca ihtiyaç duyuyordu. Arapça divan, dini ve eğitim işlevleriyle İslam medeniyetinin ortak bilim dili haline geldi. Bu ortamda yetişen İranlı bilginler eserlerini Arapça yazarak düşünce ürünlerinin yerel sınırlar içinde kalmamasını sağladı ve doğudan batıya, Horasan’dan Endülüs’e kadar doğrudan bilgi aktarımını mümkün kıldı.

O dönemde Bağdat, Rey, Nişabur, Kurtuba ve Kahire bilim merkezleriydi ve Arapça bugün İngilizcenin oynadığı role benzer bir işlev görüyordu. Bir İranlı matematikçi, hekim ya da filozof bu dili seçerek İslam topraklarının her yanına ulaşabiliyordu. Bu yaklaşım, Muhammed bin Musa Harezmi’nin El-Cebr ve el-Mukabele kitabı gibi öncü eserlerin Rönesans Avrupası’na temel oluşturmasına yol açtı.

İranlıların Arapça kültür ve bilimin oluşumundaki yeri o kadar belirleyicidir ki Arapça dilbilgisinin kurallarını koyan kişi de bir İranlıdır. Sibeveyh’in El-Kitab adlı eseri Arapça nahvin temelini atmıştır. İbn Nedim’in el-Fihrist gibi kaynakları incelendiğinde İranlı Arapça yazarların kapsamı Razi ve İbn Sina gibi tanınmış isimlerin ötesine geçer.

Bu gelenekte Harezmi matematik, astronomi ve coğrafya alanlarında, Razi tıp ve eczacılıkta, Biruni astronomi, matematik ve tarihte, İbn Sina da Şifa ve Kanun fi’t-Tıb gibi ansiklopedik eserleriyle öne çıktı. Farabi mantık ve felsefe, İbn Heysem optik ve fizik, Sibeveyh nahiv konularında kalıcı iz bıraktı. Sahib bin Abbad, Bediüzzaman Hemedani, Ebul Vefa Buzcani, Ebu Maşer Belhi ve Kerhi gibi isimler de bu geniş katılımı gösterdi.

Bazı düşünürler Arapça yanında Farsça eserler de verdiler. İbn Miskeveyh ahlak ve tarih, İbn Mukaffa Pehlevice metinleri Arapçaya çevirdi, Ebul Hasan Amiri felsefe ve kelam, Nasır Hüsrev ise kelam ve felsefe risaleleriyle bu ikili yapıyı örnekledi.

Farsça, özellikle Derya biçimiyle Horasan ve Maveraünnehir’de yeniden canlandı. Samani hanedanlığı döneminde şiir, destan, divan, tarih ve bilim dili olarak gelişti. İki dil karşılıklı kavram ve terim alışverişinde bulundu. Arapça din, kelam ve akli bilimlerde kalırken Farsça kültür, tasavvuf, yönetim ve doğu İslam dünyasında bilim aktarımında etkin rol üstlendi.

Lider Şehit Devrim Rehberi Ayetullah Hamaney, Farsça dilinin özelliklerini yıllardır vurguluyor ve bu dilin korunması gerektiğini belirtiyor. 12 Esfand 1377 tarihli konuşmasında şöyle dedi: “Şimdi Farsça, İslami medeniyetin derin bilgi, düşünce, yenilik ve medeniyetini taşımak için en iyi araçtır. Bu nedenle Farsça karşısındaki sorumluluğumuz çok ağırdır. İnsanlığın eski mirasının büyük ve vazgeçilmez bir bölümü felsefe, din, bilim, ahlak, tasavvuf ve siyaset alanlarında Farsça aracılığıyla aktarılmıştır. Mevlana, Attar, Hafız, Sadi, Firdevsi ve diğer büyüklerin ortaya koyduğu eserler ancak asıl dilleri olan Farsça üzerinden araştıranlara sunulduğunda tam olarak kullanılabilir.”

Aynı konuşmanın devamında İran’ın İslam’ın yayılmasındaki rolüne değinerek şöyle ekledi: “Farsça İran’da İslam’ın yayılması ve yerleşmesi için en büyük çabayı göstermiştir. İslam Arapça olarak İran’a girdi ancak Farsça ile yayıldı. Yüzyıllar boyunca en çok İslami bilgi ve hikmetli sözler Farsça konuşan İranlılar tarafından milletler arasında dağıtıldı. Dolayısıyla Farsça bu bölgede İslam’ın ve insanlık kültürünün yayılması yönünde açık haklara sahiptir.”

Kaynak: Mehr News (EN)

İlgili Haberler