İran'dan ABD'ye tepki: Diplomasiye tamamen bağlıyız
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, ASEAN toplantısında ABD'yi uluslararası hukuku hiçe saymakla suçladı ve ülkesinin gerçek diplomasiye bağlı olduğunu vurguladı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Siyasi ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Başkanı Said Hatibzade, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları ile Dostluk ve İşbirliği Anlaşması toplantısında açıklamalarda bulundu. Hatibzade, ABD'nin bugün gerçekleştirdiği hamlelerin uluslararası hukuka, diplomasiye ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın temel ilkelerine yönelik bir saldırı niteliği taşıdığını belirtti.
Bugün diplomasinin alaya alındığını ifade eden Hatibzade, uluslararası toplumun temelini oluşturan BM Şartı gibi ilkelerin ABD'nin peş peşe gelen saldırıları ve kural tanımazlıklarıyla hedef alındığını söyledi. İmzalanan metinde, uluslararası çatışmaların önlenmesinde diplomasinin rolüne dikkat çekilerek, önleyici diplomasinin değerine vurgu yapıldı. Hatibzade, diplomasinin genellikle yeterince takdir edilmediğini, çünkü önleyici diplomasinin hiç başlamayan savaşlar, oluşmayan krizler ve hayati tehlike atlatılmayan canlar anlamına geldiğini kaydetti.
Genel olarak bir savaş patlak vermeden, can kaybı yaşanmadan veya füze fırlatılmadan kamuoyunun diplomasinin önemini fark etmediğini dile getiren Hatibzade, diplomasinin asıl kıymetinin çıkmayan savaşlarda yattığını kaydetti. Uluslararası sistemin mevcut durumunu insanlık tarihinde tarihi bir kesit olarak niteleyen Hatibzade, egemen güçlerin kaba kuvvet yoluyla hegemonya kurma çabasında olduğunu ve bu kanunsuzluk ile medeniyetsizliği süslü sözlerle örtbas etmeye çalıştığını bildirdi.
İran'ın son bir buçuk yıldaki süreçte yaşadığı gelişmelerin, ABD'nin diplomasinin özünü ve fırsatını yok etmek için diplomasiyi nasıl alet ettiğini net bir şekilde gösterdiğini belirten Hatibzade, Washington yönetiminin müzakere kisvesini kötüye kullanarak kalıcı barış ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümü için gereken ortamı ortadan kaldırdığını ve uluslararası hukuka ile diplomatik değerlere bağlılık sergilemediğini dile getirdi.
İslam Cumhuriyeti'nin yaşayan en eski medeniyetlerden biri ve diplomasinin temellerini atan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Hatibzade, gerginliklerin tırmanmasını ve çatışmalara sürüklenmeyi engellemek amacıyla diplomatik yollarla azami çabayı sarf ettiklerini ve buna bağlı kaldıklarını ifade etti. İran'ın gerçek diplomasiye ve adil diyaloga tam bir bağlılık duyduğunu aktaran Hatibzade, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin barışçıl geçişini güvence altına alma hususunda kararlı olduklarını, ancak ABD'nin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki su yollarına egemenlik kurmasına hiçbir koşulda izin vermeyeceklerini kaydetti.
İran'ın diğer devletler gibi ulusal güvenliğinden ödün vermesinin mümkün olmadığını ve BM Şartı uyarınca saldırgana karşı meşru müdafaa hakkına sahip bulunduğunu belirten Hatibzade, bu vatan savunmasında ve emrivaki savaşta saldırganlara karşı her türlü meşru aracı devreye sokmaktan başka çarelerinin kalmadığını ve uluslararası hukuk gereği tehdit kaynağı nereden gelirse gelsin savunma hamlesinde bulunacaklarını kaydetti.
ABD'nin hukuka aykırı tutumlarından uzak durmaya ve gerginliği düşürmeye çalışan dost ve komşu ülkelere teşekkür eden Hatibzade, İran'ın çevresindeki noktalardan gelebilecek her türlü tehdide karşı sessiz kalamayacağını vurguladı. Diplomasinin tek taraflı işleyemeyeceğini ve sadece İran'ın iradesi ile niyetinin yeterli olmayacağını belirten Hatibzade, ABD'nin tehdit, baskı ve taahhütlerini çiğneyerek bir yere varamayacağını, savaşın Washington'a bir kazanç sağlamayacağını, karşılıklı saygıya dayalı diyalog ve diplomasinin onlar açısından kesinlikle daha doğru bir tercih olduğunu sözlerine ekledi.
Konuşmanın sonunda, ASEAN Dostluk ve İşbirliği Anlaşması'nın yanı sıra BM Şartı'nın barındırdığı temel prensiplerin, krizlerin barışçıl yöntemlerle çözülmesi yolunda ilerleyen tüm devletler için rehber niteliği taşıyabileceği ifade edildi.


