
İsfahan'da bombaların hedefindeki yırtıcı kuşlar en iyi zادآوری dönemini geçirdi
İsfahan'da uzmanlar, savaş ve bombalamalara rağmen anne şahin ve balabanların yuvalarını terk etmeyerek en verimli üreme sezonunu geride bıraktığını bildirdi.
Silahlı çatışmalar yalnızca insan yaşamını tehdit etmekle kalmıyor; patlamalar, yer sarsıntıları, gürültü kirliliği, yangınlar ve kimyasal atıklar ekosistemleri ve yaban hayatını da derinden sarsıyor. Yuvalarını kayalıklara kuran şahin ve بالابان gibi hassas yırtıcı kuşlar bu süreçten en çok etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Şiddetli sesler ve patlama ışıkları ebeveynlerin yuvalarını terk etmesine, yumurta ve yavru ölümlerine yol açabiliyor. Askeri bölgeler insan girişini kısıtladığı için normal şartlarda yaban hayatına sığınak sağlasa da, savaş döneminde bu alanlar doğrudan tehdit merkezine dönüşüyor.
İran'ın İsfahan eyaletinde, savaşın kuşların üreme ve kuluçka dönemine denk gelmesi uzmanlara bu etkileri doğrudan gözlemleme şansı sundu. Yaban hayatı hekimi ve kuş araştırmacısı غلامرضا کیامرزی که بیش de iki yıldır Zagros Şahinleri Araştırma Merkezi bünyesinde bu türler üzerinde saha çalışmaları yürütüyor, çatışmaların göbeğindeki iki ayrı yuvanın süreçini inceledi. Balaban ve şahin yuvaları, sürekli bombalanan askeri tesislerin bir kilometreden daha yakın mesafesinde yer alıyordu.
Araştırmacıların en büyük endişesi, gece yarısı yaşanan şiddetli patlamaların kuşlarda yarattığı panikle yumurtaların soğuması, yavruların telef olması ya da ebeveynlerin uçuş sırasında engellere çarpmasıydı. Hatta doğrudan basınç dalgaları ve kalp krizi riski de ihtimaller arasındaydı. Ancak sahadaki gözlemler, anne sevgisi ve koruma içgüdüsünün bu tehlikelerden çok daha güçlü olduğunu ortaya koydu.
Her iki yuvadaki çiftlerin sağlığının yerinde olduğu ve bölgenin su kaynakları açısından da elverişli bir yıl geçirdiği belirlendi. Yapılan düzenli takipler sonucunda, balaban yuvasından ilk kez altı yumurtadan çıkan beş yavru sağlıklı şekilde uçmayı başardı. Şahin yuvası da dört verimli yumurta ve dört büyüyen yavruyla en başarılı üreme sezonunu geride bıraktı.
Çatışmalar süresince yuvaların 500 metreden yakın çevresinde kimyasal kirlilik veya yangın yaşanmadı. Araştırma yalnızca bu iki yuva kapsamlı olarak incelendiği için küçük baykuşlar veya diğer bina yuvalayan türleri kapsamadı. Kuşların yer değiştirme eğilimleri ise bir sonraki yılın saha çalışmalarında netlik kazanacak.
Uzmanlar, şahin ve بالابان kuşlarının neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasındaki en büyük etkenin savaşlar değil, kaçak avcılık ve yavru hırsızlığı olduğunu vurguladı. Yuvaların kayıt altına alınması ve koruma projelerinin artırılmasıyla bu popülasyonun güvenle büyüyebileceği ifade edildi.



