
KADEM'den nafaka çalıştayı: Adil denge şart
Kadın ve Demokrasi Vakfı, İstanbul'da nafaka düzenlemelerini masaya yatırdı.
Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM), nafaka hukukundaki güncel tartışmaları masaya yatırmak amacıyla İstanbul'da "Nafaka Düzenlemelerinde Adil Denge" başlıklı bir hukuk çalıştayı organize etti. Bakanlık yetkilileri, akademisyenler, hakimler ve hukukçuların bir araya geldiği bu programda; nafaka konusu hukuki, sosyal, insani ve ekonomik boyutlarıyla ayrıntılı şekilde ele alındı.
KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Dr. Canan Sarı, nafakanın kişilerin hayatını, aile bağlarını ve toplumun adalet duygusunu yakından ilgilendiren, uzun süredir farklı açılardan tartışılan bir başlık olduğuna dikkat çekti. Hak ihlalleri ile kadına yönelik her türlü şiddete karşı mücadele yürüttüklerini ifade eden Sarı, nafaka meselesinin yıllardır Türkiye'nin hukuk ve kamuoyu gündeminde üst sıralarda yer aldığını kaydetti. Hukuk sisteminin değişen toplumsal ihtiyaçlara göre güncellenmesini normal karşıladıklarını dile getiren Sarı, kadınların elde ettiği hakların zarar görmemesini ve yeni mağduriyetlerin önüne geçilmesini savunan bir anlayışı benimsediklerini belirtti. Boşanma sonrasında ekonomik korumaya ihtiyaç duyan kadın ile çocukların haklarının güvenceye alınmasını toplumsal ve hukuki sorumluluğun temel bir parçası olarak gördüklerini aktaran Sarı, bakım yükümlülüğü sebebiyle iş yaşamından uzun süre ayrı kalan veya henüz ekonomik özgürlüğünü kazanamayan kadınlar açısından boşanmanın ciddi ekonomik riskler barındırdığını vurguladı. Evlilik süreleri, tarafların gelir seviyeleri, ekonomik şartlar, kadınların eğitim ve istihdam olanaklarındaki değişimler ile uygulamadaki örneklerin, nafaka sisteminin farklı açılardan yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını sözlerine ekledi.
KADEM Hukuk Kurulu Başkanı Avukat Elif Şeker de nafaka alanında yapılacak düzenlemelerin, kadınları mağdur etmemesi ve borçlu tarafı da aşırı şekilde zorlamaması gerektiğini, bu süreçte adil bir dengenin gözetilmesinin şart olduğunu belirtti. Şeker, çalıştay sonucunda elde edilecek tespit ve tavsiyelerin hukuk reformu çalışmalarına fayda sağlamasını, aile hukukundaki hakkaniyet inancını pekiştirmesini ve toplumsal huzura katkıda bulunmasını temenni ettiklerini kaydetti.



