Kalp yetersizliğinin belirtileri ihmal edilmemeli
Günlük hayatta merdiven çıkarken nefes nefese kalmak, sık dinlenmek ve ayak bileklerinde şişlik gibi şikayetler kalp yetersizliğinin işareti olabilir. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülay Gök, halsizlik, çabuk yorulma ve açıklanamayan kilo artışının da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kalp yetersizliği toplumda sık görülmesine rağmen belirtileri günlük yaşamın olağan bir parçası gibi değerlendirilebiliyor. Merdiven çıkarken nefes nefese kalmak, kısa mesafelerde yürürken dinlenme ihtiyacı duymak, geceleri nefes darlığıyla uyanmak veya ayak bileklerinde şişlik fark etmek kalbin yeterince iyi çalışmadığının işareti olabilir.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülay Gök, özellikle yaşla ilişkilendirilen halsizlik, çabuk yorulma ve vücutta şişlik gibi şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Gün içinde birkaç basamak merdiven çıktıktan sonra nefes nefese kalmak, yürürken sık sık dinlenmek ya da geceleri rahat uyuyabilmek için yastık sayısını artırmak çoğu zaman yorgunluk veya yaşlanmayla ilişkilendirilebiliyor.
Oysa bu değişiklikler kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterince karşılayamadığının işareti olabilir. Prof. Dr. Gök, özellikle günlük yaşamda sonradan ortaya çıkan nefes darlığı, çabuk yorulma, bacaklarda şişlik ve açıklanamayan hızlı kilo artışının kalp yetersizliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kalp yetersizliğinin yalnızca kalbin kanı pompalama gücünün azalması anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Gök, kalbin gevşeme fonksiyonundaki bozuklukların da bu tabloya yol açabileceğini söyledi. Yürürken veya merdiven çıkarken sık sık durup dinlenme ihtiyacı oluşmasının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Kalp yetersizliğinde şikayetlerin yalnızca gündüz ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Gök, gece yaşanan nefes darlığının da önemli bir uyarı işareti olduğunu söyledi. Daha önce tek yastıkla rahat uyuyan bir kişinin zaman içerisinde iki veya daha fazla yastığa ihtiyaç duyması ya da gece nefes darlığı nedeniyle uyanmasının kalp yetersizliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.
Vücutta sıvı birikmesine bağlı olarak özellikle bacaklarda ve ayak bileklerinde şişlik gelişebildiğini belirten Prof. Dr. Gök, daha önce rahat kullanılan ayakkabıların ayağa dar gelmesinin de göz ardı edilmemesi gereken belirtilerden biri olduğunu ifade etti.
Beslenme düzeninde herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen kısa sürede belirgin kilo artışı yaşanmasının da vücutta sıvı birikimine işaret edebileceğini belirten Prof. Dr. Gök, açıklanamayan hızlı kilo değişimlerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kalp yetersizliğinin yalnızca daha önce geçirilmiş bir kalp krizinin sonucu olarak düşünülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Gök, yüksek tansiyon, diyabet, kronik böbrek hastalıkları, ritim bozuklukları ve kalp kapak hastalıklarının da kalp yetersizliğine neden olabileceğini söyledi.
Obezitenin de kalp yetersizliği gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Prof. Dr. Gök, bu nedenle kalp yetersizliğinin altında yatan nedenin belirlenmesinin tedavinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Çarpıntı, baş dönmesi ve bayılmanın daha nadir görülen belirtiler arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Gök, bu şikayetlerin ortaya çıkması halinde altta yatan ritim bozukluklarının araştırılması gerektiğini söyledi.
Kalp yetersizliği geliştikten sonra uygulanan tedavilerle hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini ve hastaneye yatışların azaltılabildiğini belirten Prof. Dr. Gök, belirtilerin erken dönemde fark edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, bacaklarda veya ayak bileklerinde şişlik gibi şikayetlerin yalnızca yaşa bağlanmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gök, bu belirtileri yaşayan kişilerin kardiyoloji değerlendirmesinden geçmesinin erken tanı açısından önemli olduğunu ifade etti.







