
Kramatorsk'taki apartman duvarında radyasyon tehlikesi
Ukrayna'nın Kramatorsk kentindeki bir apartman, radyasyon nedeniyle birçok ailenin kanser hastalığına yakalanmasına yol açtı.
Soğuk Savaş döneminde Ukrayna’nın Kramatorsk kentinde inşa edilen bir apartman dairesi, tıp camiasında uzun süre akıllarda kalan bir trajediye sahne oldu. Bu daireye taşınan aileler, arka arkaya lösemi hastalığına yakalanarak hayatlarını kaybetti. Yıllarca süren gizem, beton duvarlardaki korkutucu gerçeklerin ortaya çıkmasıyla aydınlandı. İlk olarak daireye yerleşen bir ailede, genç yaşta iki çocuk ve anneleri kısa bir süre içinde lösemiden yaşamını yitirdi. Doktorlar, bu durumu ailenin genetik yatkınlığına atfettiler. Ancak daire boşaltılıp yeni bir aile taşındığında, onların da küçük çocuğunun aynı hastalıktan mustarip olması, durumu şüpheli kıldı. Ailenin sürekli talepleri neticesinde evde yapılan incelemede, radyasyon ölçüm cihazları alarm vermeye başladı. Tehlikenin kaynağı ise oldukça çarpıcıydı: Çocuğun yatağının başucundaki beton duvarın içerisinde gizlenmiş Sezyum-137 içeren bir nükleer ölçüm kapsülü bulundu. Bu küçük nükleer kapsülün sanayide kullanıldığı ve yıllar önce bir taş ocağında kaybolduğu, ileride beton inşaatında kullanılması için kırma çakıllara karıştığı anlaşıldı. Yıllar boyunca duvarda sinsi bir radyoaktif kaynak olarak kalmış olan bu kapsül, pek çok insanın ölümüne ve birçok kişinin ağır sağlık sorunları yaşamasına neden oldu. Türkiye’de de geçmişte benzer olaylar yaşanmıştı. İstanbul İkitelli'de bir hurdalığa satılan Cobalt-60 içeren tıbbi radyoterapi cihazı, hurdacılar tarafından parçalanmıştı. Olayda toplam 18 kişi ağır radyasyona maruz kalmış ve bu durum Türkiye'nin en ciddi radyasyon kazası olarak kayıtlara geçmiştir. Ayrıca, İzmir'in Gaziemir ilçesinde eski bir akü fabrikasının bahçesinde gömülü radyoaktif maddeler (Europium-152) tespit edilmişti. Bu bölge, “İzmir'in Çernobil'i” olarak anılmakta ve mahalle sakinleri yıllarca kanser korkusu yaşamıştır. Kramatorsk'taki duvar içindeki felaket ve Türkiye’de yaşanan bu vakalar, denetimsiz kalan küçük bir radyoaktif parçanın bile birçok insanın hayatına mal olabileceğini gözler önüne seriyor.







