19 Eylül 2026 CumartesiUSD48,79EUR56,11
Gündem Nabzı

Kudüs, İsrail saldırılarının en tehlikeli aşamasında

Filistinli Bakan Farsin Ağabekian Şahin, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati ve Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Amman'daki toplantıda İsrail'in hedefinin iki devletli çözümü ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayarak somut adım çağrısında bulundu; Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Trump'ın yol haritasının saldırılar sürdükçe uygulanamayacağını belirtti.

Dış Haberler Servisiİlk yayın: Güncelleme:
Kudüs, İsrail saldırılarının en tehlikeli aşamasında

Filistin Dışişleri ve Gurbetçilerden Sorumlu Devlet Bakanı Farsin Ağabekian Şahin, işgal altındaki Kudüs'ün İsrail saldırılarının en tehlikeli aşamasına girdiğini ifade etti. Şahin, Ürdün'ün başkenti Amman'da gerçekleştirilen Kudüs ve Kutsal Mekanları Destekleme Bakanlar Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırılarıyla birlikte Kudüs ve Batı Şeria'daki ihlallere dikkat çekti.

"Kudüs, İsrail saldırılarının en tehlikeli aşamasıyla karşı karşıya," diyen Şahin, net uygulama mekanizmaları içeren bir "ortak kurtarma planı"na ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Filistin halkının Gazze'de soykırıma maruz kaldığını belirten Şahin, Kudüs'te ise yasa dışı yerleşim politikalarının hız kazandığını kaydetti.

Doğu Kudüs'ün işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Şahin, İsrail'in iddialarının uluslararası hukuk uyarınca geçersiz olduğunu belirtti.

Şahin, İsrail'in temel hedefinin iki devletli çözümü ortadan kaldırmak, Filistin davasını sona erdirmek, Filistinlileri zorla göç ettirmek ve yalnızca Kudüs'te değil, Batı Şeria, Gazze Şeridi ve ötesinde de işgalini sürdürmek olduğunu söyledi. "Büyük İsrail hayali" olarak nitelendirilen hedefe yönelik girişimlerle karşı karşıya olduklarını kaydeden Şahin, kınama ve protesto açıklamalarıyla yetinilmeyip Kudüslülerin kendi topraklarında kalmalarını sağlayacak somut adımların atılması gerektiğini vurguladı.

Aynı toplantıda konuşan Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de Filistin davasının tarihinin en tehlikeli dönüm noktasından geçtiğini belirterek, Tel Aviv yönetiminin Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statülerini değiştirmeyi hedeflediğini söyledi. Abdulati, aşırı sağcı bakanların destekleriyle Mescid-i Aksa'ya yönelik günlük baskınların artırıldığını, İsrail iş makinelerinin tünellerde kazı çalışmalarına devam ederek yıkım tehdidi oluşturduğunu aktardı. Ürdün vesayetini sonlandırma girişimlerinin sonuç alamayacağı uyarısında bulunan Abdulati, Gazze'de ateşkes için çaba sarf ettiklerini ifade etti.

Abdulati ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinli grupların silahlarının toplanması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesini öngören yol haritasının, İsrail'in saldırıları sürdükçe uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek ABD'ye ortak mesajlar ilettiklerini söyledi.

Planın saldırıların durdurulması, silahların tek elde toplanması ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere üç temel unsur içerdiğini kaydeden Abdulati, ilhakı ve zorla yerinden etmeyi reddeden iki temel ilke üzerinde uzlaşıldığını vurguladı.

Toplantının ev sahibi Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ise İsrail'in Kudüs üzerinde egemenliği bulunmadığı ve kentle ilgili aldığı hiçbir kararın meşru olmadığı vurguladı. Safedi, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini genişlettiğini, Müslümanlar ile Hristiyanların ibadet özgürlüğünü kısıtladığını ve Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğini değiştirmeyi amaçladığını belirtti. Arap-İsrail ihtilafının hiçbir zaman dini bir çatışma olmadığını, sorunun temelinde işgalin yattığını kaydeden Safedi, "Kudüs ve kutsal mekanlarla oynamak ateşle oynamaktır" uyarısında bulundu.

Arap Birliği Genel Sekreteri de toplantıda yaptığı konuşmada, İsrail'in Doğu Kudüs'teki Mescid-i Aksa'da İbrahimi Camisi'ne benzer şekilde "zamansal ve mekansal bölünmeyi dayatmayı" planladığını belirtti. Amman'daki zirveye Türkiye ve Ürdün'ün yanı sıra Filistin, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Endonezya, Bahreyn, Irak, Fas, Tunus, Cezayir, Somali ve Malezya'dan üst düzey yetkililer ile Arap Birliği temsilcileri katıldı.

Zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısı ve yayımlanan bildiriyle, katılımcı ülkelerin uluslararası karar alma merkezleri nezdinde ortak diplomatik girişimlerde bulunma konusunda mutabık kaldığı duyuruldu. 14 ülke ve Arap Birliği Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İsrail'in Kudüs'ün Arap-Müslüman ve Hristiyan kimliğini, yasal ve demografik statüsünü değiştirmeyi amaçlayan politikaları kınandı.

Güncelleme (5 Ağustos 19:04): Haber, yeni kaynaklardan gelen bilgilerle güncellendi.

Kaynak: Dış Haberler Servisi

#İsrail · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler