
Kuzeydoğu Atlantik'te radyoaktif atık varilleri incelendi
Avrupa ülkelerinin geçmişte Kuzeydoğu Atlantik'e bıraktığı 200 binden fazla radyoaktif varil, insanlı denizaltıyla yapılan dalışlarla görüntülendi.
Bölgede 200 binden fazla radyoaktif atık varili yer aldığı tahmin ediliyor. Avrupa ülkeleri tarafından 20. yüzyılın ikinci yarısında Kuzeydoğu Atlantik’e bırakılan varillerin büyük kısmında, düşük ve orta seviyeli radyoaktif atıkların beton, bitüm ya da reçine gibi maddelerle sabitlendiği ifade ediliyor.
NODSSUM projesi çerçevesinde yürütülen araştırmaya yaklaşık 30 bilim insanı katılım sağladı ve Fransız araştırma gemisi bölgeye intikal etti. İnsanlı denizaltı Nautile ise 4 bin 700 metreden daha derin bir seviyeye toplam 20 dalış gerçekleştirdi.
Okyanus tabanına inen araştırmacılar, varilleri ve yakın çevresindeki tortuları doğrudan görüntüleyerek örnekler aldı. Yapılan incelemelerde kimi varillerin ciddi oranda korozyona uğradığı, parçalandığı ve muhteviyatlarının çevre çamura karıştığı saptandı. Gerçekleştirilen ölçümlerde Kobalt-60 ve Niyobyum-94 radyoaktif izotoplarının yanı sıra Sezyum-137 ile Amerikyum-241 maddeleri de belirlendi.
Kuzeydoğu Atlantik, geçmiş dönemde Avrupalı ülkelerin radyoaktif atıklardan kurtulmak için kullandığı sahalar arasında yer alıyordu. İngiltere 140 binden fazla, Belçika ise yaklaşık 55 bin varili okyanusa bıraktı. Fransa da 1967 ve 1969 yıllarında düzenlenen iki ayrı operasyonla 46 binden fazla varili denize attı. Toplam miktarının 200 binin üzerinde olduğu hesaplanıyor.
Uzmanların dikkatini çeken diğer bir unsur da varillerin etrafında gelişen ekosistem oldu. Anemon, sünger ve yengeç türlerinin paslanmış metal yüzeyleri barınak olarak kullandığı tespit edildi. Araştırmacılar şimdi radyoaktif maddelerin bu canlıların organizmasına geçip geçmediğini ve derin deniz ekosistemini ne yönde etkilediğini inceliyor.
2026 yılındaki çalışmalar, bir yıl evvel başlatılan araştırmanın ikinci etabını teşkil ediyor. İlk seferde varillerin yer aldığı sahalar haritalandırılırken, son dalışlarda doğrudan varil çevrelerine inilerek su, tortu ve canlı örnekleri üzerinde incelemeler yapıldı. Toplanan verilerin, onlarca yıldır denizin dibinde bulunan radyoaktif atıkların ekolojik tesirini netleştirmek amacıyla kullanılacağı bildirildi.







