
Meksika, okyanusları birbirine bağlayacak demiryolu projesine başladı
Meksika, Panama Kanalı'na alternatif olacak demiryolu projesinde önemli bir aşamaya geldi.
Meksika, Panama Kanalı'na alternatif oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği kıtalararası demiryolu projesinde önemli bir aşamaya ulaştı. Tehuantepec Kıstağı'ndan geçen hat, Atlantik ile Pasifik arasında yük taşımacılığını hızlandırmayı hedefliyor. Projenin en büyük avantajlarından biri, Panama Kanalı'nın aksine gemilerin geçişi için tatlı suya ihtiyaç duymaması. Panama Kanalı'nda yaşanan kuraklık, alternatif ulaşım güzergâhlarına olan ilgiyi artırdı. Gatun Gölü'ndeki su seviyesinin ciddi biçimde düşmesiyle kanalın günlük gemi geçiş kapasitesi azaldı ve birçok gemi beklemek zorunda kaldı. Bazı gemiler ise yük miktarını azaltarak yollarına devam etti. Meksika, yaşanan bu sıkıntının oluşturduğu boşluğu kendi demiryolu ve liman altyapısıyla doldurmayı hedefliyor. Proje, gemilerin kıstağı doğrudan geçmesi yerine yüklerin bir limanda boşaltılarak trenlerle diğer okyanustaki limana taşınmasına dayanıyor. Meksika'nın 'demir kanal' olarak adlandırdığı projede, yüklerin kıstak boyunca yaklaşık 20 saat içinde taşınması öngörülüyor. Trenlerin, yüzlerce kilometrelik güzergâhta saatte yaklaşık 70 kilometreye varan hızlarla ilerlemesi planlanıyor. Projenin uygulanabilmesi için mevcut demiryolu altyapısının büyük bölümü yenilendi. Rayların önemli bir kısmı değiştirildi ve zemin problemi ile sel riski bulunan bölgelerde viyadükler ve güçlendirilmiş altyapılar kullanıldı. Demiryolu hattına ek olarak, Pasifik kıyısındaki Salina Cruz ile Atlantik kıyısındaki Coatzacoalcos limanlarında kapsamlı çalışmalar yapıldı. Salina Cruz'da deniz tabanı derinleştirilerek daha büyük gemilerin yanaşmasına uygun bir altyapı oluşturuldu. Limanın, dalgalara ve güçlü rüzgârlara karşı dayanıklılığını artırmak için uzun bir dalgakıran inşa edildi. Coatzacoalcos'ta ise kanal ve rıhtım altyapısı yenilendi ve tren hattının doğrudan limana ulaşması sağlandı. Böylece yüklerin liman ile demiryolu arasında yeniden kamyonlarla taşınmasına duyulan ihtiyacın azaltılması hedeflendi. Projenin önemli parçalarından K Hattı, Oaxaca'daki Ixtepec ile Chiapas'taki Ciudad Hidalgo arasındaki bağlantıyı oluşturuyor. Hattın tamamlanması için daha önce açıklanan takvimde 2026'nın ilk yarısı hedeflenmişti. Ancak bu sürenin geride kalmasına rağmen hattın tamamen hizmete girdiğine ilişkin herhangi bir net doğrulama bulunmuyor. Bu nedenle, projenin tüm unsurlarıyla tamamlandığı yönündeki iddialara temkinli yaklaşılması gerekiyor. Z Hattı'nın ise Coatzacoalcos ile Salina Cruz arasındaki bağlantıyı sağladığı ve 2023'ün sonunda hizmete başladığı belirtiliyor. Palenque yönündeki FA Hattı da sistemin diğer önemli parçaları arasında yer alıyor. Meksika hükümeti, yalnızca demiryolu taşımacılığına değil, güzergâh boyunca yeni sanayi merkezlerinin oluşturulmasına da yatırım yapıyor. Bu bölgelerde lojistik, elektronik, petrokimya, tarım teknolojileri ve temiz enerji gibi sektörlerin geliştirilmesi planlanıyor. Devlet tarafından altyapı desteği sağlanırken, yatırımcıların uzun yıllara yayılan vergi avantajlarından yararlanması öngörülüyor. Böylece bölgenin uluslararası şirketler açısından daha cazip hale getirilmesi ve özellikle Çin'den Meksika'ya yönelen üretim yatırımlarının artırılması amaçlanıyor. Meksika'nın kıtalararası taşımacılık planı büyük bir altyapı yatırımı olsa da karşılaştığı sorunlar yalnızca demiryolu ve liman inşaatlarıyla sınırlı değil. Bazı ulaşım bağlantılarının genişletilmesi için kamulaştırma süreçleri yürütülürken, arazi anlaşmazlıkları ve bölgedeki yerleşimlerin etkilenmesi tartışma konusu oluyor. Çevresel etkiler ise projenin bir diğer önemli başlığı olarak öne çıkıyor. Meksika'nın girişimi, Panama Kanalı'na alternatif oluşturmayı amaçlayan ilk büyük proje değil. Nikaragua'da yıllar önce gündeme gelen kanal projesi de benzer bir hedef taşıyordu, ancak finansman sorunları, çevresel endişeler ve toplumsal tepkiler nedeniyle ilerleyemedi.







