Meme kanserini yenen hemşire, annesiyle konvoyla kutladı
Adana'da hemşire Havva Nur Atcıoğlu, meme kanserini yendi. Aynı hastalığı atlatan annesiyle birlikte konvoy düzenleyerek sevinçlerini paylaştı.

Adana'da hemşirelik yapan 25 yaşındaki Havva Nur Atcıoğlu, yakalandığı meme kanserini, aylar süren kemoterapinin ardından yenmeyi başardı. Bu haberi büyük bir mutlulukla karşılayan Atcıoğlu, daha önce aynı hastalığı atlatan annesi Songül Tetik ile birlikte kent genelinde bir konvoy düzenleyerek kutlama yaptı.
Havva Nur Atcıoğlu'na, şubat ayında yapılan kontroller sonucunda meme kanseri teşhisi konmuştu. Kanser olduğunu öğrendikten sonra tedavi sürecine hemen başlandı. Aylar süren kemoterapinin ardından Atcıoğlu, bu hafta gittiği kontrolde yapılan tetkiklerle kanserli hücrelerin vücudundan temizlendiğini öğrenerek hastalığı yendiği müjdesini aldı.
Bu haberi sevinçle karşılayan Atcıoğlu, kanseri yenmesinin ardından pankartlarla süslenmiş araçların bulunduğu konvoy düzenledi. Araçların konvoyuna katılanların korna çaldığını gören Atcıoğlu duygusal anlar yaşadı. Atcıoğlu'nun bu zorlu süreçte en büyük destekçilerinden biri, 14 yıl önce meme kanserine yakalanıp 3 yıl süren tedavi sonrası hastalığı yenen annesi Songül Tetik oldu.
Annelerinin yaşadığı zorlu süreçten sonra kızının tedavisinde de yanında olan Tetik, Havva Nur'a bu süreçte moral ve destek sağlamıştı. Kanseri öğrendiğinde büyük üzüntü duyduğunu ancak hastalık ve tedavi süreçlerine hâkim olduğunu belirten Atcıoğlu, “Şubat ayında göğsümde bir kitle olduğunu hissettim.
Hemen hastanenin genel cerrahi bölümünden randevu alarak doktora gittim. Yapılan kontrollerde iki tümör olduğunu öğrendik. Patoloji sonucunun ardından her şey hızla gelişti ve kanser olduğumu öğrendim.
24 yaşında kanser olduğumu öğrenince çok üzüldüm ama herkesin bir hikayesi olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte annem her anımda yanımdaydı. Ben de onun kanser hastalığını atlatmaya çalıştığı dönemde tüm süreçlerde yanındaydım.
Hangi tedavilerden geçtiğini, tedavi sırasında saçlarımın döküleceğini bilerek bu yola çıktım. Hastalığı tanıyordum, o yüzden yaşadıklarımı yadırgamadım. Yoğun tedavi süreçlerinin ardından bu hastalığı yenebildiğim için çok mutluyum. Artık ağzımın tadı da yerine gelecek. Kanser olduğum dönemde bisiklete biniyordum. O hobime devam edeceğim.” diye konuştu.
Kanseri yendikten sonra konvoy düzenleyen Havva Nur Atcıoğlu, kendisine yolda destek verilmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, “Konvoya ilk başladığımızda kimse korna çalmıyordu. Aracın penceresinden dışarı çıktım ve o esnada kornalar çalmaya başladı. O an çok duygulandım ve gözyaşlarımı tutamadım.
Hastalığı yendiğim için çok mutluyum. Allah tüm hastalara acil şifalar versin. Hiçbir zaman pes etmesinler, ışıklarının sönmesine izin vermesinler. ‘Hastayım’ diyerek mücadelelerini bırakmasınlar.
Herkesin hikayesi farklı işliyor, ben onların da başaracağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Kızının hastalık sürecinde sürekli motive etmeye çalıştığını belirten anne Songül Tetik, 2012 yılında kansere yakalandığını anlattı. Tetik, “O anda dünyam yıkıldı.
Ancak etrafıma baktım ve çocuklarım olduğu için yıkılmayacağımı, bu hastalığın üstesinden geleceğimi söyledim. Göğsüm alındıktan sonra duygusal olarak çok zorlandım. Kadın olduğum için bir uzvumu kaybetmiş olmak beni etkiledi.
O an hep, ‘Rabb’im, sen bu derdi verdin, şifamı da sen vereceksin’ dedim. Daha sonra kemoterapi görmeye başladım. Kemoterapi süreci çok ağırdı.
İster istemez insanın psikolojisi bozuluyor ama ben bozmadım. Hiçbir şekilde psikolog veya psikiyatrdan destek almadım. ‘Bu hastalığı yeneceğim’ dedim ve çok şükür yendim.” dedi. Anne Tetik, hastalık sırasında kızına hamile kaldığını ve çok zorlandığını ancak mutlaka kızını doğuracağına inandığını belirtti.
Doktorların doğumun riskli olduğunu söylemesine rağmen yine de doğum yapmayı tercih ettiğini, bu kararının kendisi için iyi olduğunu ifade etti. Son olarak, “2026 yılına geldiğimizde kızım Havva Nur’un kansere yakalandığını öğrendik. Bu süreçte ona hep moral verdim. ‘Kızım, yıkılmayacaksın, yıkılmayacağız, dimdik ayakta duracaksın.
Bak, beni örnek al’ diyerek onu motive ettim. Ne yazık ki ikimizin de sol göğsü alındı. İşin garip yanı ise şu, hayat bir imtihan dünyası. Biz de Rabb’im tarafından bu şekilde sınandık. Ama çok şükür, derdimizi verdiği gibi dermanımızı da birlikte verdi.” şeklinde konuştu.







