28 Temmuz 2026 Salı
Gundemnabzi
Merz: Almanya İsrail'e genel yaptırımları desteklemiyor

Merz: Almanya İsrail'e genel yaptırımları desteklemiyor

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail'e yönelik genel yaptırımları desteklemediklerini açıklarken, Ukrayna için "ortak üyelik" modelini önerdiğini hatırlattı. Dublin'deki ortak basın toplantısında Batı Şeria yerleşimlerini ve AB bütçesini de eleştirdi.

Dış Haberler Servisiİlk yayın: Güncelleme:

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail'e yönelik Avrupa Birliği yaptırımları konusunda ülkesinin genel yaptırım yaklaşımını desteklemediğini belirtti. Merz, Almanya'nın İsrail ile ilişkilerinde tarihsel sorumluluk taşıdığını vurguladı ve Batı Şeria'daki gelişmelerle ilgili kaygılarını dile getirdi.

Merz bu açıklamaları İrlanda'nın başkenti Dublin'de İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile düzenlenen ortak basın toplantısında yaptı. Avrupa'nın gündemindeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'e yönelik AB yaptırımları sorusunu yanıtlayan Merz, Almanya'nın kapsamlı yaptırım kararlarına katılmadığını söyledi. "İsrail'e genel yaptırımları doğru bulmuyoruz" diyen Merz, Almanya'nın bu tutumunun değişmediğini ifade etti. Almanya'nın İsrail'e karşı özel tarihsel sorumluluğu bulunduğunu belirten Merz, "Bu nedenle İsrail’e yönelik yaptırım rejimlerine genel olarak katılamayız ve katılmak da istemiyoruz. Bu durum, en azından şimdilik böyle kalacaktır" diye konuştu.

Merz, İsrail'in işgali altındaki Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinden duyduğu rahatsızlığı da aktardı. Bu görüşlerini İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmelerde birçok kez ilettiğini söyleyen Merz, yerleşim politikalarına ilişkin endişelerinin devam ettiğini belirtti. Batı Şeria'daki yerleşimlerden gelen ürünlerin AB'nin İsrail'e sağladığı ticari ayrıcalıklardan yararlanmaması gerektiğini savundu.

Merz, Avrupa Birliği'nin gelecekteki bütçesine ilişkin de konuştu. Mevcut bütçe teklifinin kabul edilemez olduğunu belirten Merz, birkaç yüz milyar avroluk kesinti yapılması gerektiğini söyledi. 2028 sonrası dönemi kapsayacak çok yıllı mali çerçevenin 2026 yılı sonuna kadar tamamlanmasını hedeflediklerini aktaran Merz, Avrupa Komisyonu'nun sunduğu bütçe teklifine destek vermediklerini ifade etti.

Avrupa'nın Rusya-Ukrayna savaşı, ABD'nin ticaret politikaları, Orta Doğu'daki gelişmeler ve enerji krizinin etkileriyle karşı karşıya olduğunu belirten Merz, AB'nin ekonomik gücünü artırmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. İzin süreçlerinin hızlandırılması, dijital dönüşüm, enerji yatırımları ve karbon salımının azaltılmasına yönelik çalışmaların öncelikli olması gerektiğini vurgulayan Merz, rekabet gücü ile iklim korumasının birlikte ele alınmasının önemine işaret etti.

AB'nin genişleme süreci hakkında da konuşan Merz, Ukrayna'nın üyelik yolunda ilerlemesi için daha önce önerdiği "ortak üyelik" modelinin değerlendirilebileceğini hatırlattı. Moldova'nın reform sürecinde önemli ilerleme kaydettiğini belirten Merz, Batı Balkan ülkelerinin üyelik süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Karadağ'ın üyelik kriterlerini büyük ölçüde yerine getirdiğini belirten Merz, ülkenin diğer aday ülkeler nedeniyle bekletilmemesi gerektiğini ve "Bu on yılın sonuna kadar AB üyesi olmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar ve Rus uranyumuna yönelik olası kısıtlamalar hakkındaki soruyu yanıtlayan Merz, konuların Avrupa ve Almanya'nın çıkarları doğrultusunda değerlendirildiğini belirtti ancak ayrıntılı bilgi vermekten kaçındı.

İrlandalı aktivist Daniel Tatlow-Devally'in 8 Eylül 2025'te Ulm'daki İsrailli savunma şirketi Elbit Systems bürolarına düzenlenen eylem nedeniyle Stuttgart-Stammheim'da yargılanmasına ilişkin eleştiriler hakkında da konuşan Merz, Almanya'da hukukun üstünlüğü ilkelerine dayalı bir yargı sistemi bulunduğunu, konsolosluk desteğinin güvence altında olduğunu ve sanıkların yanında ceza avukatlarının yer aldığını söyledi.

Kaynak: Dış Haberler Servisi

İlgili Haberler