Muhalefet Çerçeve yasa'ya tepkili, barışa destek vurgusu yapıyor
Meclis'e sunulan Çerçeve Yasa teklifi hakkında muhalefet partilerinden eleştiriler ve destek açıklamaları gelirken; DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da süreci 'önemli bir aşama' olarak nitelendirdi.

Yeni çözüm süreci çerçevesinde Meclis’e sunulan Çerçeve Yasa teklifi, TBMM Başkanlığı’na iletildi. Bu süreçte muhalefette yalnızca İYİ Parti, başından beri sürece destek vermedi. İYİ Parti Grup Başkanvekillerinin imzasıyla yapılan başvuruda, yasa teklifinin sahiplerine geri iade edilmesi talep edildi.
Başvuruda, teklifin anayasaya aykırı olduğu ifade edilerek, "Gazi Meclis; aziz milletimize yönelik her türlü alçak teşebbüse girişmiş hain bir terör yapılanmasının yasama faaliyeti adı altında meşrulaştırılacağı bir zemin değildir" denildi. İYİ Parti, yasa teklifinin görüşmeleri sırasında Meclis’te sert protestolar düzenlemeyi planlıyor.
DEM Parti ise daha geniş kapsamlı düzenlemeler beklese de Çerçeve Yasa’ya imza attı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM Genel Kurulu’nda yasa teklifleriyle ilgili açıklama yaparak, önemli bir adım atıldığını ifade etti. Temelli, "Atmış olduğumuz adımların devamı umarım gelir. Bütün eksiklerine rağmen önemli bir adım atıldığını biliyoruz" dedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da PKK/KCK'nın fesih ve tasfiye sürecine ilişkin kanun teklifinin Meclis'e sunulmasını "önemli ve olumlu bir aşama" olarak değerlendirdi. Babacan, teklifin komisyon raporuyla büyük ölçüde uyumlu olmasının kıymetli olduğunu belirtirken, kapalı kapılar ardında imza toplama usulünü doğru bulmadıklarını ifade etti.
Teklifin hukuk önünde eşitlik ilkesini gözetmemesini ve benzer hukuki koşullardaki diğer tutuklu ve hükümlülerin kapsam dışında bırakılmasını eksiklik olarak nitelendiren Babacan, bu eksikliklerin komisyon çalışmalarında giderilmesini ümit ettiklerini kaydetti.
Yeni Parti yetkilileri, Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu bulunması, Özgür Özel hakkında hazırlanan fezlekeler ve belediyelere yönelik devam eden operasyonlar gibi durumları örnek göstererek, sürecin çelişkilerine dikkat çekti. Bu durumu, "Bu gibi durumlar toplumda sürece karşı soru işaretleri yaratıyor. Güvensizlik veriyor. İktidarın zihniyetini gösteriyor. Kendileri için bir şey yapmaya çalıştığını düşündürüyor. Ortada tüm partilerin imzaladığı demokratikleşme adımları vardı. Bunlar konusunda adım atılmıyor" şeklinde ifade ettiler.
Çerçeve Yasa’nın Meclis’e getirilme şekli de eleştirildi. Kurmaylar, "Önceden görmediğimiz, katkı sağlayamadığımız bir süreç oldu. Hem ortak bir çalışma isteniyor hem de bir çalışma görüşmesi yapılmıyor, taslak paylaşılmıyor. Kendi milletvekilleri bile teklifi görmeden imzalıyor. Bunlar doğru işler değil. Ayrıca Meclis, kış dönemi boyunca çalıştırılmıyor.
Şimdi kapanmaya gelmişken acele bir iş yapılıyor. Bu da şeffaf bir şekilde olmuyor. Toplum bunu daha önce Dolmabahçe Mutabakatı’nda yaşamıştı. Bu süreçte halkın eski kaygılarını tetikleyecek bir şeyler yapılmamalı" görüşünü paylaştı. Ancak, kurmaylar "Toplumun barış beklentisi nedeniyle yasal düzenlemelere komisyon ve genel kurul aşamasında destek vermeye hazır olduğunu" belirtti. Bu sebeplerle Yeni Parti, yasa teklifine imza vermedi.
Yeni Yol Grubu da teklifin Meclis’e sunuluş biçimi ve taslağın paylaşılmamasını eleştirdi. Ancak, yasal düzenlemelere yapıcı katkı vereceklerini ifade ettiler. Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, "İmzaya açılmış bir yasanın kamuoyuyla ve milletvekilleriyle bile paylaşılmaması sorun" dedi.
Kaya, belediyelere yönelik devam eden operasyonlar ve hazırlanan fezlekeler için, "Sürece olan güveni ve inancı zayıflatan gelişmeler. Ekim ayında Meclis yeniden açılınca demokratikleşme adımları gündeme gelmelidir. Bunun için biz de çalışacağız" ifadelerini kullandı. Yeni Yol Grubu’ndan bazı milletvekilleri de Çerçeve Yasa’ya imza verdi.
Atanmış yönetimdeki CHP de Çerçeve Yasa’ya imza attı. CHP Grubu’ndan yapılan açıklamada, "Teklifin terörün kalıcı biçimde sona erdirilmesi, silahların tamamen devreden çıkması, bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi ve demokratik siyasetin güçlenmesiyle birlikte cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlandığı yeni bir dönemin kapılarını aralayabileceği değerlendirilmiştir. Kanun teklifinin görüşmeleri sırasında, gerek Adalet Komisyonu’nda gerekse Genel Kurul’da; toplumsal barışın, hukukun ü







