
Musapur: Halkın bilinçli varlığı İslam sisteminin ana dayanağı
Hüccetülislam Muhammed Hüseyin Musapur, Kerman'da halk toplantılarının sorumluluk ve basiret göstergesi olduğunu belirtti.
Hüccetülislam Muhammed Hüseyin Musapur, Kerman eyaletindeki gece halk toplantılarının konuşmacıları, Kur'an okuyucuları, meddahları ve aktivistleriyle Beit el-Zehra'da bir araya geldi. Toplantıda halkın toplumsal sorumluluk duygusunu, basiretini ve İslam Devrimi ideallerine derin bağını övdü.
Musapur, bu hareketlerin oluşumunda ve devamında rol alan herkese teşekkür etti. Aktivistlerin meydandaki varlığının, emir veya idari talimatla değil, iman motivasyonu, görev duygusu ve İslam ile devrim değerlerine duyulan sevgiyle şekillendiğini söyledi.
Veliy-i Fakih temsilcisi ve İslamî Tebliğ Koordinasyon Konseyi başkanı, konseyin stratejik konumunu anlattı. Konseyin İmam Humeyni'nin hikmet ve öngörüsünden doğduğunu, asıl görevinin halk kapasiteleriyle devlet kurumları arasında uyum sağlamak ve devrimin önemli alanlarında halkın varlığını hazırlamak olduğunu belirtti.
Musapur, konseyin halk varlığının yol göstericisi ve İslam Devrimi'nin yumuşak gücünü düzenleyen bir karargâh konumunda olduğunu ifade etti. Bu gücün iman, bilinç, basiret ve halkın varlığına dayandığını, dünyada hiçbir gücün böyle büyük bir sermayeyle baş edemeyeceğini vurguladı.
Tarihi dönemeçlerde halkın rolüne değinen Musapur, düşmanların sistemin toplumsal sermayesini hedef alarak bölünme ve istikrarsızlık yaratmaya çalıştığını, ancak her seferinde halkın akıllıca ve sorumlu varlığının bu hesapları bozduğunu kaydetti.
Son dönemdeki halk toplantılarının İran milletinin sorumluluk duygusunun eşsiz örneği olduğunu söyleyen Musapur, insanların dini ve devrimci motivasyonlarla, herhangi bir çıkar beklemeden meydanda yer almasının velayet-i fakih ve İslam sistemiyle bağın derinliğini gösterdiğini belirtti.
Düşmanların son yıllarda askeri, güvenlik ve sosyal operasyonları birleştirerek iç bütünlüğü hedef aldığını, ancak halkın liderlikle kopmaz bağı sayesinde bu planların başarısız kaldığını anlattı.
Musapur, düşmanın sistemin temel unsurlarını vurarak cumhuriyeti krize sokabileceğini düşündüğünü, fakat halkın olağanüstü varlığının asıl sermayenin İran milleti olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Bu toplantıların iç ve dış yansımalarına dikkat çeken Musapur, hareketin yalnızca iç bir eylem olmadığını, dost ve düşmana İslam Cumhuriyeti'nin güçlü halk desteğine sahip olduğunu ve yumuşak gücünün milletin iman ve iradesinden doğduğunu ilettiğini vurguladı.
Dünyadaki analistlerin ve araştırma merkezlerinin bu eşsiz varlığı ve devamını, ülkenin büyük güçlerle karşı karşıya olduğu zor koşullarda incelediğini belirten Musapur, İslam Cumhuriyeti'nin toplumsal sermayesinin en önemli ulusal güç unsuru olarak küresel gözlemcilerin ilgisini çektiğini ifade etti.
Halk hareketlerinin aynı halk ruhu, ihlas ve ilahi motivasyonla sürdürülmesi gerektiğini söyleyen Musapur, bu varlığın sistemin otoritesini garanti ettiğini ve düşmanların hibrit savaşına karşı sağlam bir set oluşturduğunu belirtti.
Lider Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei'nin halk toplantılarının korunması ve dini ile devrimci etkinliklerin görkemli şekilde düzenlenmesi yönündeki vurgularına işaret eden Musapur, bu varlığın İslam ümmetinin yumuşak gücünün bir göstergesi ve İran toplumunun birlik ile bütünleşmesinin işareti olduğunu söyledi.



