
Muş'ta kadınlar her gün kilometrelerce yol aşıp sürüleri sağıyor
Muş'un Korkut ilçesinde yaşayan berivanlar, sabah ve akşam saatlerinde kilometrelerce yol katederek yaylalarda yüzlerce küçükbaş hayvanı sağıyor.
Muş'ta berivan olarak bilinen süt sağan kadınlar, günün ilk ışıklarıyla birlikte yoğun ve yorucu bir mesaiye koyularak yaylalarda yüzlerce koyun ve keçinin sağımını gerçekleştiriyor.
Korkut ilçesine bağlı Altınova beldesinde hayat süren kadınlar, evdeki işlerini bitirdikten sonra kovalarını ve bidonlarını yanlarına alarak hayvanların bulunduğu yaylaların yoluna düşüyor.
Ortaklaşa kiraladıkları traktörler ya da at arabaları aracılığıyla yaklaşık bir saat süren zahmetli bir yolculuk yapan kadınlar, meraya vardıklarında hazırlıklarını tamamlayıp vakit kaybetmeden sağım işlemine koyuluyor.
Aşırı sıcak havalara aldırmadan yüzlerce koyun ve keçiyi sağan berivanlar, elde ettikleri sütü köye geri götürerek yoğurt, peynir ve tereyağı gibi süt ürünlerine dönüştürüyor.
Gün içerisinde hem sabah hem de akşam saatlerinde aynı yorucu rutini tekrarlayan berivanlar, hazırladıkları bu ürünlerin bir kısmını satarak hane ekonomisine destekte bulunuyor.
"Bütün zorluklara rağmen çalışmaya devam ediyoruz" diyen yöre sakinlerinden İpek Taş, koyun ve keçileri sağılabilmek maksadıyla her gün gidiş ve dönüş olmak üzere toplamda 20 kilometre yol katettiklerini dile getirdi.
Çileli bir yolculuğun ardından hayvanların yaylım alanına vardıklarını anlatan Taş, geçimlerini hayvancılıktan sağladıklarını vurgulayarak, "Her gün sabah ve akşam olmak üzere iki kez gidip geliyoruz. Her seferinde yaklaşık 10 kilometre yol yapıyoruz, günde toplam 20 kilometreyi buluyor. Hem burada hem de evde çalışıyoruz. Yazın 35-40 dereceyi bulan sıcaklıkta koyun ve keçilerimizle ilgileniyor, sağımını yapıyoruz. Sütten peynir üretip satıyoruz. İşimiz gerçekten çok zor ama seviyoruz. Geçim kaynağımız hayvancılık. Bu yüzden bütün zorluklara rağmen çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bir diğer berivan Sabahat Yaprak ise kırsal yaşamda oldukça yoğun bir tempoyla koşturduklarını aktararak, "Köy hayatı böyle. Kimisi 20 yıldır, kimisi 30 yıldır hayvancılıkla uğraşıyor. Ben de yaklaşık 9 yıldır bu işi yapıyorum. Mecburuz çünkü başka gelirimiz yok. Çalışmazsak geçinemeyiz. Ekmek yapmak, çocuklarla ilgilenmek, ev işleri ve diğer tüm sorumluluklar çoğunlukla kadınların omuzlarında. Hem evin yükünü taşıyor hem de gerektiğinde hayvancılığa destek oluyoruz. Zor şartlarda çalışıyoruz ama emeğimizle ayakta kalmaya çalışıyoruz" diye konuştu.



