Netanyahu, iktidarını korumak için bölgesel çatışmaları sürdürüyor
İsrail Başbakanı Netanyahu, seçimlerde avantaj sağlamak adına bölgedeki savaşları sürdürme kararlılığını gösteriyor. 270 bin kişi son üç yılda İsrail'i terk etti.

İsrail Başbakanı Netanyahu, kendi iktidarını ve 'kanlı koltuğunu' korumak için bölgesel çatışmaları sürdürme kararlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Seçimlerde avantaj elde etmek için savaşın devam etmesini istiyor. Hatta ekim ayındaki seçimlerin yapılmasına bile engel olmaya çalışıyor.
Bu durumuna Dışişleri Bakanı Sa'ar ve Savunma Bakanı Katz da katılıyor. Onlar da Netanyahu ile yarışarak, Gazze, Lübnan ve Suriye'deki işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini belirtiyorlar. İsrail’in Türkiye’ye yönelik rahatsızlığı, Türkiye’nin diplomatik ve askeri gücünün artmasıyla ilgili.
Türkiye, Gazze, Lübnan ve Suriye’de caydırıcı bir aktör haline gelmiş durumda. Suudi Arabistan ve Pakistan ile kurulan stratejik iş birlikleri, İsrail için güvenlik kaygıları doğuruyor. Türkiye’nin ABD ile olan ilişkileri de İsrail’in endişelerini artırıyor.
Bu bağlamda, İsrail yetkilileri, “İsrail vatandaşlarını korumak için gerekli tüm önlemleri alacağız” şeklinde açıklamalar yapıyor. Ancak bu açıklamaların arkasında gerçek bir niyet yok. Sadece koltuk kaygısıyla hareket ediyorlar.
Eğer gerçekten vatandaşlarını korumak isteseler, öncelikle saldırganlıklarını bırakmaları gerek. Başka ülkelerin topraklarına göz dikmeyi sonlandırmalılar. Uluslararası hukuk kurallarına uymadıkça, huzurlu bir yaşam süremezler.
Bu gerçeklik, sadece ABD ve Avrupa kamuoyları tarafından değil, bizzat İsrail vatandaşları tarafından da görülüyor. Tel-Aviv Üniversitesi’nin araştırmalarına göre, son üç yılda 270 bin Yahudi ülkelerini terk etti. Araştırmayı yapan Prof. Itai Ater, bu göç dalgasının “endişe verici” bir şekilde arttığını belirtiyor.
Ayrıca, Kantar Enstitüsü’nün yaptığı bir kamuoyu araştırması, her beş kişiden birinin İsrail’de yaşamak istemediğini ortaya koyuyor. Yüzde 12 ise seçim sonuçlarına göre ülkeyi terk etmeyi düşünüyor. Yüzde 41’lik kesim de giderek artan göç trendinden endişeli.
İsrail’de toplumun yüzde 49’u, ülkenin geleceğiyle ilgili kötümser düşüncelere sahip. İsrail ordusunda da savaşın gerçek yüzüyle karşılaşanların ruh sağlığı bozuklukları ve intihar vakaları artış göstermekte. Savaşa karşı çıkan ve askerlik yapmak istemeyen vatandaşların öfkeleri sokaklara yansıyor.
Sağlıklı düşünen Yahudiler de Netanyahu ve bakanlarının tutumlarından rahatsızlık duyuyor. Tüm bu gerçeklere rağmen Netanyahu, saldırgan tutumunu sürdürerek kanlı koltuğunu koruyacağını düşünüyor. Yanında bulunan bakanlar da ona benzer sert açıklamalar yapmaktan geri durmuyorlar. Seçimlerde Netanyahu’nun durumu kötüleşirse, iktidarı devralma hesabı yapıyorlar.







