
Okul Saldırıları araştırma komisyonu rapor aşamasına geçiyor
TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, son toplantısını yaparak rapor hazırlık aşamasına geçti. Toplantıda çocukların suça sürüklenme oranları ve saha çalışmalarıyla ilgili çarpıcı veriler paylaşıldı.
TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, komisyon çalışmalarının son toplantısının gerçekleştirildiğini ve bundan sonra rapor aşamasına geçileceğini duyurdu.
Şanlıurfa ile Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştığı risklerin tüm yönleriyle incelenmesi, çözüm yollarının bulunması ve benzer olayların önlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Yusuf Beyazıt'ın yönetiminde toplandı.
Toplantının açılışında konuşan Beyazıt, çocukların güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir geleceğe sahip olması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını belirtti.
Çocukların karşılaştığı risklerin yalnızca okul bahçeleriyle sınırlı kalmadığını dile getiren Beyazıt, çocukların sınıfta olduğu kadar ekran başında da korunması gerektiğini vurguladı. Okul bahçesi kadar dijital dünyanın da güvenli hale getirilmesinin şart olduğunu söyleyen Beyazıt, dijital mecraların doğru kullanılmadığında fırsatlarla birlikte ciddi tehlikeler de barındırdığını ifade etti. Yapılan bir araştırmaya dikkat çeken Beyazıt, suça karışan çocukların yüzde 42'sinin örnek aldığı kişilerin şiddet davranışlarına tanık olmalarının suç işlemlerinde etkili ve özendirici olduğunu ifade ettiklerini aktardı. Bugün odaklandıkları meselenin sadece suçun neticeleri değil, suçu doğuran kök sebepler olduğunu belirten Beyazıt, bir çocuğu suça iten etkenlerin doğru saptanması halinde kalıcı çözümler üretilebileceğini kaydetti.
Aile, okul, sokak, medya ve dijital platformlarda karşılaşılan davranışların çocukların karakter ve hayata bakışını şekillendirdiğini belirten Beyazıt, hükümlü ve tutuklu çocuklara yönelik yapılan araştırmada çocukların yüzde 94'ünün yardımseverlik ve fedakarlık duygularının geliştirilmesini, yüzde 93'ünün acıma ve merhamet duygularının güçlendirilmesini, yüzde 92'sinin dürüstlüğün ve verilen sözün tutulmasının özendirilmesini, yüzde 91'inin başkalarının hakkına saygının öğretilmesini, yüzde 84'ünün ise kısa yoldan zengin olma anlayışından vazgeçilmesini istediğini belirtti. Beyazıt çocukların sanal dünya yerine gerçek hayatın içerisinde daha fazla yer alması gerektiğini vurguladı.
Komisyon olarak okul güvenliğini artıracak, çocukları dijital dünyanın zararlı içeriklerinden ve şiddetten uzak tutacak politika önerileri hazırladıklarını aktaran Beyazıt; çocukların okulda, evde, sokakta ve dijital alanda kendini güvende hissettiği, merhamet, adalet, dürüstlük ile karşılıklı saygının hâkim olduğu bir toplumsal iklimin kurulmasına katkı sunmayı amaçladıklarını belirtti. Beyazıt, komisyon çalışmalarının son toplantısının yapıldığını ve artık rapor aşamasına geçildiğini yineledi.
Toplantı kapsamında Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu yetkilileri kurula sunum gerçekleştirdi.
Çocuk ve kadın haklarından sorumlu Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, kurumun çocuklara yönelik faaliyetleri ve gelen başvurular hakkında bilgi verdi. Çocukların karıştığı suçların sayısının sadece bir senede 683 bin 823 olduğunu belirten Yalçın, cezaevine giren çocukların çıktıktan 2-3 sene sonra tekrar girme oranının yaklaşık yüzde 80 olduğunu, tekrar suç işleme oranlarının çok yüksek bulunduğunu kaydetti. Yalçın, 7 ayda 15 okul ziyaretinde 3 bin 300'den fazla çocuğun görüşlerine dayanan, 9 ilde emniyet ve jandarma yetkilileriyle görüşmeler yapılarak hazırlanan 7 sayfalık tespit ve önerileri komisyona sunduklarını ifade etti.
Çocuklar üzerine çalışmak için her şeyin bir kenara bırakılması gerektiğini belirten Yalçın, çocuk alanında bir dip dalganın geldiğine dikkat çekti. Meclis dahil bütün kurumlar büyük bir özveriyle çalışsa dahi çok farklı bir ortamın içerisinde bulunduklarını dile getiren Yalçın, bu süreçte mücadeleyi geçmişten kalan mevzuat hükümleriyle ve mevcut uygulamalarla sürdürme imkânının kalmadığını kaydetti. Kadın ve çocuğa şiddeti kesin bir şekilde yasaklayan kanunların çıkarılması gerektiğini ifade eden Yalçın, aksi takdirde Türkiye'de de Amerika'dakine benzer olaylarla her gün karşılaşılabileceğini söyledi. Aklın ve hayalin alamayacağı yaşlardaki küçük çocuklardan kuruma başvurular geldiğini belirten Yalçın, eldeki mevzuat ve uygulamaların yetersiz kaldığını vurguladı.
Şiddet görüntülerinin televizyon ile sosyal platformlarda kesinlikle yayımlanmaması gerektiğini dile getiren Yalçın, dizi ve filmlerde çocukların mafya ya da çete üyesi olarak gösterilmesinin de kesin olarak yasaklanmasını talep etti ve çocukları şiddete iten nedenlerin azaltılmasına yönelik önerilerini paylaştı.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) 2. Başkanı Muhammet Ecevit Carti, kurumun çalışmaları ile çocukların kendi haklarını öğrenmesi, seslerini duyurması ve karar alma süreçlerine dâhil olması için kurulan Çocuk Dostu Bilgilendirme ve Katılım Platformu hakkında bilgi verdi.
Güncelleme (4 Ağustos 21:30): Suça karışan çocuk sayıları, mükerrer suç oranları, çocukların şiddet algısına dair araştırma verileri ve KDK'nın saha çalışması detayları eklendi.







