Pakistan 79. Bağımsızlık Günü'nü kutluyor
Pakistan, bu yıl kurucu lideri Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah'ın doğumunun 150. yılını da anarak bağımsızlık gününü kutluyor.

Pakistan, 14 Ağustos'ta 79. Bağımsızlık Günü’nü büyük bir coşkuyla kutlamaktadır. Bu özel gün, 240 milyondan fazla Pakistanlı için büyük bir gurur ve minnettarlık ifadesidir.
Bugün, ülkemizin kuruluşunda emeği geçen nesli saygıyla anarak, Pakistan’ın bugüne kadar kaydettiği ilerlemeyi kutluyoruz. Barışçıl, ilerici ve müreffeh bir Pakistan inşa etme kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Türkiye ve Pakistan halkları için bu gün, geçmişten gelen kardeşlik bağlarını kutlamak açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu yılki kutlamalar, Pakistan'ın kurucu lideri Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah'ın doğumunun 150. yıl dönümü nedeniyle ayrı bir anlam kazanmıştır. Aziz vatanımızın bağımsızlığını kazanmasında büyük bir rol oynamış olan Cinnah’ı saygı ve minnetle anıyoruz. Onun vizyoner liderliği ve sarsılmaz kararlılığı, bağımsız Pakistan’ın temellerini atmıştır.
Cinnah’ın 150. yılı, birlik, inanç ve disiplin ilkelerine bağlılığımızı güçlendirmek için bir fırsattır. Bu ilkeler, bugün de milletimize yol göstermeye devam etmektedir. Pakistan, bağımsızlığının sekizinci on yılına girerken güçlü bir direniş sergilemekte ve geleceğine olan sarsılmaz inancını korumaktadır.
Ülkemiz, birçok zorluğa rağmen, demokratik kurumlarını güçlendirme, ekonomik reformlara odaklanma, genç nüfusuna yatırım yapma, yenilikçilik ve teknolojiyi geliştirme konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Zengin kültürel çeşitliliği ve köklü medeniyet mirasıyla Pakistan, büyük potansiyele sahip bir ülkedir. Sahip olduğu insan ve doğal kaynaklarıyla stratejik coğrafi konumu, Pakistan'ı gelecekte büyük bir ekonomik merkez olma yolunda güçlü bir konuma getiriyor.
Pakistan ile Türkiye arasındaki dostluk, sadece diplomatik ilişkilerin sonucu değildir. Bu dostluk, tarih boyunca şekillenmiş ortak bir mirasın ürünüdür. İki ülke, 1947 yılından bu yana güçlü bir diplomatik ilişki sürdürmektedir.
Bununla birlikte, bu bağların temelleri Cumhuriyetimizin kuruluşundan çok daha önce atılmıştır. Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Hint Alt Kıtası Müslümanları, Osmanlı Devleti’ne mali destek sağlamış, Balkan Savaşları sırasında Osmanlı’nın yanında yer almışlardır. Ayrıca, Türk İstiklal Harbi sırasında da Güney Asya Müslümanları, Türk Ulusal Mücadelesine önemli destekler vermiştir.
Bu tarihi bağlar, kardeşliğimizi güçlendirmiş ve bugün iki ülke arasındaki iş birliğine ilham vermektedir. Pakistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından, bu tarihi kardeşlik, dinamik ve kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüşmüştür. Türkiye ve Pakistan, zor zamanlarda ve başarı dönemlerinde her zaman birbirlerinin yanında durmuştur.
Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi, geniş bir yelpazede iş birliğinin geliştirilmesi için kurumsal bir zemin sağlamaktadır. İki ülke, bölgesel barış ve ekonomik refah için birlikte çalışmalarını sürdürmektedir. Gelecekte de bu ortaklığın güçlenerek devam edeceğine yürekten inanıyorum.
Türkiye ile ortaklığımızın gücü, Pakistan'ın sahip olduğu büyük potansiyelden gelmektedir. 240 milyonu aşan nüfusuyla Pakistan, Güney Asya’nın en büyük ve dünyanın en kalabalık beşinci ülkesidir. Genç ve dinamik nüfus, ülkemizin en önemli zenginliklerinden biridir.
Hükümetimiz, sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek amacıyla birçok alanda kapsamlı reformlar gerçekleştirmektedir. Pakistan’ın stratejik konumu, bölgesel bağlantılar ve ekonomik iş birliği açısından merkez olma rolünü güçlendirmektedir. İki ülke arasındaki iş birliği, özellikle savunma alanında özel bir yere sahiptir.
Savunma sanayileri arasındaki iş birliği her geçen gün daha da güçlenmekte, Pakistan Donanması'nın envanterine katılan dört adet MİLGEM sınıfı korvet bu ilişkinin bir göstergesidir. Bu, stratejik ortaklığımızın derinliğini ve bölgesel güvenliğe yönelik ortak kararlılığımızı ortaya koymaktadır.
Bağımsızlığımızı kutlarken, Pakistan, Birleşmiş Milletler Şartı’na ve uluslararası hukuka olan bağlılığını bir kez daha belirtmektedir. Bölgesel ve küresel sorunların çözümü için diyalog, iş birliği ve çok taraflılığın en etkili yöntemler olduğuna inanmaktadır. Pakistan, Cammu ve Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkını kullanma yönündeki mücadelesine verdiği desteği sürdürecektir. 79. Bağımsızlık Günü'nü kutlarken, aynı zamanda Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah’ın hayatından ve mirasından ilham almalıyız.
Ona sunabileceğimiz en iyi vefa, sadece mirasını hatırlamak değil; aynı zamanda birlik, anayasal düzene bağlılık, dürüstlük, çalışkanlık ve özverili hizmet gibi değerleri yaşatmak ve bunları barışçıl, ilerici bir Pakistan inşa etme yolunda hayata geçirmektir.
Pakistan’ın Bağımsızlık Günü’nü kutlarken, aynı zamanda Türkiye ve Pakistan halklarını birbirine daha da yakınlaştıran kardeşlik bağlarını selamlıyoruz. Yüce Allah’tan, Pakistan’a kalıcı barış, istikrar ve refah vermesini, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirmesini niyaz ediyoruz.






