
Rosatom, Akkuyu nükleer güç Santrali'ndeki payını satışa çıkaracak
Rus enerji şirketi Rosatom, Mersin'deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ndeki yüzde 49 hissesini satmayı planlıyor.
Rusya'nın enerji şirketi Rosatom, Mersin'de bulunan Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nden paylarını satışa çıkarmaya hazırlanıyor. Rus gazetesi Izvestia'ya göre, adı açıklanmayan bir Rosatom yetkilisi, şirketin Akkuyu'daki yüzde 49’luk hissesini satmak için görüşmeler gerçekleştirdiğini doğruladı. Hangi şirketlerle görüşüldüğüne dair bilgi verilmedi. Ancak, Rosatom yetkilisi bu hissenin tek bir şirkete veya birden fazla şirketten oluşan bir paket halinde satışa sunulabileceğini ifade etti. Daha önce, Akkuyu'daki hissenin satışı için Elektrik Üretim AŞ ile Körfez fonlarıyla görüşmeler yapıldığı belirtilmişti.
Siyaset bilimci Kerim Khas, Rus şirketinin Akkuyu’yu tamamlayamamış olmasına rağmen Türk tarafının 16 yıldır finansal yükümlülükleri üstlenmemesinin kendisini üzdüğünü belirtti. Izvestia'nın haberine göre, Akkuyu’nun maliyetinin 25 milyar dolara yaklaştığı ve işletme ömrünün 60 yıl uzatılabileceği kaydedildi. Türkiye ile Rusya arasındaki yakın ilişkilere işaret edilerek, 2022-2023 tarihlerinde BOTAŞ’ın 4 milyar dolarlık doğalgaz ödemesinin ertelendiği hatırlatıldı. Yeni Partili Deniz Yavuzyılmaz, Ruslara 9,8 milyar dolar teşvik verildiğini ve Rusların toplamda 180 milyar dolar kâr edeceğini öne sürdü.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin inşası için Türkiye ile Rusya arasında 12 Mayıs 2010 tarihinde bir işbirliği anlaşması imzalandı. Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli yerleşimi yakınlarında bulunan projede, inşaat çalışmaları 2013 yılında başladı. 2018 yılında birinci güç ünitesinin inşaat lisansı alındı ve ilk beton döküldü. İlk ünitenin elektrik üretimine başlaması 2026 yılı sonuna kadar planlanıyor. Toplamda yapılacak dört ünitenin tamamının bitişi ve devreye girmesi için 2028 yılı hedefleniyor.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin, Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamak, dışa bağımlılığı azaltmak ve karbon emisyonunu düşürmek amacıyla inşa edildiği belirtiliyor. Projeyle birlikte Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılaması bekleniyor. Tesisle ilgili çevresel (nükleer atıkların akıbeti), ekolojik (deniz suyu kullanımı), güvenlik (deprem bölgesinde bulunması) ve kaza riskleri konuları da gündemde.







