Sivas'ın tek ud ustası Mustafa Karaoğlu çivisiz enstrüman üretiyor
Sivas'ta 50 yıldır ud yapan 3 çocuk babası Mustafa Karaoğlu, hiçbir çivi kullanmadan ürettiği el emeği enstrümanları yurt içi ve dışına gönderiyor.

Aşıklar diyarı Sivas'ta yaşayan Mustafa Karaoğlu, kentin tek ud yapım ustası olarak biliniyor. Karaoğlu, 50 yıldır mesleğini büyük bir özveriyle sürdürüyor. Küçük yaşlarda bu zanaata heves eden usta, atölyesinde çalışmalarına devam ediyor. Üç çocuk babası Karaoğlu, ilk udunu 1976 yılında yaptığını ifade etti. Ud yapmanın kendi psikolojisini düzelttiğini ve mutluluk verdiğini belirtti.
Karaoğlu, üretim sürecine ağaç seçerek başladıklarını anlattı. Ahşapları üç santim genişlikte ve yetmiş santim boyunda kestiklerini söyledi. Parçaları eşleştirip ütüde şekil vererek forma soktuklarını belirtti.
Rende ve zımparayla dilim haline getirilen parçalar kalıp üzerinde birleştiriliyor. Usta isim, "Ud yapımı sırasında hiçbir çivi kullanmıyoruz" dedi. Udları genellikle 21, 23, 25 ve 27 dilim olarak yaptıklarını ifade etti. Eski udlarda 13 veya 17 dilim bulunduğunu, günümüzde ise 21 ve 23 dilimin tercih edildiğini ekledi.
Tekne kalıptan çıktıktan sonra belirli bir süre dinlendiriliyor. Dinlenme aşamasının ardından içinin temizliği yapılıyor ve kağıtlanıyor. Ardından dış kısmındaki detaylara geçiliyor. Türkiye'nin her yerine ud gönderdiğini kaydeden usta şu ifadeleri kullandı:
"Ağırlıklı olarak Bursa, İzmir ve İstanbul'a gönderiyoruz. Yurt dışından gelen arkadaşlar talepte bulunuyor. Biz de onların dedikleri şekilde udları hazırlıyoruz."
Çocuğum Gibi Görüyorum
Mustafa Karaoğlu, yarım asırdır her sabah saat 06.00'da dükkanını açıyor. Her udun kendi çocuğu gibi olduğunu vurgulayan usta şunları söyledi:
"Her ud benim bir çocuğum, parçam gibi. Her sabah saat 06.00'da kalkar dükkana gelirim. Komşularım bunu bilir. Hiçbir iş yapmasam da burada bunlara bakarım, eksiklerini tamamlamaya çalışırım. 'Şurasını şöyle yapsaydım nasıl olurdu' diye sürekli arayış içerisinde olurum. Ben daha ud yapmış da değilim, kendimi öyle kabul ediyorum. Çünkü çok ileri bir sanat. Sen gittikçe o senden daha önce gidiyor."
Ömrünün sonuna kadar çalışmak isteyen Karaoğlu, Sivas'ta bu işi yapan ilk ve son kişi olduğunu belirtti. Torunlarının kendi yaptığı udları çalmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.







