14 Ağustos 2026 CumaUSD47,89EUR55,33
Gündem Nabzı

Sivas'ta Yukarı Tekke Kayalıkları çelik ağlarla korumaya alındı

Sivas'ın sembolik Yukarı Tekke Kayalıkları'ndaki erozyon ve kaya düşmesi riskine karşı yürütülen güçlendirme projesinde yüzde 90 fiziki ilerleme kaydedildi.

Haber Merkeziİlk yayın:
Sivas'ta Yukarı Tekke Kayalıkları çelik ağlarla korumaya alındı

Sivas'ın inanç turizmi merkezlerinden Yukarı Tekke Kayalıkları, zamana, erozyona ve asayiş risklerine karşı koruma altına alınıyor. Kent merkezindeki 52 metre yüksekliğindeki alanda Abdulvahap Gazi'nin türbesi ve tarihi mezarlıklar bulunuyor. Kaya ıslahı ve zemin güçlendirme çalışmalarında yüzde 90 fiziki aşamaya ulaşıldı.

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, "Mart ayında fiilen başlayan projemizi, eylülde tamamlamak istiyoruz" dedi. Bölgede iklim değişikliği ve aşırı yağışlar nedeniyle kaya düşmesi riski artmıştı. Proje, AFAD Başkanlığı koordinasyonunda Sivas Valiliği, İl Özel İdaresi, Sivas Belediyesi ve DSİ 19'uncu Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülüyor.

Uzman ekipler, kayma ve düşme tehlikesi taşıyan şevleri temizledi. Endüstriyel dağcılar halatlarla kayalıklara inerek çelik tel örgüler çekti. Çökmeye meyilli kütleler bu ağlarla kontrol altına alındı ve zemin kademeli kaya dolgularla sağlamlaştırıldı. Cuma günleri yaşanan yoğunluk göz önüne alınarak çökme tehlikesi ortadan kaldırılıyor.

Geçmişte ve yakın dönemde intihar vakalarının yaşandığı alanda bu riskin bertaraf edilmesi için de düzenleme yapılacak. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Abdulvahabi Gazi Camisi ve çevresi restore edilecek. AFAD Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar ile teknik danışman Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu alanda inceleme yaptı.

Prof. Dr. Orhan Tatar, iklim koşulları ve kar yağışı yüzünden bölgenin risk taşıdığını vurguladı. Konutlar ve kamu binalarının tehdit altında olması nedeniyle harekete geçtiklerini belirten Tatar, "2025 yılının başından itibaren burada nasıl bir proje yürütüleceğini istişare ettik. Mart ayında fiilen başlayan projemizi, büyük bir ihtimalle eylül ayı içerisinde tamamlamak istiyoruz" diye konuştu.

Tatar, projenin farklı mühendislik yöntemlerini içeren hibrit bir model olduğunu söyledi. Tatar teknik detayları şu sözlerle aktardı:

"Önümüzde taban oturumu yaklaşık 7,50 metre, üst genişliği 4,20 metre ve yüksekliği 7,5-8 metreyi bulan, 100 metreyi aşkın uzunlukta devasa bir gabion duvar var. Esas ana koruyucu yapımız bu. Kayaların düşmesini engellemek için çelik örgü ve bohçalama yöntemleri de uyguladık. Çalışmalar sırasında alanda 'jips' (alçı taşı) yapısından kaynaklı obruk ve boşluklar tespit ettik. Buralarda epoksi uygulamasıyla güçlendirme yaptık. Serbest haldeki riskli parçaları ise taşlama yoluyla temizledik."

Tarihi Abdulvahabi Gazi Camisi'nin güvenliği de öncelikler arasında yer alıyor. Cami bölgesindeki kayalar için ankraj sistemleri kuruluyor. Projenin son aşamasında cami çevresine sensörler yerleştirilecek. Bu sensörler sayesinde en ufak hareketlilik kesintisiz olarak izlenebilecek. Estetiğe de önem verdiklerini belirten Tatar, sarmaşıklandırma ve aydınlatma seçeneklerini görüştüklerini ancak önceliğin teknik sağlamlık olduğunu ifade etti. Tatar, projeye destek veren İçişleri Bakanlığı, TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler ve yerel kurumlara teşekkür etti.

Proje danışmanı Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu, alanın manevi değerinden dolayı büyük sınırlamalarla çalıştıklarını aktardı. İş makinesi sokmanın zor olduğu bölgede doğal engellerle mücadele ettiklerini söyleyen Gökçeoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Buradaki jips kayası, kalsiyum sülfat içerir ve eriyebilen bir yapıya sahiptir. Suyu görünce erir. Daha da kötüsü, çimentoya karşı son derece düşman bir malzemedir. Görünmez alanda çimento kullansanız bile onu paramparça eder ve tutmaz. Bu yüzden son derece güçlükleri olan bir projeydi. Estetiği bozmadan riski azaltmak adına kağıt üzerinde 10-15 farklı proje alternatifi tartıştık ve sonunda bu modelde karar kıldık."

Gökçeoğlu, zor şartlarda çalışan teknik personele ve dağcılara teşekkür etti. Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren projesinde de çalıştığını hatırlatan Gökçeoğlu, "O dönem de çok laf edilmişti, 'gecikti' denmişti ama şimdi Sivas'a onunla geliyoruz. İnşallah, bu proje de bittiğinde Sivaslılar 'Allah razı olsun' diyecektir" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi

#Sivas — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler