22 Eylül 2026 SalıUSD48,83EUR55,99
Gündem Nabzı

Suudi Arabistan'da üç ülkenin dayanışma mesajı

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bayrakları simge yapıları aydınlatırken, Mekke Ortak Savunma Anlaşması dünya basınında geniş yankı buldu; anlaşmanın bölgesel dengeleri değiştireceği vurgulandı.

Politika Servisiİlk yayın: Güncelleme:
Suudi Arabistan'da üç ülkenin dayanışma mesajı

Suudi Arabistan'daki çeşitli şehirlerdeki simge yapılar, başkent Riyad başta olmak üzere gece boyunca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bayrak renkleriyle aydınlatıldı. Bu gösterim, üç ülke arasında imzalanan 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması' dolayısıyla gerçekleştirildi. Suudi Arabistan'ın resmi haber ajansı SPA'ya göre, bu aydınlatma etkinliği, ülkeler arasındaki köklü tarihi bağları ve güçlü ilişkileri simgelemektedir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyareti kapsamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke'de bu anlaşmaya imza attı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anlaşmayı imzalamasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kolektif caydırıcılığı temel alan bu anlaşma, güvenlik ve savunma iş birliğimizin ilerletilmesine, savunma sanayisinde ortak projeler geliştirilmesine ve terörizmle mücadeleye katkı sağlayacaktır. BM Şartı’nın 51’inci maddesinde tanımlanan savunma hakkını da teyit eden anlaşma, hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır" ifadelerine yer verdi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile birlikte anlaşmayı imzalamaktan onur duyduğunu belirterek, üç ülkenin inanç, dostluk ile barış ve güvenliğe yönelik ortak kararlılıkla birleştiğini ifade etti.

Kutsal mekanların gölgesinde imzalanan bu tarihi paktın, gelecek nesiller için bir barış kalkanı olmasını temenni ettiğini aktaran Şerif, anlaşmanın üç ülkenin yanı sıra tüm İslam alemi için refah getirmesini dilediğini bildirdi.

Anlaşmanın amacı, herhangi bir ülkeyi hedef almadan, bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasını sağlamak için ortak savunma işbirliğini güçlendirmektir. Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkını temel alan anlaşmayla üç ülke, toprak bütünlüklerini ve güvenliklerini koruma, karşı karşıya kalabilecekleri tehditlere karşı ortak hareket etme konusunda mutabakata vardı.

Ayrıca, bu anlaşma, herhangi bir saldırganlık durumunda kolektif caydırıcılığı artırmayı hedeflemektedir. Üç devletten birine yapılan silahlı saldırı, diğer ikisine de yapılmış bir saldırı olarak kabul edilecektir. Bu düzenleme, ülkelerin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliği ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi hedeflemektedir. Ancak anlaşmaya ilişkin ortak açıklamada, tarafların böyle bir durumda üstleneceği somut askeri yükümlülüklerin ayrıntıları yer almadı.

Öte yandan, üç ülke arasında imzalanan pakt dünya basınında geniş yankı buldu ve anlaşmanın bölgesel dengeleri değiştireceği vurgulandı. Reuters, siyasi açıdan da güçlü bir sembolik anlam taşıdığına dikkat çektiği anlaşmayla ilgili Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdülaziz Sager'in "Bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekilleneceği" yorumunu öne çıkartırken; CNN, anlaşmayı "İran ile savaş yaklaşırken Suudi Arabistan, tarihi bir savunma anlaşmasıyla askeri güçleri önde gelen Müslüman ülkelere yöneliyor" başlığıyla manşete taşıdı.

New York Times'da da anlaşmanın bölgesel dengeleri değiştirme potansiyeli taşıdığı değerlendirmesine geniş yer verilirken, yetkililerin anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu ve diğer ülkelerin de katılabileceği belirtildi.

The Associated Press (AP) paktı güvenlik endişelerinin arttığı bir dönemde işbirliğini pekiştiren bir adım olarak değerlendirirken, Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi anlaşmanın, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın bölge için yeni riskler oluşturduğu bir dönemde imzalandığına dikkat çekti.

Middle East Eye, paktın dünyanın en büyük üç Müslüman ülkesini ilk kez tek bir güvenlik şemsiyesi altında birleştirdiğini vurgularken, Al Jazeera da bölgedeki krizlerin ve askeri gerilimin arttığı bir döneme işaret etti.

İsrail'in önde gelen yayın organlarından Yedioth Ahronoth (Ynet) ise Suudi Arabistan'ı "petrol devi", Pakistan'ı "nükleer güç", Türkiye'yi ise "NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip ülke" olarak tanımlayarak paktı "petrol gücü, nükleer güç ve askerî güç birleşti" başlığıyla öne çıkardı ve anlaşmanın ortak tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve teknoloji transferini de kapsadığını belirtti.

Mekke Anlaşması, 2026 Global Firepower (GFP) verilerine göre Türkiye'nin Müslüman nüfusa sahip ülkeler sıralamasında ilk sırada yer aldığını ve NATO'nun 4'üncü en güçlü ordusuna sahip olduğunu da yeniden gündeme taşıdı.

Güncelleme (8 Ağustos 16:07): Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın resmi açıklamaları, Reuters'ın bölge uzmanı görüşü ve 2026 Global Firepower askeri güç sıralaması detayları eklendi.

Kaynak: Dış Haberler Servisi

#Pakistan · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler