28 Temmuz 2026 Salı
Gundemnabzi
TKP Genel Sekreteri Okuyan: Erdoğan yeniden aday olmayabilir

TKP Genel Sekreteri Okuyan: Erdoğan yeniden aday olmayabilir

Kemal Okuyan, Erdoğan'ın yeniden aday olmayabileceğini belirtti.

Haber Merkeziİlk yayın:

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çeşitli sebeplerle yeniden aday olamayabileceğini ifade etti. Okuyan, "Erdoğan birisine işaret etmeden AKP'de şu anda sürmekte olan kavga daha sertleşir. Siyasette boşluk olmaz. Türkiye önemli bir ülke. 25 yıl önce AKP'yi iktidara getiren güçler başka bir alternatife yönelebilirler" şeklinde konuştu. Bu bağlamda, "Örgütsüz toplumlar bireylere daha fazla bel bağlıyorlar; çünkü örgütlü toplum, birlikte hareket etmenin ne kadar kuvvet getirdiğini ve sonuç alıcı olduğunu bilir" dedi. Okuyan, mevcut siyasal sistemde bu durumun yansımalarını ve toplumdaki karşılığını da değerlendirdi. Başkanlık sisteminin toplumların çıkarlarına tamamen aykırı olduğunu belirten Okuyan, "Meclis, insanların ortak iradelerini temsil eden, farklı görüşlerin tartışıldığı bir yetkili organ. Orada herkesin eşit olması gerekir. Ancak bizdeki siyasi partilerde de böyle bir algı yok. Lider kültü var" ifadelerini kullandı. Okuyan, Türkiye'nin 12 Eylül 1980 darbesinin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Türkiye'de toplumun hayata bakışında kırılma noktası 12 Eylül'dür. O dönemden önce işçi olmaktan gurur duyulurken, 12 Eylül sonrası insanlar işçi olmaktan utanır hale geldi. Bu dönemi Turgut Özal ve Tansu Çiller ile birlikte ele almak gerekiyor. Değişim AKP ile başlamadı. Eğer o dönemde darbe, Özal ve Tansu Çiller olmasaydı, AKP iktidara gelemezdi. Toplumsal doku buna alıştırıldı. Paranın egemenliğini sorgulamak zorundayız, çünkü para artık tek itibar kaynağı. Siyasetçiye de bu gözle bakılıyor" dedi. Okuyan, solun seçim başarısızlığına ilişkin soruya verdiği yanıtta, Türkiye'deki yoksulluğun nedenleri ve çözüm yollarına işaret etti. Gerçek refahın ancak sermaye sınıfının elindeki zenginliğe el konularak sağlanabileceğini vurguladı. "Türkiye'nin kaymağını yiyen bir yüzde 1 var ve o yüzde 1'in tamamen aşağı ittiği bir yüzde 60 var ve giderek yoksullaşıyor. Burada çok büyük bir adaletsizlik var" diyen Okuyan, bu durumu açıklamanın güç olduğunu ifade etti. Okuyan, "Bu sistem sürdüğü sürece kendisine uygun siyasi iktidarlar ve siyasi partiler arayacaktır. AKP'nin 25 yıllık başarı öyküsü, bu sistemin ihtiyaçlarına yanıt vermekle ilgilidir. Kahramanların dışında bu toplumun kendi iradesini eline alması gerekiyor. Korku var ama korku tek başına açıklamaz. Bizim ülkemizde insanların çok daha cesur olduğu alanlar var. Örneğin, suç oranları artıyor ama mevcut sisteme meydan okuma gibi bir oranda artmıyor. Suç oranları artan kesimlerin bir bölümü çok yoksul. Yoksul insanları oraya ittiriyorlar. Mesele sadece korku değil. Daha çok sonuç alıcı olmayacağına dair bir inanç yerleştirildi ve bunun üzerinden devam edildiğini düşünüyorum." Okuyan, gazeteci İpek Özbey'in ABD Başkanı Donald Trump'ın sözlerini hatırlatarak, anti-komünizmin yükselişe geçtiği bir dünyada TKP'nin konumunu değerlendirdi. "Söylenmeyecek bir şey söyleyeceğim ama bir kere gurur verici. Dünyada bu kadar bitti denilip hâlâ bu kadar uğraşılan başka bir siyaset var mı? Yalnızca Trump değil, Erdoğan da sıkışınca arada ‘Bunlar komünist’ diyor. Yıllar önce ‘Demiryolları komünist’ denildi. Ne güzel, demiryollarından daha iyi bir ulaşım yöntemi var mı hâlâ? Toplumsal adaletsizlik siyaset alanından bürokrasiye kadar geniş bir kesimin nemalandığı bir sistem. O kadar basit ki 10 yaşındaki bir çocuğa ‘Sen başka birinin sırtından hayatını sürdürmek ister misin?’ diye sorsanız ‘Hayır’ der. Bu dünyada böyle bir sistem var, Trump da o sistemin tepe noktasında duruyor. Bu sistemi tehdit eden tek ideoloji komünizm." Okuyan, sosyal demokrasinin sistem içindeki rolü ve toplum üzerindeki etkisine değinerek, "Adalet diyorlar, bölüşümde iyileştirme diyorlar, ancak biz iddia ediyoruz ki mevcut toplumsal sistemde hiçbir şeyi iyileştiremezler. Eğer sosyal demokrat partiler iktidara gelirse, enflasyon patlar. Eğer siz ülkenin bütün kaynaklarına el koymuş olan sermaye sınıfının elinde biriken zenginliğe el koymazsanız, halka refahı veremezsiniz. Bu açık bir gerçek. Sosyal demokrasi bütün Avrupa'daki örneklerde sağa zemin hazırladı ve hiçbir şey değişmedi. O yüzden ben de derim ki sosyal demokrasi mi kaldı?" dedi. Okuyan, toplumsal sorunlara kalıcı bir çözümün yalnızca sermaye sınıfının zenginliğine dokunmaktan geçtiğini belirterek, "Bu şekilde halkı korkutarak iktidara gelseniz ne olacak? Sadece seçime endekslenen bir halk kaderini eline alamaz. Hatta sandığı da koruyamaz" şeklinde konuştu. Erdoğan sonrası dönemle ilgili tartışmalar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Okuyan, "Erdoğan yeniden aday olmayabilir. Daha bir buçuk yıl var. Erdoğan'ın aday olmadığı bir AKP'nin yeni bir aday yaratabilme yeteneği giderek zayıflıyor. Yeni bir adayın AKP açısından topluma sunulması için Erdoğan'ın aday olması gerekir. Erdoğan birisine işaret etmeden AKP'de sürmekte olan kavga daha sertleşir. Siyasette boşluk olmaz. Türkiye önemli bir ülke. 25 yıl önce AKP'yi iktidara getiren güçler başka bir alternatife yönelebilirler. Herkesin kafasında İmamoğlu bu dönemde bitti yargısı var. Ama bu dönem ne olacağını bilemeyiz. Yeni Parti ad olarak bir kere başka bir şey. ‘Yeni parti kurmak lazım’ tercihiyle bir parti adı alınmaz. Biraz bakmak gerekiyor. AKP'nin şu anda eli çok rahat gibi gözükse dahi ben çok zorlanacağını düşünüyorum. Umut yaratma açısından söylemiyorum. AKP gitsin ne olursa olsun diyen birisi değilim ama AKP güçlü olduğu bir dönemde aslında çok zayıf ve kırılgan bir döneme giriyor, bunu unutmamak gerekiyor. O yüzden de bu Yeni Parti biraz da dünya ve Türkiye'de AKP'nin arkasında duran kesimlerin desteğini alıp almamakla ilgili bir yeniden yapılanma yaşayacaktır. İlgiyle takip edilmesi gereken karmaşık bir süreçteyiz. Dünyada da öyle. Yanı başımızda savaşlar var ve savaşlar oyun bozar, yeni dengeler kurulur. Bu nedenle Türkiye'de siyasi dengelerin bir anda değişmesi mümkün." ifadelerini kullandı. Okuyan, Meclis'e getirilmesi beklenen çerçeve yasa, dış politika ve Türkiye'nin güvenliği konularında da görüşlerini paylaştı. NATO'nun bir güvenlik değil, tehdit unsuru olduğuna dikkat çeken Okuyan, çerçeve yasasının Türkiye'deki siyasi denklemi değiştirebileceğini vurguladı. "Türkiye'de eskisi kadar tartışılmayan bir parti DEM ama tabanını koruyor hâlâ. Anketlere baktığımızda, sahada belki heyecansız bir bekleme içerisinde DEM tabanı ama DEM diye bir olgu var. AKP hiçbir şeyi çözemez, bu çok net. Ancak bu çözüm sürecinin bağlandığı başka olgular var; yeni anayasa. Yeni anayasanın, aslında, ‘Biz yüz yıllık parantezi kapatacağız’ dedikleri gibi, kendi parantezlerini açma girişimi olacak. Burada önemli olan, neyi murat ettikleri. İlk bu yeni çözüm süreci ortaya çıktığında defalarca söyledik; kim, kimle görüşmüş, kime af çıkmış ilgilendirmiyor. Asıl mesele şu; ne yapılmak isteniyor, nasıl bir Türkiye? Zaman zaman Türk-Kürt ittifakı, hatta Türk-Kürt-Arap ittifakını da duyduk. Etnisite üzerinden bir ittifak ciddi bir iddiadır ve aslında Türkiye Cumhuriyeti'ne nokta koymaktır. Milliyetçiliğin her türü tehlikelidir. Burada milliyetçi reflekslerle bir reaksiyon almak işe yaramaz. Doğrultuya bakmak gerekiyor. Bu nedenle halkçı bir iktidar, bu ülkenin güvenliğini sağlar. Halkına güvenmeyen, tam tersine halkından korkan bir iktidar, bu ülkenin güvenliğini sağlayamaz."

Kaynak: Haberler.com

İlgili Haberler