
TPAO'nun uluslararası enerji faaliyetleri ve stratejisi
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, yurtdışında büyüyen faaliyetleriyle enerji güvenliğine katkıda bulunuyor.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'ndan (SETA) araştırmacı Büşra Zeynep Özdemir, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) son yıllarda yurt içi ve yurt dışında artan faaliyetlerinin önemini kaleme aldı. Enerji piyasalarında artan jeopolitik gerilimler, ülkelerin enerji güvenliğini yalnızca ithalat sözleşmeleri ve fiyatlar üzerinden değerlendirmelerini zorlaştırıyor. Enerji kaynaklarının nereden alındığı kadar, üretim koşulları ve kimlerin bu süreçte yer aldığı da büyük önem taşıyor. Bu durum, ulusal petrol şirketlerini ticari kuruluş olmanın ötesinde, enerji güvenliği ve dış politika hedeflerini taşıyan aktörler haline getiriyor. TPAO'nun yurtdışındaki faaliyetleri de bu çerçevede değerlendirilmeli. Şirket, Azerbaycan, Irak ve Rusya'daki projelerine ek olarak, artık dünyanın farklı bölgelerinde arama yapma, sondaj riski alma, uluslararası konsorsiyumlara katılma ve doğrudan saha payı edinme aşamasına geçmiş durumda. TPAO, bu dönüşümü bir anda gerçekleştirmedi. 2017'de ilan edilen Milli Enerji ve Maden Politikası, Türkiye'nin petrol ve doğal gazda dışa bağımlılığını azaltmak için öz kaynakların aranmasını ve üretime kazandırılmasını hedefliyordu. Sakarya Gaz Sahası ve Gabar'daki petrol keşifleri, bu çabaların önemli sonuçları olarak öne çıkıyor. Bu keşifler yalnızca Türkiye'nin yerli üretimini artırmakla kalmadı, aynı zamanda TPAO'ya da geniş bir operasyonel tecrübe kazandırdı. Sakarya'daki edinilen bilgi birikimi, Türkiye'nin deniz yetki alanları ile sınırlı kalmayan yeni açılımlar için bir temel oluşturdu. Türkiye bugün, altı derin deniz sondaj ve iki sismik araştırma gemisi ile dünyanın en büyük dördüncü enerji filosuna sahip. Bu filonun geliştirilmesi, sadece Türkiye'nin kara ve deniz alanlarında arama ve üretim yapmak için değil, dost ve müttefik ülkelerin kaynaklarının aranması ve ekonomiye kazandırılması için de bir rol üstlenilmesi amacıyla ilerledi. TPAO'nun uluslararasılaşması, iç arama faaliyetlerinin ardından gelişen bir yönelim değil, baştan beri öngörülen bir hedefin sonucuydu. Somali, bu kapsamda ilk büyük adım oldu. 2024'te imzalanan anlaşma ile başlayan çalışmalar, TPAO'nun Afrika'daki ilk faaliyetini temsil ediyor. Sismik veri toplama çalışmaları, Çağrı Bey sondaj gemisinin Nisan 2026'da CURAD-1 kuyusunda sondaja başlamasıyla devam edecek. Böylece Türkiye, ilk kez kendi deniz yetki alanları dışında derin deniz sondajı gerçekleştirecek. Somali'deki bu açılım kısa sürede daha geniş bir coğrafyaya yayıldı. Angola, Gabon ve Gambiya ile enerji işbirliği anlaşmaları imzalanırken, Pakistan’ın deniz sahalarında arama faaliyetlerine yönelik konsorsiyumlara katılımlar sağlandı. Nisan 2025'te Macaristan merkezli MOL ile imzalanan anlaşma, TPAO'nun Avrupa'daki ilk arama-üretim faaliyetlerine kapı araladı. 2026'nın başlarında ExxonMobil, Chevron, bp, Shell ve TotalEnergies gibi büyük şirketlerle imzalanan anlaşmalar, TPAO'nun uluslararası ortaklık ağını genişletti. Bu anlaşmaların kısa sürede somut projelere dönüşmesi, Kerkük'te yapılan ortaklık ile somutlaştı. TPAO, BP Energy Company of Kerkük Limited'in yüzde 15 hissesini alarak, bp ve ConocoPhillips ile Kerkük'teki kapsamlı saha geliştirme programına ortak oldu. Proje, 3 milyar varil petrol eşdeğeri kaynağı içeren Baba, Avanah kubbeleri ile Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarını kapsıyor. Bu ortaklık ile mevcut üretimin artırılması ve potansiyelin değerlendirilmesi hedefleniyor. TPAO, Irak'ta Missan, Badra ve Siba projelerinde de faaliyet gösteriyor. Kerkük ortaklığı, TPAO'yu daha geniş bir kaynak tabanına ve küresel şirketlerle yürütülecek kapsamlı bir üretim programına dahil ediyor. Türkiye’nin Irak petrolündeki rolü, taşımacılıktan doğrudan üretim ortaklığına doğru genişliyor. Bulgaristan’daki Khan Tervel Sahası, uluslararasılaşmanın denizlerdeki ayağını güçlendiriyor. Bulgaristan hükümetinin onayıyla TPAO, Shell’in yüzde 42 hissesiyle işlettiği ve OMV’nin yüzde 25 payla yer aldığı projede yüzde 33'lük paya sahip oldu. Bu saha, Türkiye’nin Sakarya Gaz Sahası’na yakın bir konumda yer alıyor. Beş yıllık ruhsat süresi boyunca, önce sismik araştırma çalışmalarının, olumlu sonuçlar alınması halinde ise arama sondajının gerçekleştirilmesi planlanıyor. TPAO’nun bir Avrupa Birliği ülkesinin deniz yetki alanında Shell ve OMV Petrom ile aynı konsorsiyumda yer alması, Karadeniz’de kazandığı tecrübenin uluslararası alanda kabul gördüğünü gösteriyor. Bulgaristan içinse TPAO, coğrafi yakınlık, saha bilgisi ve Sakarya'da kanıtlanan açık deniz kapasitesi ile tamamlayıcı bir ortaklık sunuyor. TPAO'nun yurtdışındaki faaliyetleri sadece yeni keşif ihtimali üzerinden değerlendirilemez. Yüksek maliyetli arama-üretim projelerinde uluslararası ortaklıklar, maliyet ve riskin paylaşılmasını sağlarken, farklı şirketlerin teknik bilgi ve proje yönetimi tecrübesinin bir araya gelmesine olanak tanıyor. Irak’taki üretim sahası ile Bulgaristan’daki arama ruhsatının aynı dönemde portföye eklenmesi, bu açıdan büyük önem taşıyor. Bu durum, üretim artışı sağlayacak olgun bir hidrokarbon bölgesine erişim sunarken, diğer taraftan, uzun vadeli keşif potansiyeli taşıyan bir açık deniz projesi niteliğinde. Böylece üretim ve arama riski arasında daha dengeli bir portföy oluşturuluyor. Bir ulusal şirketin farklı ülkelerdeki üretim payları ile gelir yaratması, küresel piyasalara erişimini artırması ve kriz dönemlerinde ticari esneklik sağlaması açısından önemlidir. Dışa bağımlılığı azaltmak, yalnızca ithalatı düşürmek değil, enerji değer zincirinin üretim tarafında daha güçlü bir konum elde etmek demektir. Başarı, yalnızca imzalanan anlaşmaların sayısıyla ölçülmeyecek; bu anlaşmaların sismik araştırmaya, sondaja, saha geliştirmeye ve üretime dönüşüp dönüşmeyeceği de belirleyici olacaktır. Somali, Irak ve Bulgaristan'daki son gelişmeler, bu geçişin başladığını gösteriyor. TPAO, artık yalnızca Türkiye’nin ulusal petrol şirketi değil, farklı coğrafyalarda kaynağa erişen, risk üstlenen ve üretime ortak olan uluslararası bir enerji oyuncusu haline geliyor.







