Türkiye'deki okul saldırıları gençler arasında kaygı yarattı
Financial Times, Türkiye'deki silahlı okul saldırılarını ele alarak gençler arasındaki şiddet, çeteleşme ve gelecek kaygısını inceledi; ekonomik güvensizlik, sosyal medya ve siyasi yabancılaşma vurgulandı.

İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye'de art arda yaşanan silahlı okul saldırılarının ardından gençler arasındaki şiddet ve geleceğe dair kaygıları ele aldı. Raporda, ekonomik güvensizlik, eğitimden kopuş, sosyal medyanın rolü, ağır ceza davalarındaki artış ve siyasi yabancılaşma gibi konulara dikkat çekildi.
Raporda yer alan bilgilere göre, nisan ayında Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 14 Nisan'da Ömer Ket, eski okuluna pompalı tüfekle girdi, 16 kişiyi yaraladıktan sonra intihar etmişti. Bir gün sonra Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okulunda silahlı saldırı düzenleyerek 10 kişiyi öldürüp 15 kişiyi yaralamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırıların ardından yaptığı açıklamada, yaşananları “Türkiye için alışılmadık bir durum” olarak nitelendirmiş ve olayların nedenlerinin tüm boyutlarıyla araştırılacağını söylemişti.
Türkiye'de daha önce okulda silahlı saldırılar nadiren yaşanırken, bu olaylar gençlerin maruz kaldığı daha geniş toplumsal, ekonomik ve siyasi sorunları gündeme taşıdı. Eğitim politikaları araştırma merkezi TEDMEM Koordinatörü Nilgün Demirci Celep, Meclis araştırmasında yaptığı değerlendirmede, “Şiddet bir semptomdur. Asıl sorun şiddetin kendisi değil, beslendiği zemindir” ifadelerini kullandı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yapılan bir araştırmada, Türkiye'deki 15 yaşındaki gençlerin yaşam memnuniyeti açısından en düşük seviyede olduğu belirtildi.
Türkiye'de 18-24 yaş grubundakilerin yaklaşık üçte biri ne istihdamda ne eğitimde ne de mesleki eğitimde bulunuyor. Bu oranın OECD ortalamasının kat kat fazlası olduğu vurgulandı. FT raporunda, Türkiye'deki yıllardır süren yüksek enflasyon nedeniyle 2024'te yapılan bir araştırmada 18-30 yaş grubundaki gençlerin yarısından fazlasının geleceğe dair karamsar olduğu ifade edildi. 2025'teki başka bir ankette ise en sık ifade edilen duygunun “öfke” olduğu dikkat çekti.
Ankara merkezli düşünce kuruluşu TEPAV’dan Ekrem Cünedioğlu ise Türkiye'de gençlerin yaşadığı yabancılaşmanın yalnızca ekonomik koşullarla açıklanamayacağını, gençlerin özgürlüklerin kısıtlandığını, seçimlerin adilliğinin tartışmalı olduğunu ve hukuk sisteminin öngörülemez hale geldiğini düşündüğünü savundu. İstanbul’un yoğun bir semtinde yaşayan 15 yaşındaki Mert, çetelerin etkisiyle suç işleme girişiminde bulunduğunu FT’ye anlattı. Gerçek adı kullanılmayan Mert, çetelerden biri adına araçtan ateş açmaya çalıştığını ve bu suçlamalarla ilgili duruşmayı beklediğini belirtti. Olayda kimse yaralanmadı. Mert, “Yeterince para kazanıp sonra bu işten çıkmayı hayal ediyordum. Seyahat edeceğim ve hayatın tadını çıkaracağım düşüncesindeydim” dedi.
Sosyal medyada çete liderlerinin kendisine “kahraman” gibi göründüğünü, para, statü ve aidiyet sunduklarını ifade eden Mert, suç dünyasının daha karanlık olduğunu vurguladı. Resmi verilere göre, Türkiye'de suça karışan gençlerin sayısında artış görülüyor. Adalet Bakanlığı, 2015'ten bu yana çocuklar hakkında ağır ceza mahkemelerinde açılan davaların sayısının yüzde 75 arttığını bildirdi. Meclis araştırması kapsamında cezaevindeki çocuklarla yapılan çalışmalarda, çocukların yüzde 53’ünün okulu bıraktığı, yüzde 79’unun ise ailesinin maddi sıkıntı yaşadığı belirtildi. Yeni Parti Milletvekili Gizem Özcan, çocukların suçtan korunmasının onları yetişkinler gibi cezalandırmak anlamına gelmediğini belirterek; yoksulluğun azaltılması, kamusal eğitimin güçlendirilmesi ve çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye’de 100 bin kişi başına düşen cinayet oranı 3,2 olarak kaydedildi. Bu rakam, Latin Amerika ülkelerinin çoğundan daha düşük ve ABD'deki oranın yaklaşık yarısıdır. Bununla birlikte, oran bazı komşu Avrupa ülkelerinin iki katından fazladır. Çete şiddetinin artışı ise güvenlik algısını tehdit ediyor ve bazı bölgelerde günlük yaşamda hissedildiği kaydediliyor.
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi'nden kriminolog ve eski emniyet müdürü Muhammed Ferit Duman, çetelerin zayıf okullar ve sosyal hizmetlerin boşluğunu doldurarak gençlere aidiyet sağladığını söyledi. Duman, sosyal medyanın suç ağlarına “kimlik, güç ve görünürlük” kazandırdığını belirtti. Hükümetin 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya hesabı kullanmasını yasaklayan bir düzenleme çıkardığı ve ayrıca ağustos ayında, cinayetten hüküm giyen 15-18 yaş arasındaki kişilere müebbet hapis cezası verilmesine olanak tanıyan bir düzenleme kabul edildiği hatırlatıldı. Muhalefet ise cezaların ağırlaştırılmasının tek başına çözüm olmayacağını savunuyor.
Güncelleme (18 Ağustos 15:16): Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklaması, TEDMEM ve TEPAV uzman görüşleri ile milletvekili Gizem Özcan'ın değerlendirmeleri habere eklendi.







