27 Temmuz 2026 Pazartesi
Gundemnabzi

Zehra Behruzâzer: Kanser önleme kampanyası sadece tedavi programı değil

Kadın ve Aile İletişim Başkanlığı toplantısında konuşan Zehra Behruzâzer, ulusal kanser önleme kampanyasının kapsamlı bir yaklaşımla yürütüldüğünü ve sadece tedavi odaklı olmadığını belirtti.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Kadın ve Aile İşleri Danışmalarının dönem toplantısında kanser önleme konusu ele alındı. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanlığı Kadın ve Aile İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Zehra Behruzâzer, hükümetin sağlık alanındaki politikalarına dikkat çekerek kanser meselesinin önlendirme, erken teşhis, tedavi ve destek olmak üzere dört temel başlık altında ele alındığını ifade etti. Bu sürecin devletin ve özellikle Cumhurbaşkanı ile Sağlık Bakanı'nın konuya verdiği özel önem doğrultusunda şekillendiğini belirtti.

Behruzâzer, Sağlık Bakanlığı'nın önerisiyle hayata geçirilen iki önemli hükümet programından ilkinin 'Kazalara Hayır Kampanyası' olduğunu aktardı. Bu girişimin vatandaşların hayatını korumak ve trafik kazalarındaki can kayıplarını azaltmak amacıyla başlatıldığını dile getiren Behruzâzer, her yıl yaklaşık 20 bin kişinin trafik kazalarında yaşamını yitirdiğini ve bunların önemli bir kısmının gençlerden oluştuğunu kaydetti. İnsan hayatını korumanın demografik politikalarla birlikte devletin öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı.

İkinci önemli programın ise çevre kirliliğini azaltmaya yönelik olduğunu söyleyen Behruzâzer, hava kirliliğinin kanser gelişiminde büyük bir risk faktörü oluşturduğunu ve temiz enerji kullanımının bu hastalığın önlenmesinde etkili rol oynayabileceğini belirtti. Bu alanda önemli adımlar atıldığını ancak sürecin henüz başında olduklarını ifade ederek tüm ailelerin temiz enerji yaygınlaştırma çalışmalarına katılması gerektiğini kaydetti.

Evlerde güneş enerjisi kullanım kapasitesine değinen Behruzâzer, her meskenin küçük bir güneş enerjisi santraline dönüştürülebileceğini belirtti. Bu durumun enerji tedarikine katkı sağlarken hava kirliliğinin azaltılması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve halk sağlığının korunması açısından önemli bir işlev göreceğini söyledi.

Meme kanseri ve rahim ağzı kanseri konusundaki hükümet hassasiyetini dile getiren Behruzâzer, göreve geldikleri ilk aylardan itibaren Sağlık Bakanı ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla çok sayıda toplantı gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu toplantılarda tarama programlarının sevk zinciri, sigorta ve sağlık hizmetleriyle bağlantılı olmaksızın uygulanmasının yalnızca bireylerde kaygı ve belirsizliğe yol açacağı hususunun vurgulandığını aktardı.

Yaklaşık iki yıllık süreçte kültürel, sosyal ve ekonomik boyutların yanı sıra sigorta, sevk ve tedavi sistemleri dahil her yönün incelendiğini ifade eden Behruzâzer, Sağlık Bakanlığı'nın yoğun gayretleriyle ulusal kanser önleme kampanyasının kapsamlı bir yaklaşımla hazırlandığını ve uygulamaya konulduğunu bildirdi.

Behruzâzer, bu kampanyanın sadece bir tedavi programı olmadığını, aksine tüm İran halkının sağlığını yükseltmeyi amaçlayan ulusal bir çağrı niteliği taşıdığını vurguladı. Bir bireyin kansere yakalanmasının yalnızca o hastayı değil; ailesini, hane ekonomisini, çocukların geleceğini ve hatta sonraki nesilleri etkilediğini dile getirdi.

Anayasa'da ailenin yerini hatırlatan Behruzâzer, ailenin en temel toplumsal kurum olduğunu ve üyelerinin sağlığını korumanın devletin başlıca görevleri arasında yer aldığını kaydetti. Bu doğrultuda Kadın ve Aile İşleri Başkanlığı'nın, ailelerin sağlığının geliştirilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapmayı bir görev bildiğini ifade etti.

Kurumların kadın ve aile işleri danışmalarına seslenen Behruzâzer, Sağlık Bakanlığı'nın önleme, tarama ve tedavi alanındaki uzmanlık konumunun kabul edilmesi gerektiğini, tüm eğitim ve kültürel faaliyetlerin bu bakanlığın bilimsel içerik ve talimatlarına uygun olarak yürütülmesi lüzumunu dile getirdi.

Sağlıklı yaşam tarzının öğretilmesi, sağlık okuryazarlığının artırılması, risk faktörlerinin azaltılması ve tarama ile erken teşhisin yaygınlaştırılmasında yürütme organlarının rolünün büyük olduğunu belirten Behruzâzer, askeri kurumlar, İmam Humeyni Yardım Komitesi ve diğer tüm kuruluşların bu süreçte etkili işbirliği yapmasının beklendiğini kaydetti.

Konuşmasının bir diğer bölümünde bazı hastaların ilaç teminine ilişkin kaygılarına değinen Behruzâzer, Sağlık Bakanlığı'nın zor koşullara rağmen ilaç ve tedavi hizmetlerini sağlamak adına tüm imkanlarını seferber ettiğini belirtti.

Sağlık Bakanı ile bakanlık yetkililerinin gece gündüz süren gayretlerine yakından şahit olduğunu ifade eden Behruzâzer, bu konuda herhangi bir ihmalin yaşanmadığına olan inancını dile getirdi. Yürütülen takipler neticesinde bazı ilaçların temininde yaşanan sıkıntıların da yakın zamanda çözüme kavuşturulmasını umduklarını sözlerine ekledi.

Kaynak: Mehr News (EN)

İlgili Haberler