2 Ağustos 2026 PazarUSD 47,56EUR 54,86
Gundemnabzi
Son Dakika
ABD'de 38 yıl önce hastanede karıştırılan bebekler ortaya çıktı

ABD'de 38 yıl önce hastanede karıştırılan bebekler ortaya çıktı

ABD'de 1988 yılında aynı hastanede dünyaya gelen iki bebeğin yanlış ailelere verildiği DNA testiyle ortaya çıktı. Aileler hastaneye dava açtı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Dakota eyaletinde 38 yıl önce yaşanan olay, DNA testleri sayesinde gün yüzüne çıktı. Kyle Bylin ve Jeremy Morrison adlı iki erkek, 1988 yılında doğdukları hastanede karıştırıldıklarını yaklaşık iki yıl önce öğrendi. Gerçeği öğrendikten sonra büyük bir sarsıntı yaşayan aileler, yaşamaları gereken hayatın kendilerinden çalındığını belirterek hastaneye dava açtı.

Olay, Kyle Bylin'in bir Noel hediyesi çekilişi sırasında tesadüfen seçtiği ev tipi DNA testini yapmasıyla başladı. Test sonucunda bir soyağacı platformunda biyolojik halasıyla eşleşen Bylin'in ardından Jeremy Morrison da DNA testi yaptırdı. Yapılan testler, iki erkeğin doğumda yanlış ailelere verildiğini kesin olarak gösterdi.

Kuzey Dakota eyalet mahkemesine sunulan dava dosyasına göre, Kyle Bylin ve Jeremy Morrison 26 Ocak 1988 tarihinde Grafton kentindeki Unity Medical Center'da dünyaya geldi. O gün hastanede doğan yalnızca iki bebek olmalarına rağmen ikisi de yanlış anne ve babayla eve gönderildi. Bylin, üzerinde hâlâ "Kyle Bylin" yazan hastane bilekliğini sakladığını belirtti. Doğumda kendisine verilen gerçek ismin ise Jeremy Morrison olduğu ifade edildi.

Bylin, bunun gerçek bir bebek karışıklığı olabileceğini asla düşünmediklerini belirterek, DNA sonuçlarını gördüğü anda hayatına ilişkin bildiği her şeyin değiştiğini söyledi. Morrison ise Bylin'in erkek kardeşinin fotoğrafını gördüğünde aralarındaki belirgin benzerlik nedeniyle gerçeğe hemen inandığını anlattı.

Bylin'i kendi oğlu olarak büyüten Evelyn Newton, yaşananların aile üzerinde derin bir yara açtığını dile getirdi. "Kyle hâlâ benim oğlum ve bu hiçbir zaman değişmeyecek" diyen Newton, biyolojik oğluyla geçirmesi gereken yıllardan mahrum bırakıldığını vurguladı. Newton, ilk adımlarını, araba kullanmasını ve evlenmesini göremediğini belirterek, kaybedilen 35 yılın telafisinin mümkün olmadığını ifade etti. İki yıl önce ortaya çıkan gerçek; aile toplantılarına, duygusal yüzleşmelere ve "Nasıl bir hayatımız olabilirdi?" sorusuna yol açtı.

Jeremy Morrison ise DNA testinin, kendisini büyüten ailesine duyduğu sevgiyi değiştirmediğini vurguladı. Elizabeth O'Toole ve Terry Morrison'ı hâlâ anne ve babası olarak gördüğünü belirten Morrison, sevildiğini, spor yaptığını ve okulda başarılı olduğunu söyleyerek, bir DNA testinin 38 yıllık anılarını ortadan kaldıramayacağını ifade etti.

Unity Medical Center yönetimi, iki bebeğin bir noktada karıştırıldığını reddetmiyor. Ancak hastane personelinin olaydan sorumlu olduğunu gösteren herhangi bir kanıta ulaşılamadığını savunuyor. Hastaneden yapılan açıklamada, aradan yaklaşık 40 yıl geçmesi nedeniyle olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilecek tıbbi kayıtların ve personel bilgilerinin artık mevcut olmadığı belirtildi. O dönemde doğum ekibinde görev yapan hiç kimsenin hastanede çalışmadığı da kaydedildi. Hastane yönetimi, yaşananların aileler üzerindeki derin etkisinin farkında olduklarını ve olayın nasıl gerçekleştiğini anlamaya çalıştıklarını bildirdi.

Kuzey Dakota'daki bir tahıl çiftliğinde büyüyen Bylin, daha sonra eyaletten ayrılarak akademik kariyer yaptı. Ailesiyle arasındaki siyasi ve kişisel farklılıkları yıllarca sıradan bir kuşak çatışması olarak değerlendirdiğini belirten Bylin, DNA sonuçlarının ardından bu farklılıkların bambaşka bir anlam kazandığını ifade etti. Colorado'da yaşayan ve rüzgâr enerjisi sektöründe kaynak denetçisi olarak çalışan Morrison ise doğumda karıştırılmamış olsaydı muhtemelen biyolojik babası ve kardeşiyle Kuzey Dakota'daki çiftlikte çalışacağını düşünüyor.

Bylin ve Morrison, gerçeğin ortaya çıkmasının ardından biyolojik anne ve babalarıyla tanıştı. Görüşmelerin sıcak ancak aynı zamanda tuhaf ve zorlayıcı geçtiğini anlatan iki adam, henüz yüz yüze görüşmedi ve şimdiye kadar yalnızca telefonda konuştu. Ailelerin yeni duruma birlikte uyum sağlamaya çalıştığını belirten Bylin, herkesin daha önce hiç tanımadığı insanlarla yeni ilişkiler kurmak zorunda kaldığını söyledi.

Ailelerin avukatı Tim O'Keefe, dava açmadan önce yaklaşık bir yıl boyunca hastaneyle maddi uzlaşmaya varmaya çalıştığını, ancak görüşmelerden sonuç alınamadığını açıkladı. Bunun üzerine hastane hakkında ihmal, tıbbi uygulama hatası ve duygusal zarara yol açma iddialarıyla dava açıldı. Aileler, yanlış kişilere teslim edilmeleri nedeniyle yaşamaları gereken hayattan mahrum bırakıldıklarını savunuyor.

Harvard Tıp Fakültesi Biyoetik Merkezi'nde görev yapan çocuk onkoloğu Dr. Jonathan Marron ise günümüzde elektronik sağlık kayıtları ve kimlik doğrulama sistemleri sayesinde bu tür olayların neredeyse hiçbir zaman yaşanmaması gerektiğini belirtti. Morrison, gerçeği öğrenmenin geçmişi değiştirmediğini belirterek, "Artık gerçeği biliyorum ama hâlâ ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Zamanda geriye gidip kaybettiklerimizi yeniden inşa edemeyiz. Bu, tıpkı benim gibi devam eden bir süreç" dedi.

Kaynak: Hürriyet

#ABD — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler