
Abd'de havaalanı güvenlik özelleştirmesine sendika tepkisi
ABD'de Ulaştırma Güvenlik İdaresi çalışanlarını temsil eden sendika, bazı havalimanlarında güvenliğin özel şirketlere devredilmesine karşı çıkıyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Ulaştırma Güvenlik İdaresi (TSA) bünyesinde görev yapan personeli temsil eden sendika, üç havalimanında güvenlik kontrol noktalarının özelleştirilmesini kapsayan yeni bir program nedeniyle endişelerini dile getirdi. Kurum, geçtiğimiz ay sendikaya Tampa, Charleston ve Des Moines havalimanlarında TSA Gold+ programının uygulanacağını bildirdi. Bu kapsamda, tarama teknolojilerinin kontrolü ve güvenliği özel yüklenici firmalara devredilecek. Yüklenici şirketlerin yönetimi devralmasının ardından sendika çalışanlarının mevcut toplu iş sözleşmelerini ve haklarını kaybetmesi öngörülüyor.
Amerikan Hükümet Çalışanları Federasyonu (AFGE) Ulusal Başkanı Everett Kelley, yaptığı yazılı açıklamada, bu adımın 2001 yılındaki 11 Eylül terör saldırılarının ve 1988 yılında İskoçya üzerinde düşürülen Pan Am 103 sefer sayılı uçuşun ardından Kongre tarafından kurulan havacılık güvenlik sisteminden büyük bir sapma ve geriye gidiş olduğunu belirtti. Kelley, bu büyüklükteki değişikliklerin Kongre'nin, seyahat eden halkın, yerel havalimanı otoritelerinin ve TSA çalışanlarının görüşleri alınmadan, kapalı kapılar ardında yapılmaması gerektiğini ifade etti.
AFGE yönetimi, Trump yönetiminin özelleştirme girişimine karşı hukuki yolları incelemeye devam ediyor. 11 Eylül saldırılarının ardından Bush yönetimi tarafından Kasım 2001'de TSA kurulmadan önce havalimanı güvenliği, standartları daha esnek olan özel yüklenici firmalar tarafından yürütülüyordu.
Tampa'daki bir TSA çalışanı ve AFGE Local 556 başkanı olan Chris Finlay, 12 yıl önce Florida'daki başka bir havalimanında özel bir yüklenicinin güvenliği devraldığı dönemdeki deneyimlerini paylaştı. O dönemde TSA ajanlarına maaşlarının aynı kalacağı söylenmiş, ancak şirket işe alımdan birkaç hafta sonra maaşlarda kesintiye gitmişti. Finlay, özel bir sözleşmeli şirketin bu işi seyahat eden halka ya da anayasaya olan görev bilinciyle değil, ticari bir karar olarak yaptığını vurguladı.
Bir işletme olarak temel hedefin kârlılık olduğunu belirten Finlay, sözleşme maliyetlerinin en büyük kalemini personel giderlerinin oluşturduğunu ve şirketlerin personel maliyetlerini düşürmeye çalışacağını kaydetti. Ayrıca güvenlik kalitesine ilişkin endişelerini de dile getiren Finlay, 2015 yılında Orlando dışındaki Florida havalimanında özel yükleniciye bağlı bir çalışanın, bir biftek bıçağının güvenlikten geçirilmesinin ardından işten çıkarıldığını hatırlattı. Özel bir şirketin kârlılık odaklı hareket edeceğini belirten Finlay, seyahat eden halkın güvenliğinin kurumsal hırs uğruna gözden çıkarıldığını savundu.
Gold+ programı, TSA denetiminde küçük ve merkezi olmayan havalimanlarında özel yüklenicileri kullanan tarama ortaklığı programının genişletilmesine eklenen son özelleştirme çabası olarak öne çıkıyor. TSA, programın 220 ABD havalimanına yayılmasıyla birlikte yaklaşık 4 bin 500 pozisyonu ortadan kaldırmayı planlıyor. Program, tarama süreçlerini özel yüklenicilerin yönetmesine izin verirken, Gold+ programından farklı olarak bu şirketlerin güvenlik ekipmanlarına sahip olmasını ve bunları işletmesini kapsamıyor.
Mayıs ayında TSA Genel Müdür Yardımcısı Adam Stahl, Gold+ özelleştirme hamlesinin zamanla bazı güvenlik memurlarının yerini yapay zekanın almasını içerebileceğini belirtmişti. Bu değişiklikler, Trump yönetiminin 2027 mali yılı için önerdiği ve TSA tarama iş gücünün yaklaşık yüzde 14'üne denk gelen 8 bin 400 ulaştırma güvenlik memuru pozisyonunun kaldırılmasını öngören bütçe kesintisi planlarının ardından gündeme geldi.
Geçtiğimiz yıl Trump yönetimi, mart ve aralık aylarında olmak üzere 47 bin TSA çalışanı için toplu iş sözleşmelerini ortadan kaldırmaya çalışmış, ancak bu girişimler federal yargıçlar tarafından engellenmişti. Kelley, Trump yönetiminin nihai amacının tüm havacılık güvenliği tarama fonksiyonlarını özelleştirmek olduğunu belirterek, geçmişte yaşananlar nedeniyle bunun sonuçlarının bilinmekte olduğunu ifade etti.
Uygulama kapsamında TSA memurlarına istihdamlarını başka bir alana taşıma konusunda öncelikli tercih hakkı tanınacak; etkilenen personele kurumdaki çalışma yıllarına bağlı olarak kıdem tazminatı veya emeklilik hakları sağlanacak.
Bir TSA sözcüsü e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, TSA Gold+ programının Tampa Uluslararası Havalimanı'nın (TPA) güvenliği, verimliliği ve genel havalimanı deneyimini geliştirirken her yolcuya olağanüstü hizmet sunması için yeni bir yol sunduğunu belirtti. Sözcü, geçiş süreci boyunca operasyonel istikrara ve çalışanları desteklemeye bağlı kaldıklarını, bu havalimanını kullanan herkesin yararına olacak iyileştirmeleri hayata geçirmek için TPA ile yakın çalışmayı sabırsızlıkla beklediklerini kaydetti.





